Forumlar >>
İlişkiler >> Paylaşılacak Güzel Duygular İçin Burdayız (sondakika gökay-yasemin) 
| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3 ... 8, 9, 10 ... 147, 148, 149 Sonraki |
|
|
| Yazar |
Paylaşılacak Güzel Duygular İçin Burdayız (sondakika gökay-yasemin) |
sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | _BİR ÇİFT GÖZ_
Bir çift gözün yüreğimin boşluklarında gezindiğinde fark ettim ilk seni. Bir insanın bir insandan ancak bu kadar hoşlanabileceğini, gözlerime yansıyan bakışlarında, bir insanın ancak bu kadar tatlı gülümseyebileceğini gördüm. Asla rastlantı değilsin sen, bir anda yüreğimin derinliklerine dokundun ve içimdeki gizli kalmış hislerimi gösterdin bana. Kimse senin gözlerinle bakamaz dünyaya, ben de kimsenin gözlerinde yitip, seyre dalmamam böyle... Küçük bir kız çocuğunun tatlı sesiyle konuştun benle. Leylak kokusu kadar baştan çıkarıcı, bebek kokusu kadar masum ve sıcacıktın. Sana karışıp, seninle bir olmak varken, kalkıp arkamı dönüp de uzaklaşabilir miydim senden? Ufak bir öpücük kondurmak istedim dudağına. Küçük bir dokunuşla saçlarını okşamak, tatlı bir gülümsemeyle gözlerinde erimek istedim.
Şimdi hasretinin buruk tadı dudaklarımı yakıyor. Ama o hasret ne de güzel acıtıyor içimi biliyor musun? Ne de güzel sızlatıyor ince ince. Uykuların en derininde kıpırdanıyordur şimdi dudakların. Kim bilir hangi rüyanın en tatlı yerinde belli belirsiz mırıldanıyorsundur şimdi.
Sana kavuşacağım ana dek nasıl geçecek bu saatler? Ne vakit sonra kollarında olacağım bir söylesen bebeğim? Kim bilir şu anda nerdesin? Bir bilsen nasıl özlüyorum seni, nasıl yüreğim üşüyor sensizlikte? Bir nefes mutluluk gibi uzaksın gözlerime. Benden çok uzak da olsan, hep içimde olacak o bakışların. Biliyorum geleceksin elbet bir gün, ama şu içimi kemiren hasret olmasaydı keşke.
Yüreğinin saflığıyla, beni aşkın güzelliğine inandıran samimiyetinle bir başkasın sen. Geçmişin tüm puslu izleri silindi gitti gözümden, dünüm de sensin artık bugünüm de. Yarınım varsa eğer, bil ki senin için var artık. Görür gibiyim gelecek günleri, kollarında yaşlanıp giderken saçlarıma düşecek tel tel aklar gibi her şey bembeyaz olacak bizim için. Tüm kelimeler gerçek anlamlarına o zaman kavuşacak, varlığın gibi yeni baştan vücut bulacak.
İşte bu yüzden aşkın hikayesini yazan o ismin hep zihnimde. İşte bu yüzden "bebeğimsin", işte bu yüzden "seni seviyorum". İşte bu yüzden ruhumu tümden saran bu mutluluğun diğer adı sensin.
| 14-10-2008 22:20 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | _BENİ GÖRMEDEN GİT_
Gitmek mi zor kalmak mı diye sormuştun. Şimdi gidiyorsun. Benim payıma düşen ise kalmak. Neden niçin diye sorgulamıyorum. Gideceksin, gitmelisin dediler, sen gidiyorsun. Gözlerini kaçır ve sesimi duyamayacağın kadar uzaklaş giderken. Hasret kalacağım yüzünü bana dönmeden, seni özlemle anacak yüreğimi yangın yerine çevirmeden git. Ellerim bağrımda, "dönüşü yok ki bu gidişin" diyen halime bakmadan git. Hayallerimizden vazgeçerek, umutlarımızı bitirerek, yarınlarımızı silerek git.
İçimde kalan suretinin kırıntılarını, gözlerime bırakarak git. Gözlerindeki yüzüme söyleyip de, bana söyleyemediğin ve boğazında bilmem kaçıncı kez düğümlenen o sözleri unut ta git. Tüm mutlulukları, üstüne üstlük ardından yanacak bir bedenin ben olduğumu bilmeden git. Gözlerimden okuyup ta dilimden duyamadığın her lafı bilerek ve anlayarak git.
Alışma bana, bir gün birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yara daha açılır, bu sefer ölürüm.
Sevme beni, yoğun duygularımda kaybolursun, tutuşurum.
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma beni, kördüğüm olursun, içine karışır olurum.
Anlama beni, böyle daha mutlu olursun, ben seni anlarım.
Aşkı yaşatmamı isteme, yalnızlaşırsın, aşka yıllardır küsüm.
Güveniyorsan kendine, inandır beni aşkın varlığına, bırakmayayım.
Öyle bir aşk yaşat ki bana, vazgeçmeyeyim senden, esirin olayım.
Yıkabilirsen duvarlarımı, o zaman gitme ne olur, ben seninim.
Kendi mutluluğun için, keşkesiz yarınlar dilemeden git. Bu gidişin dönüşü olur mu bilmeden, “Kim bilir seni dünya gözüyle bir daha görür müyüm” diye düşünmeden git.
Benim içimden gitmediğini bilmeden, dönüşü olmayan yarınlara baka baka git. Ardından ağlayan bir çift gözün ben olduğumu göremeden git. Beni yüreğine gömüp, yüreğini ellerime bırakarak git. Gözlerini bir kez daha görmek için ölmeye değer diyen birini geride bıraktığını bilmeden git.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, o kestane gözlerine ilk ve son kez baktıktan sonra git. Dokunmak ve doyasıya sarılmak istesem de, sen bana hiç uğramadan git. Gidenlere alışık değilim ben.
Dedim ya, en iyisi sen beni hiç görmeden git.
| 14-10-2008 22:22 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | _ALIŞMAK SENSİZLİĞE_
Senli cümleleri çıkardım hayatımdan. sen başka havaları solarken, ben kendi sevdamı kendi cümlelerimde yaşıyorum. Seni tanımlayan kelimeleri gömdüm kendi karanlığıma, sevdamı kendi yalnızlığımda yaşıyorum.
Gerçeği söylemem gerekirse hiç olmadığım kadar sancılıyım. Yaşayamayacağım şeyleri düşündükçe bir o kadar daha büyüyor sancılarım. Direnmiştim yine de, iyi şeyler olacağına çok inanmıştım, beklemiştim. Oysa ben bekledikçe daha da uzaklaştı hayaller. Aslında pek de şaşırmamam gerekirdi bu duruma. Mutsuz olmayı hep ben hazırladım çünkü kendime.
Merakla ve korkuyla bakarken yaşama, yaptığım en güzel şey seni sevmekti. Belki de hiç yapmamam gereken şeydi seni sevmek. Ama yine de tek yapabildiğim şey seni sevmekti. Sonra baktım ki, dünyada mutlu olmak için sevmekten çok fazlasının gerektiğini.
Ah gülüm, şimdi senin ismin başka dudaklarda yankılanırken, ben artık seni andıran bir kadını seviyorum.
Anlatmamı istiyorsun demek. Merak ettiğini tahmin etmiştim. Azıcık beni dinle o zaman.
Bir kış günü…
Daha önce hiç görmediğim ancak seni anımsatan biriyle karşılaştım. Heyecanlandım önce, hayranlığımı gizlemeye çalıştıkça daha da belli etti kendini. Sonra göz ucuyla onu izlemeye koyuldum. Bir gülümseyişiyle uykularımın kaçmasına sebep olan bir yabancı gibiydi. Adını bile bilmediğim bir yabancı nasıl oluyor da seni bu kadar anımsatabiliyordu. Ne yapmıştı da bana, duygularım böyle karman çorman olmuştu. Neydi heyecanlanmama sebep olan şey? Sadece gülümsemesi miydi? Yoksa gizemliliği miydi? Hayır, hayır… Bunlar değildi. Peki, neden onu görünce bu kadar çok heyecanlanmıştım? Cevapsız sorular beynini kemiriyordu. Günler geçti ve bir gün bu yabancıyla konuşur buldum kendimi, yakınlaşmalar başladı.
İnsanın içine bir kaybetme korkusu sinmiş ise bu bir zehir gibidir. İçinizi kemiren bir korku olur. Onu kaybetme düşüncesi bile kafanızı allak bullak edebilir.
Neyse, zamanın durduğu, kelimelerin tükendiği hatta nefes almanın bile güçleştiği bir anda, artık sona gelindiğini sezdim. Sanki bir şeyler söylüyordu yüreğim. Sonra, sonrası senin bildiğin o gelişmeler oldu zaten.
Biliyorum o günün senin için çok anlamı vardır. Mutlu olmam için her şeyini verirdin, hem de için kan ağlarken. Hatırlasana en son bana ne söylediğini:
“Beni unutmaya çalış ve karşına sevebileceğin bir insan çıktığında hemen evlen.”
Evet, o kararı verirken bile kulaklarımda bu son cümlen uğulduyordu.
Şimdi nasıl mıyım?
İyiyim, içimde büyük bir acıyla beraber mutlulukta yaşıyorum. O kadar büyük bir acıya rağmen mutlu olabilmek, işte böyle bir hayatı yaşadığımı sen düşün artık.
Unutmak mı dedin?
Zaman herşeyin ilacıdır derler ya, bilemem artık. Sensiz yaşamayı öğrenebilirim, sensiz mutlu da olabilirim ancak, açtığın yara kimsenin göremeyeceği bir yerde hep saklı kalacaktır.
| 14-10-2008 22:28 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Gitti Deyip Gömsünler
Sağı sola koydum bende son anda
Acımadı tanrım yaktı o anda
Diler isen salı ver de şu anda
Gider isen gitti deyip gülsünler
Ayrılığın acıları gedmiyor
Sensizliğin yaraları bitmiyor
Bu hasretlik canıma da tak diyor
Gider isen gitti deyip gülsünler
Kara toprağını,üstüne örttüm
Bütün geçmişine sünger mi çektim
Aşkım ve sevdam için ölecektim
Gider isen gitti deyip gömsünler
| 14-10-2008 22:33 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Hayat Söyle..
merhametin
öldüğü yerde
günahı doğurdu
Tanrı..
dün gece
rüyamdan
acı sağdı
yağmur..
anne
beni rahmine
geri al
dilimdeki çıbanları
göğsündeki
sütüne sar..
hayat söyle
kim daha yalancı..
ve söyle
ölüm kadar
yakın mı
eylül sancısı..
| 14-10-2008 22:37 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Nefesinin dalgalarıyla salınan bir aşk gemisiyim ülkende
Senin sesinle günlere uyanmak ölümsüzlüktür şu bedende
Yüreğimin güvertesinden el salladıkça yaşanası gözlerine
Kavuşma mevsimlerine de ulaşırız nasılsa bir gün seninle
Gülümsemeye boş verdiğimiz tarumar anların güvertesinden el salladıkça hüzne, bir bıçak sokulur can evimize. Kapıdan giren hazin yelle, gönlümüzün saklısındaki biçare küskünlüklerle ve paçamızdaki sıkıntılarla döneriz kendimize. Biliriz ki, hep haklıdır hak, çağrılara bunun için kayıtsız kalır aşk. Güneşte kavrulur onulmaz leke, göğüste ağrılı beste ve yürekte biçimlenir durmadan yaman bir öfke. Dal gövdeye, gövde kendine sarılınca anlam arar sevda kendi dirimselliğine.
Bütünden koparılan parçalar eksik bir tabaktaki suya bandırıldıkça doyumsuz sarılışların çentikleri atılır hoyratça takvimlere. Aşktır her çanakta bizi bekleyen, alternatif lezzetlerin dimağından süzülen sevdayla. Yoksul sevinçlerin anlam sofralarında kaşık ballarız bunun için her öğün yaşamaya. Kanlı yutkunuşların sabrıyla gezegenimizi arar, geçici sarılışların yataklarında bedenimizi aklarız. Yanar durmadan bir fitil, aldanışımızı gördükçe patlarız, kendi içimizdeki infilaklarla yüreğimizdeki bekleyişleri sözlerimizde saklarız.
Yastık teni bekledikçe sızımın katmanlarından rüzgâr değer göğsüme. Bulutlar yürür güzümden, sırnaşık bir sorguyla paralar içimi aşk ve kokun gelip yerleşir tütüne. Uzak şehirler geçer gözlerimin haritasından, gül bakışların mıh gibi çöreklenirken hasretime. Uzar gecem, yanar göğsümde ismini çağrıştıran nurlu hecen, harlanır gökyüzü, dağılır bulutlar ben seni düşünürken. Sesine uzanır kulağım, sen olurum, bitmesini dilemediğim bir aşkla, sana, sana sokulurum.
Yokluğuna sorduğum bütün sorulardan bir bakışla sıyrılıyorsun, salınarak geçerken ruhumdan, sen yağmur tanelerince içime düşüyorsun. Kırık bir içlenişle hüzzamı fısıldıyor Ekim yorgun gönlüme, dallarda tomurcuk aşkı uğurluyor, üşüyor mevsimler bak sensiz, avuçlarıma şiirler dökülüyor. Yanaklarımda ellerin, dudaklarımda nemin dolaşırken gül sancılı bir kederle içleniyor. Sensiz koynuna sokuluyorum gecenin, demir alıyor gemilerim sığ denizlerinden ve her düşünüş yine beni sana döndürüyor.
Bardaktan neşene karışan her yudumda özlemin sarhoşluğuyla buluşurdun. Aynı gecenin saklısında yıldızlara bakarken ben, sen yaylı yataklarda kahkahanın şuh yankılarıyla gerçeğini avuturdun. Güne gözlerini açamadan, güneş dolardı çırılçıplak bedenine. Dağılmış bir odada yaşadıklarını gizleyecek bahane arardın. Gözlerimdeki sorgulara aldırmaz, yüreğimdeki kanamaları anlamaz, sevdanın yanık kozasıyla o gün beni tanımazdın.
Yorgun bulutlar biriktirdim gidişinin ardından, sen ardındaki kocaman şehirde bir önceki geceden kalmış hesapları kapatırken. Sürgülü birikintileri saklarken kara bulutlar, birikmiş tutkuların ıslak yapraklarını avuçluyordun, dudakların bir mengene misali kavrarken anı. ben esen rüzgâra buruk bir şiirin sözleriyle fısıltılı içlenişler yapıyordum. Kanlı bir mendile sıvardın içindeki hicranlı haykırışlarını. Gece eş zamanlı bir kandildi, avuçlarındaki yokluğun bariz bir gerçeğin düşlerle silinmiş kahır mektubuydu.
Geriye dönüşümlü dileklerin fısıltılarını merak edince yüreğimiz, aynı tepsilerden dudaklarımıza bıraktığımız bayram mutluluklarıdır tadına doyamadığımız yaşam seçeneklerimiz. Sessiz ayinlere benzettikçe sevdayı, kaybolan çığlıklarla tamamlanmayı bekler selamlaşmalarımız. Duruşumuzda isyan demlenirken kaşıkta birikir özlem, yaşamak türkülü bir halaydır gülüm, çoğaldıkça bizi bize bırakan.
Bir ağrılı göğüsle kalınca kendimle, öfkemin tetikleri düştü yaşanmamış, dibinde tortular biriken gövdemin en can alıcı yerlerine. Korkulu bekleyişlerin kırmızı yanaklarıyla söyleyecek sözlerin vardı belki de. Telaşlı vedaları sindirememiştin kendine ve kırık bir el sallayışla kapıları açtın gerçeğine. Uçuklar beliren dudaklarıma öpücüğün dokunmadan, ağrılı yüreğimi ellerinle okşamadan, cevapsız sorularıma yanıt bulamadan her gün bir bitişin, her bitişte yeniden dirilişin öyküsü olurduk farkında olmadan. Hep aynı kefelerde tartılan, aynı pazarlarda kendine şefkat arayan ve her gün aynı sularla aklanan bir yaşamın kahramanlarıydık.
Bir veda şarkısının sözleriydi kimi, isminden süzülen kelimeler. Ağrımın mekânlarında sensizliği kutlarken uğrağımda bıraktım son kez hüzün izmaritlerini. Dalımdaki yapraklar ve gölgeli ağaçlarla dertleşmelerim de bitecektir nasılsa. Senli limanlara yeni gemiler yanaşacak, hayali yolculuklarda adını başkaları anacak ve her masal bir gün anlamsız sonlarla noktalanacak. Ve sonra, sana biriken sözlerimi özleyeceksin terini rüzgâra serince, parmakların dolaşacak bilinmezliklere. Göğsünün mehtabına arada bir hüzün çöreklenecek, düşecek gözlerin yeniden hayatın filmine. Adım adım unutuluşa yol alan bir gemiye binecek uzaklaşacaksın şiir ülkemden kim bilir bir gün sen de.
Öfkeli ırmakların gece geçişlerine ismimi mırıldandıkça, sessizliğin kırık dallarını yoklayacak ellerin. Gözlerimdeki huzursuz limanlara bu gece sevda gemilerim gelmeyecek. Bu gece verilmiş sözlerin bütün kilitlerini açsın korsanlar, ganimetlerini pay etsinler tuzlu ve terli yataklarda. Bu gece yorgun bir adam dalarken uykulara, anımsadıkça seni kahırlar yanacak çürümüş bağrında. Sular yine çağlayacak ve sen benim denizlerimde ne kadar kürek çeksen de ulaşamayacaksın bu mağrur aşk adamına. | 14-10-2008 22:40 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Aşk Firarındı Senin
Ne zaman düşünsem seni
Sevdanın karakışları çıkıyor karşıma
Dolu vurmuş elma çiçeklerinin dökülmesi gibi
Bakışlarım takılınca gidişinin hüznüne
Tepe takla yuvarlanıyor gözlerim ardınsıra
Kirpiklerim kanıyor
Güneşin dudaklarına dokunduruyorum dudaklarımı
Sana susamışcasına
Kenarında donup kalıyor tebessümüm
Gecenin yanağında gezinirken ellerim
Tutuşuyor parmak uçlarım sensizliğin avuçlarında
İçim acıyor
Toprağın bağrında dinlenirken yağmurlar
Çoraklaşan yüreğimi kıraç topraklara çevirdin
Efkârımın beşiğinde saklı kaldı ninnilerim
Ölü bir coğrafyanın
Ölü doğumlarında kayboldu yüreğimin yitik hamileliği
Çılgın bir rüzgarın notaları eşliğinde geçip giderken zaman
Bakışlarında üşüyorum
Dünyanın bütün dillerinde haykırdım sana sevdiğimi
Tıkanmış yolların barikatlarına takılıp kaldı sözcüklerim
Bir yangından geriye kalan viranelerin
İs karası duvarlarına yazdım bilmediklerimi
Yitirdiğim her ne varsa al, sende kalsın
Ben çekip gidiyorum
Söyle
Bir ayrılığın içinde kaç tane kavuşmak var
Hangi gülün dikeni kendine batar
Ve kaç mazlumun ahı zalimi tutar
Bilemiyorum
Aşkın mahkumluğumdu benim
İdama gebe
Ve aşk firarındı senin
Zamanın başlangıcından, ebede
| 14-10-2008 22:42 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Yanmışım Sana
Ardında sonsuz ayrılıklar bırakırken
Ayak seslerinin son notasına takılıp kalıyor düşüncelerim
Kan havuzunda dinlenirken gülüşlerim
Dudaklarından dökülen bir darağacının
Yağlı urganında salladın ismimin her harfini
Faili meçhul oldu adım
Her akşam seni doğururken geceye
Tek tek vurup yıldızları
Gözlerini çaktım gökyüzüne
Saçlarından tutup sürüklerken rüzgârın en aymazını
Yarımlığımın acısına indirdim bulutları
Yanmışım sana
Unut benim unutamadığım her ne varsa
Kır bütün aynaları
Ayrılık girerken bacadan içeri
Prangalar vuruluyor
Kelepçeler takılıyordu yüreğime
Çorak bir aşkın üzerinde gül yetiştirmeye çalıştık
Biz olamadık her nedense
Tekil yaşadık anları
Ya da çoğulluğuna inandırdık bir şekilde kendimizi
Biz bir gömleğin
İliği bozuk
Düğmesi kopuk
Bir türlü kavuşamayan
İki yaka ucu gibiydik
| 14-10-2008 22:51 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Gittim..
ben seni bir gece vakti
huysuz bir kenar mahallesinde
karanlık bir kuytuya
attımda gittim
ben seni bir kadir gecesi
Rüstem dayının meyhanesinde
devletin tekel rakısıyla
bir balyoz gibi kafama gömüpte gittim
ben seni memleketimin
en ücra köşelerinde
tırpana sarılı nasırlı ellere
veripte gittim
ben seni kerbela çölünün
en kızgın kumlarında
damla suya hasret ozanın heybesine
koyupta gittim
ben
sana
öldümde
gittim.
| 14-10-2008 22:57 | | Şikayet Et! |
| sondakika(gökay) Mesajlar: 15016
 | 
Son Bir Şans
Olmadı
Denedik yürümedi.
Bilmedik hiç
Nasıl başladı, nasıl bitti.
Yaşamadık ki
Sevgiyi en dorukta aynı anda
Paylaşamadık bile
Ortak bir duyguyu birlikte
Tutamadık
Mutluluğu uçurduk ellerimizden
Ve ayrıldık
Son bir şans tanımadık bile.
| 14-10-2008 23:06 | | Şikayet Et! |
| |
Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin.. |
|