Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 66
Ana Sayfa >> Nostalji >> Bölgeler, ülkeler, şehirler >> ağrı dağı efsanesi
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar ağrı dağı efsanesi
Yabancı..

aman ağrı yaman ağrı
başı hep dumanlı karlı

04-11-2006 12:08
Yabancı..

AĞRI DAĞI

Türkiye'nin en yüksek dağı . Doğu Anadolu Bölgesi'nde,Türkiye - Ermenistan - İran devlet sınırlarının kesiştiği noktanın yakınında yer alır . Çevresi 128km , yüzölçümü 1188km2 kadar olan geniş bir taban üzerine oturmuş yanardağ kökenli Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı adı verilen iki koni biçimindedir ( B.Ağrı = 5.137m , K.Ağrı = 3.896m ) Bu iki kütle birbirlerinden , yükseltisi 2700 m yi bulan SERDARBULAK GEÇİDİ adlı boyun noktasıyla ayrılır . Ağrı Dağı'nda 4.000 m dolaylarında sürekli karlar başlar . Dağın doruk kesimini de bu buzul takkesi kaplar . Buzul takkesinden çıkan bir buzul dili kuzeydoğudan 3500 m ye kadar sarkar . Ağrı Dağı'na ilk çıkış Nuh'un gemisini araştırmak için 9 Ekim 1829'da Frederic Parot tarafından gerçekleştirilmiştir . Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait birlikler de 1966'da doruğa kadar çıkmışlar ve orada eğitim yapmışlardır . Dağa çıkış için en uygun zaman Ağustos ve Eylül aylarıdır . Çıkış ve iniş en az dört gün sürer .


BİLGİLER

Diğer İsimleri
--------------------------------------------------------------------------------
Mount Ararat
Mount Agri

Yükselti (feet)
--------------------------------------------------------------------------------
16,945

Yükselti (metre)
--------------------------------------------------------------------------------
5,165

Konum
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye, Ortadoğu

Enlem
--------------------------------------------------------------------------------
39° 42' N

Boylam
--------------------------------------------------------------------------------
44° 18' E

İklim
--------------------------------------------------------------------------------
Dağ (hafif nemli ve kuru iklim ile çevrelenmiştir)

En iyi tırmanma ayları
--------------------------------------------------------------------------------
Temmuz,Ağustos,Eylül

İlk Tırmanış Yılı
--------------------------------------------------------------------------------
1829 (Modern çağdaki ilk kayıt)

İlk Tırmanıcı(lar)
--------------------------------------------------------------------------------
Frederic Parot

Volkanik Durumu
--------------------------------------------------------------------------------
Sönmüş Volkan

En Son Püskürme
--------------------------------------------------------------------------------
Kayıtlarda yok

Uygun Merkez(ler)
--------------------------------------------------------------------------------
Doğubeyazıt, Türkiye

En Yakın Büyük Havaalanı
--------------------------------------------------------------------------------
Ağrı,Erivan,Ermenistan


04-11-2006 12:09
Yabancı..

İSHAKPAŞA SARAYI



İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı'ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür.Doğubeyazıt İlçesi'nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784'tür. Saray binasının bulunduğu zemin vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen, bu yapının üç tarafı (kuzey, batı, güney) dik ve meyillidir. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük vardır. Sarayın giriş kapısı buradadır. Aynı zamanda en dar cephesidir.Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği; ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı müdafaa bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu'da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır.Türklere özgü tarihi saray örnekleri bugün ülkemizde pek az sayıda kalmıştır. Bunlardan biri de İshak Paşa Sarayı ve Külliyesi'dir.

İshak Paşa Sarayı şu mimari bölümlerden meydana gelir:

1 - Dış cephe,
2 - Birinci ve ikinci avlu,
3 - Selamlık dairesi,
4 - Cami binası,
5 - Aşevi (Darüzziyafe),
6 - Hamam,
7 - Harem dairesi odaları,
8 - Merasim ve eğlence salonu,
9 - Takkapılar,
10 - Cephanelik ve erzak odaları,
11 - Türbe binası,
12 - Fırın,
13 - Zindan,
14 - İç mimariden bazı bölümler (kapılar,pencereler,
dolaplar,şerbetlikler,şömineler vs.)

Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Çıldır oğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa'ca 1685'te yaptırılan saraya, 1784'te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115x50 m. ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portali kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır.

Saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır. Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir. Saray bölümü iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar vardır. Taş duvarlardaki boşluklar bütün yapının merkezi bir ısıtma sistemine sahip bulunduğunu göstermektedir. Divan salonu 20x3 m. boyutlarındadır. Duvarları ve tabanı taştandır. Duvarları Türk hat sanatının örnekleriyle, sülüsle yazılmış ayet ve beyitlerle süslüdür. Burada yer alan "İshak meram üzere kerem kıldı cihanı-Bin yüz doksan dokuz buna oldu tarih" beytinden sarayın miladî 1784 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sarayın ikinci avlusundaki türbe, kesme taştan yapılmıştır. Bu sekizgen türbe, Selçuklu türbe mimarisi geleneğinin tipik örneği olan kümbet şeklindedir ve iki katlıdır. Duvarları geometrik motiflerle süslüdür. Bu türbede Çolak Abdi Paşa, İshakpaşa ve yakınları yatmaktadır.


04-11-2006 12:12
Yabancı..


04-11-2006 12:14
Gkhn
Mesajlar: 21969


konu ağrı dağıyken bir bilgide ben vereyim...eskiden ağrı dağına yabancılar çıkabilmek için emniyetten,valilikten ve bölege jandarmadan izin alırken son yaşanan olaylardan sonra (amerikada yaşayan öğrencilerin ağrı dağına tırmanışı sırasında içlerinde bir tane ermeni asıllı öğrencinin dağın tepesine ermenistan bayrağı dikmesi) artık yabancıların dağa tırmanması için mit'tende izin almaları gerekecek..bu sayede bu denli çirkin olayların yaşanmasının önüne geçilecek...



04-11-2006 12:22
Yabancı..

ANTİK KENTLER


Anzavur tepe, Girik tepe, Diyadin'de Meya (köyü), Eski Beyazıt ve Toprakkale, Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar Urartulardan XX. yüzyıla kadar çeşitli uygarlıklardan izler taşımaktadır. Ancak korunmadıkları için özel yapılan kaybolmaktadır.

DOĞUBEYAZIT KALESİ (Daryunk, Aydın Hisar, Cınıvız)

Doğubeyazıt’ın 5 km. doğusundadır. Eski Beyazıt'ın kuzey doğusundaki Belleburç denilen yerde kayalıklar üzerinde bir kale kalmasıdır. Bugün yıkık durumda olan kalenin yapım tarihi bilinmemekledir. Kaledeki Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalın­tılar, buranın antik kent olduğunu göstermektedir. Konumu nedeniyle tarih boyunca önemli bir kale olarak kalmıştır, İshak Paşa Sarayı, kalenin güneyinde yer alır.

BEYAZIT ESKİ CAMİİ (Camii Gevher Digar)

Beyazıt kalesinin güney eteğinde I. Selim tarafından yaptırıldığı kabul edilen camiidir. Camiin yer aldığı vadi yamacı düzeltilerek duvar örülmek suretiyle düz bir teras oluşturulmuş ve üzerinde bu camii inşa edilmiştir. Kesme taştan yapılan camii, 15,20 x 15,20 m. boyutlarında, kare planlı ve tek kubbelidir. Kubbe 11,50 m. çapındadır. Sonradan yıkılan beş gözlü son cemaat yeri ile bir minaresi vardır. Yapıda kahverengi, tuğla kırmızısı, san ve kirli beyaz renkte taşlar, karışık bir biçimde kullanılmıştır. Camiin giriş kapışı, beden duvarları, mihrabı, son cemaat yeri, mihrabiyeleri, duvar payeleri, kubbeye geçiş sistemleri, duvarlardaki kemerler, pencereler ve minare sade bir yapıya sahiptir.


DİYADİN KALESİ

Diyadin ilçe merkezindedir. Kasabanın güneyinde. Murat kıyısındaki kayalıklar üzerine kurulmuş kaledir. Yapanı ve yaptıranı belli değildir. Eski adinin Ziyaeddin olduğu, zamanla adının Diyadin'e dönüştüğü sanılan ilçe'nin kalesinden günümüze çok az şey kalmıştır.Diyadin kalesi yapılış tarzı, kullanılan malzeme ve işçilik yönünden Urartu yapılarına benzemektedir. Zamanla Arsaklılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Osmanlılar tarafından tamir ettirilmiş, yönetim binaları yapılmıştır.Kale XIX. yüzyıl ve I. Dünya Harbi'ndeki Osmanlı Rus savaşlarında zarar görmüş, Ermeni çeteleri tahrip etmiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise korunmaya alınmadığı için halk, surları ve binaların duvarlarım söküp ev yapımında kullanmıştır.

AVNİK KALESİ

Avnik kalesinin hangisi olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte. Evliya Çelebi'nin tarifine uygun olan Koçbaşı kalesi olduğu sanılmaktadır. Zira Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde "Bir yalçın kaya amed, çar köşe kalei rengindir şeklinde tanımlamaktadır. Bu, sarp kayalar üzerinde dört köşe küçük bir yer olan Koçbaşı kalesinin yapısına uygundur. Kale Diyadin'e 29 km. mesafede Yankaya (Ali Hido) mezrasında ve Aladağ'ın yüksek bir yerindedir.Avnik (Unik) kalesi. Cumhuriyet döneminde taşları köylülerce sökülüp ev yapımında kullanıldığı için, bugün ancak temeli kalmıştır.



KUJE KALESİ


Koçbaşı (Avnik) kalesine yakın bir yerde bulunan küçük çapta bir kale kalıntısıdır. Çevre köylüler buraya Miraşe adını vermektedir.Kuje kalesi tahrip olmuş ve unutulmuş kalelerdendir. Kale kullanıldığı dönemlerde, Gendel ve Murat yolu üzerinden iki arkla buraya su getirildiği anlaşılmaktadır



MEYA (Günbuldu) MAĞARALARI



Diyadin'in 12 km. güney batısındaki Günbuldu köyündeki antik kenttir. Mağaralar ve tarihî kalıntılar, köyün 400 m. uzağında yüksek ve sıra kayalıklar içerisindedir. Sıra kayalık ile alt zemin arasında 100 150 metrelik çakıllı bir yamaç vardır. Bu yamacın üst ucundaki dik, yüksek ve sıra kayalara oyularak yapılmış; pek çok ve değişik yapıda barınma yeri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar vardır. Bazı odaların kapı ve penceresinin önünde balkonu mevcuttur. Kayalara oyulmuş bu barınak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir.Mağara odaları savunma ve tehlikelerden korunma amacıyla, ele geçirilmesi güç kayalara yapılmıştır. Aşağıdaki durak yerinde, önceleri çeşitli hayvan heykelleri, mitolojik izler ve çeşitli binalar olmasına rağmen, onlardan çok azı kalmıştır. Büyük kaya parçasına oyulmuş mihrap, haçlı taşlar, İslam ve Yezidî mezarları, Hz. Ali'nin atının ayak izleri olduğu sanılan taşlar, geriye kalanlardır, iki koç heykeli önce Diyadin Hükümet konağı önüne, sonra da Vilayet merkezine götürülmüştür.Meya antik kentin yakınındaki Sahabe Mezarlığı da tarihî ve efsanevi izler taşır. Kırmızı, Siyah ve Be yaz Şehitler, bunların en tanınmışlarıdır. Burada, şehre su akıtan bir de su kanalı vardır. Ayrıca, rastlanan at, koç ve koyun motifli taş heykeller, mezar taşları, ait oldukları Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.Meya'daki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların gerisinde başka yerlere çıkan tünellerin olduğu söylenir. Tokluca köyündeki kayalardan yer altına inen merdivenlerin buraya çıktığı sanılmaktadır.


04-11-2006 12:34
dandanakan
Mesajlar: 2655

Ağrı, turizm bakımımdan özel ve önemli bir yapıya sahiptir. Coğrafî konumu, doğal güzellikleri ve İshak Paşa Sarayı gibi tarihî zenginlikler, il Turizminin ana kaynaklarıdır. Turizm endüstrisi için önemli olan ulaşım, otel, lokanta, motel ve turistik tesis yapımında faaliyetler gittikçe artmaktadır.

Ağrı îli, Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyet dönemlerinde hep sınır şehri olarak kalmıştır. Tarih boyunca İran ve Kafkaslardan Anadolu'ya geçen kavimlerin yolu olmuştur. Ağrı, bir bakıma Anadolu'nun giriş kapısıdır. Urartulardan günümüze kadar birçok kültür ve medeniyet izlerine rastlanır. Ancak bölgenin sık sık el değiştirmesi, baskınlara uğraması, göçler ... buradaki maddî kültür değerlerinin tahrip edilmesine sebep olmuştur. Moğol, Safevi, Rus ve Ermeni işgalleri, insanlara olduğu kadar tarihî yapılara da zarar vermiştir.





Türk boylarının bir kısmı da bu yolu takip ederek geçişte bulunmuştur. Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran, IV. Murad'ın Revan Seferi, Ağrı üzerinden yapılmıştır. Çeşitli dönemlerde birçok savaşa sahne olmuştur. Bu bakımdan tarihî bir konumu vardır. Pek çoğu yıkılmış olsa bile, tarihî eserler ve turistik zenginlikleri bakımından Ağrı, Türkiye'nin en önemli turistik beldelerindendir.Türkiye'nin en yüksek tepesi ve Nuh tufanı ile devamlı kamuoyu gündeminde kalan Ağrı dağı, eşine az rastlanan manzaralı Balık gölü, geniş ve zümrüt yeşili ovaları, bu ovaları sulayan ırmakları, yaylaların güzellikleri, dere boyları ile Ağrı ayrı bir güzelliğe sahiptir.

Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Meteor çukuru, Diyadin kaplıcaları. Kudret köprüsü, Meya mağaraları. Balık gölü, Anzavur Tepe, Toprakkale ... görülmeğe değer turizm köşeleridir. Doğubeyazıt, Gürbulak gümrük kapı ve buradaki Açık Pazar yeri, turizm yönünden ayrı bir öneme sahiptir.

04-11-2006 12:39
dandanakan
Mesajlar: 2655

ANTİK KENTLER


Anzavur tepe, Girik tepe, Diyadin'de Meya (köyü), Eski Beyazıt ve Toprakkale, Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar Urartulardan XX. yüzyıla kadar çeşitli uygarlıklardan izler taşımaktadır. Ancak korunmadıkları için özel yapılan kaybolmaktadır

04-11-2006 12:42
dandanakan
Mesajlar: 2655

(celal sonayı aryrm öğrencsnden hbr beklyorum) demiş ki; ANTİK KENTLER


Anzavur tepe, Girik tepe, Diyadin'de Meya (köyü), Eski Beyazıt ve Toprakkale, Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar Urartulardan XX. yüzyıla kadar çeşitli uygarlıklardan izler taşımaktadır. Ancak korunmadıkları için özel yapılan kaybolmaktadır

bir erzincanlı olarak destek olayım dedim de

04-11-2006 12:43
Yabancı..


04-11-2006 13:20
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim