Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 92
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> ~~GİTTİN~~ (sizce?)
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki
Yazar ~~GİTTİN~~ (sizce?)
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

yağmur gözlü bir kadın
geçerken tarihinden...
yüreğimi oyup duruyor
hala sele kapılmış kelimelerin

ah bağışlamaz artık seni
şehrine sığamayan dalgalı kayalıklarım
hüznün bıçakları saplanırken sesime
içimde büyüttüğüm mücevherdi kırılan
oysa, ne yakışırdık maviye...

20-07-2007 22:00
Yabancı..

Gittin,
Hiçbir Mahcubiyet Asaletin Kadar Sefil Etmedi Beni...

Ruhu Hasta
Şairi Yasta
İhtiyar Bir
Şiir Bıraktın Bana.

21-07-2007 00:54
Yabancı..

Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...


Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...


Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...


Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.


Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...


Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...


Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...


Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...


Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...


Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...



21-07-2007 15:02
Yabancı..

Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak
Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul
Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum.

Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin
Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin
Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun
Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak


Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim
Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya
Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye,
İçli o denli güzel söylediğin ‘elbet bir gün buluşacağız’ diye başladığın şarkına
Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim

Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren,
Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali
Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan.
Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle
Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren.

Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla.
Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma
Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda,
Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar,
Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor
Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor.

21-07-2007 15:05
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydın.Anıları bir sandiga koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım.Bu aşk noktalanmalıydı bu sevdadan vazgeçmeliydim
Yap(a)madım...
m.coşkundeniz
bence
Gittin...
Umutlarımı da alip oylece bıraktın beni ayazda.bir tek gülüşün kaldi bende.sen gittikten sonra hayata düşman olmuştum.
((((([Sana yazmayı seninle konuşmak saydıgım günden beri her msj'da SEN oldum.BEN yazdıkça SEN olmanın tadında yoklugunla çelişen bir mutluluk sarhoşluguna daliyordum.Satır aralarında kalmış bir buluşmaydı sana yazmak,yazılamicak satırlarca.Belki her söz kendi tarihime yazdıgım kirik bir sevdanin gece notlarıydı.bir daha olmayacagın düşüncesinin bile olmadıgı bir dünya vardı içimde,hayatıntüm gerçeği yorsada umutlarımı(zı) düşlerdeki kadar masalsıydı.Yoklugunda satır satır biritirdim,sen GİDİNCE konuşmalara düşman olmuş bir LAL gönül bıraktın bende.Öyle çok birikmiş suskunluklar var ki dilimde, söyle(ye)mediğim ])))) ÜSTAD...

21-07-2007 15:18
~~YAĞMUR~~ Teröre-S
Mesajlar: 3305

radyoaktif bir bulutla geldiğimde kapına
sirenlerini saldı sabah ortalığa
yaylalarda kargalar
kıyılarda martılar
adımı adına yaslayıp bağırdılar

onca sıcak yüklemişken hava alnıma
üşüdüm
üşüdüm yokluğundan
bindiğim bulut bile üşüdü
gözlerim
kurak mevsimlere tutsaklıktan
ıslatamadı toprağı

bulut
acımtrak güldü
ben yoksundum ağlamaktan
o
sürülmüştü yağmaktan

sense
yokluğuma açtın avuçlarını
tek yanağında
bir damla gözyaşı

gözü yaşlı mıdır bütün aşkların
yaslı mıdır bu kentin bütün sabahları

günaydın yüreğimin ağrısı
günaydın aşkın sılası



gitmedin...

21-07-2007 15:19
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Herkese ders olsun
--------------------------------------------------------------------------------

Bu kadar mıydı diyor genç kız

Bu kadar mıydı sevgin?
Delikanlı alaylı bir tavırla
Ya ne sandın,seni sevdiğimi mi?
Genç kız yıkılmıştı telefonun başında.

Bir şey söyleyemedi ağlıyordu sessizce
Bir ara delikanlı kızın ağladığını duydu
Ne o yine konuşmuyorsun,ağlıyorsun demek
Üzülme canım,o da geçer
Yoksa ben bıraktım diye mi ağlıyorsun?

Olsun senin bıraktığnı söyleriz
Kız hıçkırıklar içinde çıkan bozuk sesiyle
Bardağı taşıran bu son söze dayanamadı

Anlamadın ki sersem
Sen veya başkası ne fark eder
Ayrılığımıza ağlıyorum!

Sana ve senin acınacak haline ağlıyorum
Genç kız oysa bunları söylerken de seviyordu
Daha öncede sevmişti,sevecekti

Ama yapılacak bir şey yoktu
Bu sözler karşısında direnen gururu vardı
Bir tarafta gurur,bir tarafta sevgi
Ve sonunda sevgi ağır bastı

Telefonu kapatırken delikanlı
Soğuk bir tavırla 'ELVEDA' dedi
Kız ise gururunu ayaklar altına alarak

'SENi SEViYORUM' dedi

Telefonu kapatirken delikanlı düşündü
Niye yapmıştı,oysa o da seviyordu

Ve sevdiğini itiraf etmek için tekrar aradı
Ama geç kalmıştı
Telefon cevap vermeyince hemen kızın evine koştu
Kalabalıktı evin önü şaşırdı ve
Ardından acı bir siren sesiyle irkildi
içeriden
Ağzının kenarında kan bulunan soğuk bir ceset çıktı
Delikanlı yıkıldı ve gözyaşlarını tutamadı
'ELVEDA' demedim 'UYAN'!..dediyse de uyanmadı genç kız
Bir ara elindeki buruşmuş kağıt parçası ilişti gözüne
Buğulanmış gözlerini silerek okudu
(şöyle diyordu genç kız)

'TÜM SEVENLERE VE SEVİLENLERE İBRET OLSUN'

21-07-2007 15:30
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

Neden bilmiyorum...gözlerim gözlerine yalan söyleyemiyor...

Benim için çok önemlisin...

Tahmin ettiğinden de çok...

Öyle çok ki korkuyorum...

Bir daha yaşam amacım olmayacağına...

Bir köşeye atılıp, fırlatılacağıma...

Karşılık bile değil...saygı bulamayacağıma...

Herşey birkaç kelimede gizli...

Ve onlar senin...

Sadece...

Senin...

Benim olansa ...

Senle geçirdiğim zamanlar..

Seni dinlediğim ...anlar...

Hayata inanışımın...insan olduğumuzu....

Anladığım anlar...

Sen çok şey kanıtladın bana....

Mesela yaşadığımı...

Saçların, gözlerin, ellerin aslında...

Ne kadarda güzel olduklarını...

Doğru insandayken...

Çok şey öğrettin bana...

Mesela yaşamayı...

Amaçları gösterdin...

Zordu ama sendin...onlar...

Sadece...

Sendin...

Bana korku nedir...öğrettin...

Kaybetmenin acısının ne büyük olacağını...

Çaresizliği...

Hiçbir şey yapamamayı...

Ağlamayı...çaresizce...

Bağlı olmayı...bağlanmayı...

Yitirince güvensiz kalmayı...

Her insanın sevgiye layık olmadığını...

Acıya karşı en korunmasız olduğum zamanın...

Sevdiğim zaman olduğunu...

En çaresiz olduğum zamanın ise...

Seni yitirdiğim zamanın olacağını...

21-07-2007 15:52
Yabancı..


Gitmek için gelmiştin zaten

21-07-2007 15:53
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1976

“ Varlığın acı veriyor olsaydı bana;
Seni ölüme sevmez,


Gelmeyeceğini bile seni beklemezdim hala.


Ben sensizlikte bile "seni yaşıyorum" sevgili... ”



Mevsim, sonbahara akarken ben de sana geliyorum. Elimde yokluğun yüreğimde suskunluğunla sana geliyorum sevgili. Ilık bir Eylül gecesi kentin yorgun kaldırımlarında tanıdık kelimeler arıyorum sevdana dair. Sana dair tek bir kelime yeterdi bana. Tek bir nefes bile gülümsemem için yeterdi bana.. Sensizlikte kanarken sol yanım, ben hep seni düşledim zembereği kırılmış zamanın avuçlarında. Seni aradım güneşin sıcak alnında, senin ellerini aradım yağmurun ıslak dualarında.



Sana gelirken toprak yağmur kokuyordu sokaklar ise yalnızlık... Sana çıkan tüm yollar arsız dikenlerle süslenmişti sanki. Ayaklarım kan revan..Bir yanım uçurum bir yanım sensizlik ama her şeye inat sana geliyorum. Hava puslu, etraf ise sensizlik .. Dikenlere aldırmadan yalınayak yürüdüm gecenin dar sokaklarında. Yüreğimle ezdim tüm engelleri, ayaklarımla öptüm yollarındaki ikiyüzlü dikenleri. Her şeye inat sana geliyorum bir elimde mevsimlerin koynundan çaldığım ılık bahar bir elimde bulutların saçlarından arakladığım rüzgar ile .. Bir ömür uzaktan sana geliyorum bir elimde bir avuç gülüş karakışlarda güneş bil diye bir elimde bir yudum umut zifiri karanlıklarda aydınlığa sımsıkı tutun diye. Sana geliyorum sevgili....



Unutmadan sevgili; gittin diye meteliksiz bir intiharın ayakuçlarına boynunu büken bir kukla olmadım hiçbir zaman. Gittiğin gün kansız ve acımasız bir ihtilalin demir kelepçeli zamanlarından kaçıp sen diye ipsiz uçurumlara sığındım. Yokluğunda kimi zaman bir çocuk gibi koynunda ağladım kimi zaman kirpiklerinden ıslak yağmurlara kaçtım. Sensizlikte her gece arsız fırtınalarına göğüs gerdim ve esrarkeş yangınları sen diye koynuma alıp yüreğimde közledim yalnızlığının ıslak çığlıklarını. Evet gittiğin gün sen kokan kelimelerim çıplak kaldı dudaklarımda. Yüreğim gözyaşına asılı kaldı gözkapaklarımda. Ama hiçbir zaman boynumu bükmedim yokluğuna. Pes etmedim sensizlikte kıyılarıma vuran hasret dalgalarına. Direndim, savaştım yalnızlığınla. Kan revan içinde kalsam da, bilmediğim fırtınalarda sensiz savaşsam da ben hiçbir zaman “ yalnızlığına “ yenilmedim sevgili....



Gittiğin günden beri tek bir kelime konuşmadık seninle. Giderken seninle gitti taze baharlarım. Yetim kaldım mevsimlerin koynunda. Gözlerindeki sıcaklığı aradım güneşin sınırsız coğrafyasında. Seni sordum memleketimden göçen turnalara. Ama bulamadım seni. Yüreğimin derinliklerinde. kaybetmiştim seni. Aldığım nefeste, hayata bıraktığım her gülüşte seni aradım. Bulamadım işte. Ucube binaların nemli duvarlarına dayanıp sana ağladım. Dudaklarımı kapatıp kelimelerimle yalnızlığına ağladım. Ama hiçbir zaman ne kadere ne de sana isyan ettim. Gittin diye hiçbir zaman suçlamadım seni. Varlığına küfürler edip arkandan beddualar savurmadım hiçbir zaman. Gitmiştin beni “ sensiz “ bırakarak. Gitmiştin aramızda yaşananları bir kibritle zamansız yakarak. Ama gittin diye hiçbir zaman unutmadım seni. Yokluğuna inat yaşattım seni. Gittin diye bir ikindi vakti kefensiz satırlara gömmedim seni. Varlığın bana hiçbir zaman acı vermedi ki ben seni gidişinle suskunluğuna gömeyim sevgili…Seni “ sen “ diye sevdim ben. Varlığına inat yokluğunda bile sevdim seni. Sana duyduğum sevgim bir günlük olsaydı eğer; seni “ sensizlikte “ bile yaşatmazdım sevgili. Seni hiçbir zaman “ acılarımın metresi ” diye sevmedim ki ben. Ben yüreğindeki sıcaklığı, tenindeki saklı baharları ve gözlerindeki ıslak gözyaşları sevdim. Seni hep " aldığım nefes " bildim. Yüreğime dokunduğun için, yarım bir adamı sevginle tamamladığın için sevdim seni...



Satırlarıma sonvermeden bilmen gereken bazı şeyler var sevdiğim. İyi dinle beni sevgili. Cümlelere değil kelimelere örülmüş anlamları iyi algıla sevgili.. Yokluğunda seni aradım yorgun gecenin gri sabahlarında. Yalnızlığında kanattım fakir kelimelerimi. Dilimde birikmiş ve bir kaç cümleyi geçmeyen itirafım var sana canım. İyi dinle beni şimdi. Sensizlikte “ seni aldattım sevgili “. Yanlış duymadın sevgili. Açık açık utanmadan sıkılmadan seni aldattığımı söylüyorum sevgili. Sensizliğin soğuk gecelerinde seni aldattım. Hem de defalarca… Başucumda bu imkansız sevdanın sevapları dururken ben seni “ günahlarınla “ aldattım sevgili. Yokluğunda kanarken tövbesi yarım kalmış günahlarınla seviştim yalnızlığının buz tutmuş yatağında. Her gece bedenimi ateşlere serip günahlarınla seviştim kan ter içinde. Közlenmiş bedenimle, terkedilmiş yüreğimle tövbesi oldum en masum günahlarının. Seni sensizlikte “ senin günahlarınla “ aldattım sevgili…Sen benden uzaklarda iken bensiz zamanlarda işleyeceğin her günaha bedenimle kefil oldum. Körpe ve filizlenmemiş acılarını satın aldım ömür defterinden. Evet, tüm günahlarını ve bensiz yaşayacağın tüm acılarını satın aldım karşılığını “ yüreğimle “ ödeyerek.



Sen bu satırları benden uzaklarda okurken ben bir kelebek edasıyla baharın ince dallarından binlerce çiçeği yüreğimin eteklerine topluyor olacağım. Bir gün Cennetin taze baharlarında buluştuğumuzda giyineceğin “ beyaz duvağı “ süslemek için en parlak yıldızları çalacağım gecenin kirpiklerinden. Sen benden “ bir ömür “ uzaklıkta yaşarken sensizlikte bile sen varmışçasına sevdana nefes alıyor olacağım. Her gece günahlarınla sevişip güneşle beraber perdelerine gelip yüzüne ilk gülümseyen ben olacağım sevgili... Sen beni unutsan da ben seni yüreğimde yaşatacağım. Uzaklarda bir yerde yaşıyor ve nefes alıyor olmanı en büyük mutluluğum bilip acılarına delicesine yanacağım. Közlenmiş yüreğimle bir sonbahar gecesi ıslak saçlarına yağacağım avuçlarımda güller ile. Gözbebeklerinden yuvarlanıp ayakuçlarına serileceğim. Gülüşlerini nefesim bilip “ sensizlikte “ bile sana yaşıyor olacağım sevgili. Adını yüreğime vurulmuş bir mühür bilip dudaklarında anılan dua olarak hep seninle nefes alacağım sevgili..



“ Sen bana “ bir ömür “ uzakken ben sana bir nefes kadar yakınım sevgili.



Gelmeyeceğini bile bile ben hala seviyorum seni. “



Gün gelecek,
Adımı unutmak zorunda kalacaksın
Puslu gecenin yorgun sabahında.
Bir kibrit çakıp yaşananlara,
Tek tek yakacasın benli hatıraları
Ömür defterinin en masum günahında.



Duvarlarında asılı takvimlerden düşen
Bir gün gibi,
Ağladığında yüreğine gömülen
Bir hüzün gibi
Yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarında.
Ama ben sana inat,
Yokluğuna inat,
Bedenimle közleneceğim günahlarında.



Seni benden alan kadere,
Tek bir kelime etmeden
Seni içimde yaşatacağım.
Çünkü ben senin;


“ Bedelini yüreğimle ödediğim
En masum günahındım….”



İsmail Sarıgene

21-07-2007 15:53
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim