Aşağıda anlatılan dava gerçekten olmuştur. Avukat Orhan AZİZOĞLU hukuki bir olayı nakletti.Olay
gerçek...Bantlardan,tutanaklardan,karar ve zabıtlardan geçilmeyen şu günlerde mahkeme salonuna bir keyif
penceresi açmaya yardımcı oluyor.
Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken önlerinde iyi giyinmiş şık ve alımlı bir hanımın
yürüdüğünü fark ederler.
Erkeklerden biri diğerine dönerek bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm der.Bu sözleri işiten genç
hanım başını çevirir ve teklifinizi kabul ediyorum der.
Teklifi yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu tutarlar.
Ertesi sabah apartmanı terk ederken adam kadına 250 dolarverir.Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve 250 dolar
daha vermezseniz sizi dava ederim der.
Adam güler,bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim deyip apartmanı terk eder.Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulasını gören adam şaşırır.Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatır.
Avukat bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum.Ancak davanın nasıl sunulup
doğrusu pek merak ediyorum diye mütalaasını verir.Dava başlar ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı
mahkemeye dava konusunuaşağıdaki şekilde arz eder.
Muhterem hakim bey,
Müvekkilim,bu hanımefendi,itina ile yetiştirilip çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayri menkule
sahip bulunmaktadır.Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır.Davalı gayri menkulü kira amacınauygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye
ederken kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir.Kira tutarı yüksek bir bedel değildir.Kaldı ki kiralanan yer
özel ve yasal bir bölgedir.Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının müvekkileme anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir.
Davalı adamın avukatı bu beklenmedik savunma karşısında şaşırır fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duyar ve hemen daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı şöyle savunur.
Muhterem hakim beyefendi
Müvekkilim bu genç beyefendiinin,bu genç hanımdan sahibi olduğu gayri menkulü bir süre için
kiraladığı doğrudur ve müvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır.Bununla beraber
müvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış,kuyuya boru indirmiş ve pompa
yerleştirmiştir.Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını müvekkilim üstlenmiştir.İnancımıza göre
bütün bu arazi geliştirme çalışmaların ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın düşmesini
talep ediyoruz.
Genç hanımın avukatı tekrar söz alır.
Muhterem hakim bey,
Müvekkilem,davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri
yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda bulunmuyor.Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı.Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu
ettiği taşları,boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür.Bu bakımdan davamızda ısrar ediyor ve vereceğiniz kararın yüce adalete uygun olmasını diliyoruz.
HANIM DAVA YI KAZANIR......
|