Şimdi hangi yemin rücu eder aslına, hangi sözcük aldığını getirip bırakır kapıma? Her söylenen yalan soğuk bir hançer gibi sokulurken bağrıma; dışarıya bahar gelmiş diyorlar, o da ne? Şimdi tüm mevsimler hazan mevsimi, baharlar çoktan solmuş, bu dert benim kime ne!..=(...
ölümlerden ölüm beğendim, üzerime olmadı
zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde
çıkarttım baktım, kurtlanmış
sebebi var elbet bu gözyaşlarının
anlamaya çalışmayın, anlayın
ne istediğini bilen sevdalarım olmadı hiç
büyük kavuşmalarımda
hep küçük özlemleri sevdim
küçük sarılmaları
küçük bekleyişleri
büyüklerini sevecek kadar zaman verilmedi
çocuk kalan yanım!. sen sakın üzülme
seni yeniden güldürebilmek için arınacağım bu lekeli acılardan
babamı affettiğim gün, sevdalarımı da affedeceğim
soyacağım yüreğimi yeniden ulu orta.Utanmadan,
sevişeceğim yeniden kana kana, kan(a)madan
gerçekte kim olduğunu çok düşündüm,
özleminin yer yer sağ(a)nak yağışlı olduğu zamanlarda
galiba artık biliyorum
sen../..büyümeye zamanı olmayan çocukların,
dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın
acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu../..çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”
ne vakit sonbahar'a düşsem,bir hüzün demeti denizden çıkıp benimle dans edecekmiş gibi geliyor.Bu yüzden sonbahar'a ait bütün sevdaları maviye boyuyorum..mavinin adı sonbahardır artık..