arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 5703
Forumlar >> İlişkiler >> AŞK YAZI-YORUM bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 564, 565, 566 ... 569, 570, 571  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar AŞK YAZI-YORUM
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236



Günaydın Birtanem

sensiz ve sessiz bir sabah beyazlıkların içinden o sıcacık sevginin ısıttığı bir beyaz kış sabahından günaydın aşkım.
Bugün yine yokluğunda üşürken beyazlara bakarak senin saflığın ve pamuk kalbin geldi gözlerimin önüne. Saçlarından öperek uyandırdım yavaşça sevgini. Mutluluk dolu bir tebessümle gülümsedi. Senin sevgine her zaman aç olan yüreğimi huzur kapladı sanki. Bendeki yıldızlardan toprağına sarıldım sıkıca, hasretle ve özlemle. Bu kavuşmalarda olmasa inan insan boğulur soğuk, yalnız, sessiz ve sensiz sabahlarda. Sabahlar seninle güzel geceleri sana sarılıp yattığımdan olsa gerek. Geceler seninle güzel seninle uyanacağım sabahlara ev sahipliği yaptığı için. Görüyorsun seni sevmeyi ne kadar seviyorum. Bencilim bu konuda hep seni istiyor hem hep seninleyim yaşamda. Kızamazsın değil mi seni bu kadar seven şu bencil senli fakat kocaman sensizliğe. Yaşamda gördüğüm her güzellikte seni buluyorum. Bakıyorum tarihler önce yaşamış uygarlıkların izlerinde sen, günyüzüne çıkarılmış kalıntılarda ise ben. Sen derinliklerde nice bilinmeyenlerle saklı ve bir o kadar gerçeksin. Bense sadece duygularımla bu gün görünebildiğim kadar. Rüyalarda senle ben o kadar zor birleşmişiz ki o herkese mutluluk vermeye yetiyor. Bembeyaz taşlar üzerinde seni görüyor ona baktığımda sevginle ısındığımı hissediyorum zavallı biçare yüreğimde. Yaşanmış sevgileri düşünüyorum. Topluyorum hızla avucumun içinden bakıyorlar sana olan sevgimi düşünüyorum etrafımı sarıp gökyüzüne çıkıyorlar. Tarihi düşünüyorum binlerce yılla bulunduğum topraklarda taşınan ve yaşanan en güzel anlar geliyor gözümün önüne kainatta.
Seni seviyorum gülüm.
Beyaz dünyadan sevgiler sana bu sabahta…

19-01-2009 11:26 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236



MED-CEZİRLER

Nerede biter bu kendi içine sürgünlük..
Hayat hadi gem vur düşlerime..


Her ne kadar kül ateşin rengini örtse de, altta kızıllaşan kor, sıcaklığını daha çok hissettirmekte...
Ve ateş dışarı yansımadığı için midir bilinmez, kendi kendine daha da şiddetli yakmada ve eritmede.

...

Tek perdelik bir oyundu belki de planladığımız ya da küçük bir roldü hayat oyununda oynadığımız.
Hiç birimiz bilemedik bu rollerin hayatımız olacağını,
bu oyunu bir ömür hiç unutmayacağımızı...

...

Bilemedik !
Yağlı boya resimlerine benzemez geceler içimizde...


Gitme!
İçime sığmayan bir gariplik var bu gece...



Hem nasıl bir son yakışırdı..
Zamanımızı, düşlerimizi,sessizliklerimizi emanet ettıklerimize...
Nasıl bir "dur" yakışırdı..
Oysa hiçde "gitme/kal"lara aşina değildik.

Sesimiz arda kalmışlıklara hep kısıktı bu yüzden
Elsiz ceplerimiz vardı her soğuk kış akşamına..
Ve biraz da geç kalınmışlıklarımız işte..

Mürekkep uçarken yazının ruhundan
"o"da gitti..
Ters ayaklı cüceleri../mor doğları ve devleri söküp düşlerimden..
gitti..

Biraz eksilterek beni..
birazda toz bırakarak yakamda..
sessiz harflerimi ve devrik cümlelerimi sahiplenerek gitti..

sustum/erteledim/kuruttum kelimeleri..
ben olduğum yerde beklerken../zaman durmadı, ardındaki rüzgara katıştırarak beni geçti ömrümün silik pencerelerinden..

Evet../ben beklerlen../zaman geçti..

Yüreğime ve aklıma gidip, yaptığımın doğru olup olmadığını sordum...
Birbirlerini suçladılar..
Beni anlamalarını beklemem hataydı..
Anlamadılar...


İplerim vardı beni yere bağlayan..
İplerim..
Ayakta kalmamı sağlayan..
Burda tutan..
Koptular...

Bensiz hesapların ortasında buldum kendimi...
Alışık değildim oysa...
Yitirdiklerim bu kadar çok olmamalıydı işte!!!

Hiç alışmamış gibi; vedalara hep aşinaymış gibi umursamadım...
Umursamadım..
Kayb'ettiklerimi hiç kazanamamamıştım belki...
Belki ondan...
Ne çok mumlarım söndü...
Ne çok karanlıkta bıraktınız...

Akıp gider mi bu su yolu böyle..

Ben takılıp ucuna sürüklenir miyim..

Nasıl bir veda yakışırdı d(gül)üşlerimi harcadığım bu aşk'a

(...)

Kalemi mi bıraktım olduğu yere...

Olması gerektiği gibi mi bu son... ?

(...)

Olmaz bilirim...
Sonlar hiç gerektiği gibi olamadı...
Ve yakışmadı yüzümüze bu buruk vedalar

şimdi,
Nefes almak zamansızlığın zamana bıraktığı acımasız bir telaş gibi...
Oysa ümitlerim vardı...
Bu dünyanın faniliğini bir kere daha çarptı yüzüme tokat misali.

şimdi ruhunu soyunan çokluğumuzu atıp gitmek için, başka bir düş peşindeyim..

"Hadi! düş peşime"



Şair : Esra şen

SSK

20-01-2009 14:41 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236



GÜCÜN VARSA MUCİZEYİM SANA

Adım adım geçiyor zaman.
Bizse bir pamuk şeker peşine takılmış rengarenk balonların güzelliğine aldanıp arkada duran kocaman bir hayatı parçalıyoruz bin hüznümüze.
Yaşanılmış o anlar lunaparkta serbest bırakılmış bir çocuk heyecanlığında biliyorum.
Biliyorum hata yapmadan büyüyemez kimse.
Kimi zaman döndürülebilir, kimi zaman döndürebilen hatalar.
Oysa ne çok ihtiyacımız var sağlam bir omuza, güvenilir bir iki çift söze..

Bir gün bittiğinde herşey, durduğunda mutluluğa akan saatler ve sustuğunda tüm dünya içindeki çocuk ele geçirir seni.
Korkarsın ama sorgulamassın.
Zordur aslında hazmetmek geçmişi, ama geç-miştir.
Denemek istersin..
Çünkü ihtiyacın vardır hala bir yerlerde birşeylerin tam olduğuna inanmaya.
Çünkü bir boşluk vardır içinde asla doldurulamayacağını bildiğin ve günden güne büyüyen bir boşluk..
Ne kadar erken başlarsa tedavi o kadar umutludur ya hastanın iyileşmesi.
Hiç ummadığın bir anda birşey gelir ve senin için çaba gösterir.
Alışkınmısındır sen bunlara hayır hem de hiç alışkın değilsindir belki ama içindeki çocuğun dokunduğu her neyse onuda ele geçirir.
Zaten bu değilmidir mucize.
Hayatın tüm pisliklerine bulaşmıştır belki, kimse istemez kimse yakıştırmaz seni..
Oysa içinde bir yerlerde bir flaş patlar durur geçen her saniyeyi ölümsüzleştirmek adına hemde.
Elleriniz buluştuğu anda yine mutluluğa akar saatler öncesi veya sonrası yoktur.
İçinizdeki çocuklar bulur önce birbirini sonra siz.
Mucize değilmidir bu..
Herkes çocukluğuna dönmek isterken sizin koşulsuz şartsız çocukluğunuzu yaşamanız..
Asıl mucize aşk değilmidir, kalpte başlayan ve hiç bir zaman da tamamen kalbi terketmeyen aşk..
İyi bir hayat, helal kazanılan para, şefkatli bir baba gibi sıfatlara ihtiyacı olmayan..
Sadece aşktır mucize..
Sadece aşk..

Ve bir gün bir yerlerde yaşandığında mucizeler bir yerlerde de biter gider..
Oysa tek yapamamanız gereken hatadır, döndürebilen..

Yaşı yoktur hiç bir heyecanın zaman sadece bedeninizi yaşlandırır.

Ve tamamlanmayı bekleyen bin parça yap-boz gibi dağılığında hayat söylenmeyi bir kenara bırakıp dört elle sarılmak gerekir.
Sonuç gelecektir elbet biliriz değil mi ? Üzülsekte, üzülmesekte..
Sevinsekte, sevindirsekte gelecektir sonuç.
Öyleyse neden inadına dikenli yollardan geçişimiz ?

* Mucizelere inancımız kalmadı mı dersiniz ?


Şimdi kalkıyorum hayatın tam ortasından sana doğru.
Sendelesemde bazen bir küçük çocuk var içimde düştüğünde kaldırılmayı beklemeyen.
Ve yeni bir umut doğuyor içimden kuzey rüzgarlarının okşayıp geçtiği.
Rotam ''s e n'', pusulam ''mu c i z e m''..
Büyük bir şehrin yıkıntıları arasından sesleniyorum sana.
Gücün varsa gel..
Döndür hatalarımdan ve içimdeki çocukla tanış.
Ben bir mucizeyim umudun ışığında, ve burda tamda içimde hala tamamlanmayan yap-bozlar var..
Gücün varsa mucizeyim sana..
Gücün yoksa gözlerime öyle derin bakma..


ALINTI

20-01-2009 14:47 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899


Bir Ayrilik Sarkisi Soyler Durur Yuregim
Yillardir Ask Atesiyle Yanar Durur Bedenim
Uzaklardan Son Bir Kez Bakabilsem Sana Yar
Yuregimin Ucuna Al Bir Gelincik konar


Sensizligin Gozyasi Bitmez Oldu Bana Yar
Her Aksam Seninle Agladi Hatiralar
Yagmurumdun Sel Oldun Gozlerimden Bosalan
Ellerimde Resimler Agladi Hatiralar


Aglama Bu Ayriliga Gozyasin Olur Donerim
Yenik Dustum Yillara Sonbaharda Gelirim


26-01-2009 13:36 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899



Bugün hayatın
iyimser köşesinden bakıyorum insanlara, gülen gözlerimle , seven gözlerimle seyre dalmışım aşkları, içime sığdıramadığım duyguların verdiği yöndeyim şimdi, suçluluk duymadan nereye varabilirim, nereye kadar gidebilirim sevdiklerimi incitmeden, kaderimin haritasını belirliyorum belki de ,önce gözlerime sonra kalbime çiziyorum bu kaderi,nereye varırsa çizgi ben o yolun sonunda olacağım, biliyorum…..

Denizdeki gel gitlerden farkı yok şimdi aklımın , mantığımdan nefret etmemiştim hiç böylesine, çok şeyi olan insanlardan değil hiçbir şeyi olmayan insanlardan olmayı isterdim , sevgimin arkasından yorulmadan koşmayı, engelleri oradan oraya savurup atmayı, hırpalanmadan ,yormadan , sevdiğimin sadece yüreğinde değil yanında da olmayı isterdim ölesiye…….

Zamanı dondurmak mümkün olsaydı ,bütün sihirli değnekler elimde olsaydı,bütün perilerle kardeş olsaydım keşke,saatleri mutlulukta dondururdum,kollarında kaldığım zamana kendimi kilitler benden gitmene hiç izin vermezdim, kötü düşünceleri silerdim ,bütün güzellikleri avuçlarına bırakırdım sevenlerin , aşkın yağmurunu yağdırır önce ben el açardım seni senden daha çok seveyim diye, önce seni bana yazardım beni sana, silemezdi en benim diyeni bile gelse….

Üzerini görünmez kalkanlarla örttüğüm, içimde en derinlerde gizlediğim sırrım, herkezlerden kıskandığım çoğu zaman, bakmaya kıyamadığım yada bakmaya doyamadığım sevgilimsin, sen bana kuralların yasakladığısın , sen benim en kıymetli yasaklımsın saklımsın……



26-01-2009 13:45 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899




Sadece bunu söyleyip susmak isterdim...Ebediyyen susmak.
Çünkü canım acıyor...
Konuştukça,arzuladıkça,özledikçe,en kötüsü yaşadıkça canım acıyor."
Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan sensizliğin etimi yakan acısını mı?O acıyı uyutsun diye sığındığım,ama sevgini orada da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı?Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin,o sonsuz çatlakların altında ,sen,diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümlerimi mi?
Şimdi burada değilsin.Ama beni duyabiliryorsun,biliyorum.Kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur.Çünkü bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var.Seni ait olduğun çevre için değil,bana ait olman için değil,karşılığında beni sevmeniz için değil...Sadece sen olduğun için sevdiğimi söyleyebilseydim...
Ne zaman sevgine acıksam kendi kalbimi yedim.
Kendi etimi...Aşkımı....Ruhumu yedim.
"YÜREĞİMİN EN SAKLI YERİNDE YALNIZCA SENİN ELİN DOLAŞMIŞTI"
Seni yollarca,şehirlerce uzağından sevdim.
Seni kelimelerce,şiirlerce yakınından sevdim.
Seni,dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın mektuplarca sevdim.Seni umutsuzca,beklentisizce,hayallerce sevdim uzağından.
Zamanla kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için.Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır.Seni sonsuza kadar kaybetmek,kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için...
Anlamadın mı artık,varlığım sana acı vermek iin değil,sadece seni sevebilmek için yaşadım ben...Hala seninle geçireceğim anların telaşıyla ,tüketir gibi yaşıyorum sensiz geçen günlerimi...Seninle geçen zaman bir daha tekrarı mümkün olmayan,doğaçlama bir melodi gibi benim için.Sanki birlikte yazılmış kaderimizin sayılı dakikalarından an çalıyorum.Öyle birikmişsin ki içimde...Seni yaşamakla tüketmem,seni sıradanlaştırmam mümkün değil.İçime çektikçe çoğalıyorsun sevgili...
"Sevgilim,beni bensiz bırakma olur mu?Çünkü sen nereye gidersen git,ben oradayım.Benim başka gidecek bir yerim yok.
Benim senden başka gerçeğim yok.Sende yaşıyorum ben sadece.
Senin kalbinin topraklarında yaşıyorum ben.Beni bensiz bırakma olur mu...."


02-02-2009 21:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899




Düşleri en derine bırakıp, güneş serdim sabahlarıma..

Zamansız ve mevsimsiz bir sancıdan geldim, geceye inat ayışığında saklı sırlar büyüttüm..

Bir ipek böceği kadar dik başlı artık yüreğim, hiç olmadığı kadar..

Gözlerimde zemheri çığlıklar, avucumda hep bi hüzün rengi..

Böyle bir şey işte gözlerimle yüreğim arasındaki o ince çelişki..

Altı üstü düşlerimin cebine yüreğimin ellerini koyarak yürüdüğüm yollar,kendini yazan senaryolar, yirmi beş yaş üstü kahveler ve tek kişilik senaryolar şahit hangi gerçeğin,yalandan daha inandırıcı olduğuna..

Ama yine de bir şey var mevsim normallerinin üstünde yüreğime şiddetle yağan..

Bir yokluk sonrası ellerimden kırıp dökülen..

Yalandan dolandan öte, vuran ve kıran..

Her neyse..

"Gelirsen ıslık çal
Geldim deme ben anlarım
Geldiğini bi tek ben anlayayım
Sen sadece
Gelirsen ıslık çal" ….


02-02-2009 22:24 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899



Beklemek..
Yalnızca seni,yalnızca seni.
Umut etmek bazen
Kuru çayın yanında şekeri,
Bazen martı gibi denizi
Beklemek...
Geçmesini beklemek sensiz geçen günlerin,
Sadece sevmek seni,
Ne kadar acı ne kadar tatlı
Ama beklemek ümitle,
Zaten zor olanda bu değil mi?
Sabretmek bütün vücudunla sabredip beklemek,
Yüreğinin ateşi bir kor oluncaya kadar beklemek
Beklemek yalnızca seni beklemek...
Yalnızca seni şu ıssız adada,
Sadece senin ve banim biliğim,
İçinde sevgi ve aşk olan,
Yalansız ,ihanet olmayan,
Bu yerde beklemek seni,
Yaralı ve yapayalnız bir taşın üstünde,
Acıyla beklemek seni...

05-02-2009 16:18 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899




Yıldızları topladım avucuma,
Sordum birer birer dünyayı neden sevdiklerini?
Kimi yalnızım tek dostum o dedi,
Kimi farklı birşey bulduğunu söyledi,
Kimide kaybemeyeceğim tek hazinedir dedi.
Baktım hepisi seviyor dünyayı,
Ben dedim kendi kendime ben seviyor muyum?
Düşündüm,derin bir hayale daldım...
Sevdiklerim geldi gözlerimin önüne,
Kırmayı düşünmediğim hayatta incitemediğim sevdiklerim,
Hemen arkasından nefret ettiğim karaktersiz insanlar ve tüm kötülükler...
Dedim bende sizin gibi sadece seyredeyim dünyayı..
Bazen bir dost bazen bir arkadaş bazen de yabancı olarak.
Yer verdiler bana aralarında,
Şimdi küçük bir yıldızım.
Seni ve tüm dünyayı seyreden...

05-02-2009 16:21 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..
Mesajlar: 4899

Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı…
Bir hayatın tozlu sayfaları içimi acıtan.
Ceplerimde kırık gece masalları duruyor,
Öksüzlüğümü avutuyor sonbahar.
Ne yana baksam sen oluyorum,
Parmaklarımı kanatıyor kirli duvarlar.
Kuşlar yuvalarından terk ediyor beni,
Bir sarsıntı geçiriyor yüreğim, sen şiddetinde…

Ellerime kar diye yokluğun yağıyor,
Aşk sorgusunda yüreğim can çekişiyor.
Yüzümde sensizliğin izleri,
Ayaklarımın altında bir yığın cam kırığı…

İçimden sökülen her kelime,
tekrar dönüp içime batıyor.
Ve her seferinde sana isabet ediyor.





Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda saklıyım.Gizlediklerimde gizliyim.Bu yüzden de anlamak için konuştuklarımdan çok suskunluklarıma kulak ver…

Bir zindan karanlığı şimdi gecelerim,
Duvarlara sinmiş gözlerinin rengi…
Saatleri infaza çekiyor gelmeyişin,
Yavaş yavaş gidiyor benden hayat;
Damarlarımdan çekiliyor içimdeki sen !
Bense düşüyorum hiçlik ötesi bir hayata,
Kanıyorum sana , sende aşkı buluyorum
Hem de ayrılığa çarpa çarpa…

Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş,
Bu yüzden senden harf harf kaçışım.
Yalnızlığıma esir düşüyorsun,
Bense kayboluyorum cümlelerinde.
Ve susuyorum sana ,avaz avaz susuyorum.
Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri
Ben dipsiz bir kuyu oluyorum.
Biriktiriyorum her harfimde seni…

Şimdi yokluğa düşüyor zaman,
Ben bir adımda düşüyorum senden.
Kuytularıma sokulma ,bırak bana uçurumlarımı,
Kalemimden azat et beni,
Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı…




05-02-2009 16:32 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 564, 565, 566 ... 569, 570, 571  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com