Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 456
Ana Sayfa >> Nostalji >> Geyik >> THE MAN DEAD CLUB [sonuç:2-0 erkekler mars:) :) :)]
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 34, 35, 36 ... 44, 45, 46  Sonraki
Yazar THE MAN DEAD CLUB [sonuç:2-0 erkekler mars:) :) :)]
Yabancı..

yasamak... demiş ki;


tarihte kac tane kadın bilimci fizige matematige imzasını atan kac kadın kac erkek var bi ortalama yaparsak bu konu aydınlıga kavusur
Erkek egemen sistemin yönetmenliğini yaptığı bir dünya belgeseli, tüm hastalıklı yapısına rağmen sürmekte. Kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığı her alanda olduğu gibi tıp alanında da devam ediyor. Insanlık tarihiyle eş zamanlı süregiden bu hikayenin, ülkemiz tıp tarihine yansıyan buruk hikayesine bir göz atalım isterseniz.

Kadınların hekimlik yapıp yapamayacaklarına dair başında ilk tartışma, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde "Tabibeler" adlı yazı ile 1890 yılında başlamış. Bu tartışmalar üzerine Süra-yi Devlet meseleyi incelemiş ve 1898'de de kararını vererek kadınların hekimlik yapamayacaklarını bildirmiş.

Osmanlı döneminde bir çok sağlık kurumu ve "darüşşifa" adı verilen hastaneler, genellikle padişah eşleri veya anneleri tarafından yardım amaçlı vakıflar olarak kurulmuş. Genellikle kadınların kurduğu bu sağlık birimlerinde çalışanlar tabii ki hep erkek. Buna rağmen, hasta, sahipsiz, sakat ve yardıma muhtaç kadınların, ancak 19.yy.'da hastanelere tedavi amaçlı olarak kabul edildikleri düşünülecek olursa, bu zamana kadar kadınların kendi aralarında halk tıbbi biçiminde sağlık hizmetini sundukları düşünülebilir. 15.yy.'da "kabile" olarak adlandırılan ebelerden daha farklı görevleri yerine getiren "tabibe" ya da "hekime" adı verilen kadın hekimler, genellikle tek bir hastalığı ya da benzer hastalıkları geleneksel yöntemlerle tedavi ediyorlardı. Haremdeki kadınların sağlık sorunları, özellikle kadın hastalıkları konusunda tecrübeli hekimeler tarafından tedavi edilirdi. 1872'de Yıldız Sarayı'nda görevli on hekimden biri tabibe Gülbeyaz Hatundu. Bu kadın hekimlerin en belirgin ortak özellikleri tıp eğitimi almamış olmalarıdır. Oysa ABD'de 1849 yılında Elizabeth Blackwell, tüm karşı çıkışlara rağmen, tıp fakültesini bitirerek diplomasını almıştı. 1908 devriminden sonra, kadın haklarının tartışılması ve savunulması güçlenmiş, 1915'de Istanbul Darülfununu'na kız öğrenciler alınarak kadınların yüksek öğrenim yapmalarına izin verilmiştir. Yine 1921 yılında, Dr. Safiye Ali Almanya'da tıp eğitimini tamamlayarak ilk kadın hekim olarak tarihimizdeki yerini almıştır.

Nihayet, uzun tartışmalardan ve mücadelelerden sonra, 1922 yılında kadınların Darülfünun Tıp Mektebi'ne öğrenci olarak kabul edilmelerine izin verilmiş ve 10 genç kadın Tıp Fakültesine kaydolarak eğitimlerine başlamışlardır. Tabii ki karşı çıkışlar ve zorluklar bu noktada son bulmamıştır. Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ifadesiyle; "...vakia tıbba hazırlayıcı ilk dersler normal geçmişti. Fakat tecessüsler asıl bunu takip eden sömestirlere çevrilmiş bulunuyordu. Çünkü bu sömestirlerde anatomi başlıyordu. Cinsi latifin kadavralarla nasıl temas edebileceklerini, onlardan iğrenmeden, tiksinmeden ve bahusus korkmadan dissectionu nasıl başarabileceklerini görmek için herkes sabırsızlanıyordu." Ancak bu tartışmalar daha uzun yıllar sürmeye devam edecekti. Nitekim kadınların Tıp Fakültesi'ne kabul edilmelerinden yirmi yedi yıl sonra, 1949 yılında, Ulus gazetesinde, benzer biçimde "kadınlar hekim olmalı mı, olmamalı mı?" şeklinde tartışmanın sürdüğünü görüyoruz. 1949 yılında yapılan bir münazarada tarafları Istanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi kız öğrencileri ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi erkek öğrencileri oluşturuyor ve tartışmayı ikisi kadın (Prof Dr. Kamile Mutlu Şevki ve Kars milletvekili Tezer Taşkıran) olmak üzere sekiz kişilik bir jüri heyeti izleyerek, kadınların hekimlik yapıp yapamayacaklarına karar veriyorlar.

16-02-2007 01:03
özgür&askım amy lee
Mesajlar: 779

®²_(iw(iw NO MAN YES PRESENCE demiş ki; bence günümüzde kıyasla bu durumu... en basitinden öss 30.000 sıfır çeken varsa 28.000i erkek!!!

aaaa bak ayıp oluyo ama...kazanmak deel bitirmek bitirmek deel is bulmak is bulmak deel un yapmak...anladın nedemek istedigimi.

16-02-2007 01:03
Yabancı..

yagmur''^^RoCk^^'' demiş ki;
sen zeki olmayı onlarla mı kıyaslıosun zekilik=praticlik=yaratıcılık bunların da çogu kadınlarda varr bilimci olmak da sart deill



pratik veya yaratıcı olmak zekanın tam karsılıgı degildir....turk milleti icinde pratik zekalı yaratıcı derler ama ne durumda oldugumuz belli

16-02-2007 01:04
Yabancı..

yasamak... demiş ki;


tarihte kac tane kadın bilimci fizige matematige imzasını atan kac kadın kac erkek var bi ortalama yaparsak bu konu aydınlıga kavusur
Nadia Camukova, Einstein'ın zekâ testinden 200 puan üzerinden 199.37 aldı. 7 dil bilen Camukova, 25 yaşında dünyanın en genç profesörü oldu. YANE GÖRDÜĞÜN GİBİ KANITLAR KONUŞUO DÜNYANIN EN ZEKİ İNSNI BİR KADIN!!!

16-02-2007 01:05
Yabancı..

yasamak... demiş ki;


pratik veya yaratıcı olmak zekanın tam karsılıgı degildir....turk milleti icinde pratik zekalı yaratıcı derler ama ne durumda oldugumuz belli

senin dediin bilimciler filanda zeki olmanın tam karsılıı deil amaa genel durum deerlendirirsekk ooooo uzar bu işş

16-02-2007 01:05
özgür&askım amy lee
Mesajlar: 779

neyse yaaaaa ben daha film izlicem(olum cıkmazı)
iiii geceler

16-02-2007 01:05
Yabancı..

®²_(iw(iw NO MAN YES PRESENCE demiş ki; Nadia Camukova, Einstein'ın zekâ testinden 200 puan üzerinden 199.37 aldı. 7 dil bilen Camukova, 25 yaşında dünyanın en genç profesörü oldu. YANE GÖRDÜĞÜN GİBİ KANITLAR KONUŞUO DÜNYANIN EN ZEKİ İNSNI BİR KADIN!!!


16-02-2007 01:05
Yabancı..

özgür&no women no dırdır demiş ki;
aaaa bak ayıp oluyo ama...kazanmak deel bitirmek bitirmek deel is bulmak is bulmak deel un yapmak...anladın nedemek istedigimi.
SIRF SENİN YÜZÜNDEN RUH VE SİNİR YAZACAM BÖLÜM OLRAK İLK HASTAMDA SEN OLACAN İNŞ.

16-02-2007 01:06
Yabancı..

özgür&no women no dırdır demiş ki;
aaaa bak ayıp oluyo ama...kazanmak deel bitirmek bitirmek deel is bulmak is bulmak deel un yapmak...anladın nedemek istedigimi.
SIRF SENİN YÜZÜNDEN RUH VE SİNİR YAZACAM BÖLÜM OLRAK İLK HASTAMDA SEN OLACAN İNŞ.

16-02-2007 01:06
Yabancı..

®²_(iw(iw NO MAN YES PRESENCE demiş ki; SIRF SENİN YÜZÜNDEN RUH VE SİNİR YAZACAM BÖLÜM OLRAK İLK HASTAMDA SEN OLACAN İNŞ.

16-02-2007 01:06
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim