arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 808
Forumlar >> İlişkiler >> _Düş Kırıklığı_ bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 78, 79, 80, 81  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar _Düş Kırıklığı_
offline EMMİOĞLU ( KURTİ )
Mesajlar: 1591

127265
Unutma


İnsan unutur.
Çektiğini ,acılarını,gördüklerini.
Zamanla sisli ufuklara atar
Sende dağlar ardına atma,
Unutma beni
Bir suç işlesem,
Gül bahçesindeki güllerin dibinde
Minicik bir mine olsam
Bazen sel olup üstüne yağsamda,
Kahır misali,
Sakın unutme beni.
.
Hani dalgalar sahile vurur,
Hınçla,gururla,sevgisiz.
Kumları evvela kucaklar.sevgi sanırsın.
Sonra birden bırakır gider.
Bir yığında yanında götürerek,
Sende kıyıda ,hüzünle bırakma emi.
kumsal gibi unutma beni.
.
Arı toplar istediğini! çiçeklerden hoyratça.
Daldan dala konarak,
Renk den renge uçarak,
Nefes alıp vererek çiğerlerde hava gibi,
Bir daha aynısı solunmaz.
Gidenlerin adımlardan izi bulunmaz.
Sende hatıralarda unutma beni
.
Gündüz indirir göz kapaklarını.
Saçar birer birer yıldızlara ışığını.
Giderken ayrılıklara karanlıklara.
Gölgeler ardında yürür,ben gibi,
Güneş tepedeyken gölgesiz
Sakın unutma beni.
.

Kalbin kırılırsa yaşamın çarklarında
Kinlerini kusarlarsa,yüzüne korkusuzca.
Ufacıcık bir ara soluk istersen,
Taze bir nefes al yine
Dertlerin arasında,
Sevgimi hatırla, gözlerimle!!!
Sakın beni unutma.
.
Dalgalardan bıkmışsan,yorulmuşsan,
Sığınmak istiyorsan bir limana
Yağan üzüntülere bir şemsiye var diyorsan
Kardan, soğuktan donmuşsa yüreğin.
Ellerin boş dönmüşse,umutlarından
gidişi var olup,dönüşü olmayan yollardaysan
Arkana bakmadan gittiğinde.
Toprağın tükürdüğü kuru ot gibi
Unutma beni.
.
Zaman atar saniyeleri,dakikaları geriye.
Mevsimle kovalamaca oynar.
Olaylar yaşamlar tarih olur.
Hiç birşey aynı olmaz,aynı yaşanmaz.
Sende geçmiş bir harf kümesi gibi
unutma beni.
.
Ana karnından ayrılır çocuklar.
Süt emdiği memelerden de.
Sevdikleri baba ve anneler
Çerçevelerde kalır donarak.
Her rengi giy severek, beğenerek
Sakın beyazı ve beni unutma
.

Günah ,sevap,aşk, cennet ,cehennemde var.
Koştururken yaşam gerçeklerinde,
Göz yaşlarınıda unut,aktıkdan sonra.
Bir çiçeğin tohuma durduğunu da farketme.
Hayallerde yaşa istersen.
Ama gerçeği ,gönül cennetimi unutma.
.

Haksızlığa uğradığında korkma.
Mutluluğa kavuşursan, hep var olacak sanma.
Bir avuç keder topla topraktan.
Etrafa saç ihanetle, kır umutları
Yeşili çıkar,at yapraklardan
Bunların arasında,kahkaha çiçeğini ,
Hak'kı ve beni sakın unutma.
.
Hiç bir şeyden fazla değilim...
Hiç bir şeyden az da değilim.
Gönül yolcusuyuz .yürür gideriz
Ne olursa olsun sakın beni .
Ve SÖZ ünü unutma.


14-10-2008 20:17 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Belki güneş bir gün bizim için doğar
Belki korkuları hayallerimiz boğar
O masal günü gelinceye kadar; susuyorum....
Susadıkça yüzün düşer aklıma
Korkar oldum düşlemekten...

Adını anarım çoğalır sesim
Konuşmaktan düşünmekten özlemekten
Kimse kimsenin herşeyi olamaz-mış
Di'li geçmişten tek yaramsın sen
Sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem
Hiç bilmek istemem....

Hatta düşünemem
Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma...

Feridun Düzağaç



15-10-2008 08:59 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Bir üfleyince göklere, gökler deliniyor hüznümden
Yağmurlar yağıyor en delisinden ve seni kokuyor toprak.
Ilık ılık seni esiyor rüzgar içimin yıkıntılarında.
Yüreğimi konuştursam tıkanıyor kelimeler, kalemim biçare kalıyor.

Naçar ettiğin hayallerim kalkamadı ayağa.
Hayatın ilmeği tek tek söküldü ellerimden.
Her bir parçam ücra köşelere dağıldı.
Un ufak oldu ümitlerim.
İçimdeki deli çocuk ağlar oldu an be an.
Yüreğime bıraktığın çiçekler hazanı yaşıyor şimdi yar!
İklimim kurak sensiz, yokluk mevsimindeyim.
Özlemin acımsı tadı genzimi yakıyor.
Nasırı batıyor yorgun yüreğime.
Ne desem, ne söylesem pürmelâlimi anlatamıyor.

Kırmışız sevdanın kollarını neyleyim.
Hazan eyleyip mevsimleri, gülleri kanatmışız avuçlarımızda.
Dağılıp,dökülmüşüz yar.
Kanatsız kalmak gibi bir şey bu, güneşlerde üşümek gibi bir şey..
Tarife yeltendim ama olmuyor!

/..T A R İ F S İ Z İ M../


Elem Nar





15-10-2008 09:03 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..




Ruhum komada... Ruh ölür mü? Ruhlar/da ölür, yorulur senden öğrendim...

Dinle/me, kalp atışlarımı... Onlar çoktan durdu... Nabzım karışmıyor artık, sesine!

Senin sokaklarında adımı heceledim hep... Adımı aradım yüzünün tutunaksız merdivenlerinde... Dilinden düşerken yerlere, kirpiklerine astım Ef'i, Sun savruldu bilmediğim bir kente, ayaklarının güzüne!... Ef-Sun düş'tü, kanadı...
Sana her uzanışımda, üstüme bastın... Dib(-in)e vurdum en dibe!...

Ruh katili! Acıyı ördün saçlarıma, gecelerimde ki yıldızları indirdin yeryüzüne, gülüşlerimi hapsettin duvarlarına! Beyaza leke düşer dedim, mürekkebin kirletti düşlerimi! Ay ışığı'ndan yıldızları (ç)alamıyorum, göğe ellerim uzandığında, ekleyemiyorum gözlerime, tekrar gülerlerdi belki! Yerine koy onları! Yakışmadılar yeryüzüne, tıpkı senin aşk(-ım)a yakışmadığın gibi!

Nefes diye soluklandığım hava, ciğerlerimi boğuyor... Parçalanmış ömrüme yama yapıyorum bıraktığın hüznü... Ama arada bir de düşünüyorum, delik deşik aldanmışlıklarım dururken sen değilsin bu mutsuzluğun nedeni... Hep koyu siyah yalnızlıktı taşıdığım, şimdi içine kırmızı damladı.





15-10-2008 09:06 | cevapla | Şikayet Et!
offline ayhan
Mesajlar: 168

78390
Özlemin saati kurulu aylardır yanaklarımda...
Yarım yamalak gülümseyişimin demlenmeyişi bundan...
Sokaklarımdasın...
Girintili çıkıntılı dağlarımsın bulutların eksik olmadığı...
Yamaçlarında dolaşıyorum ve eteklerine konuyorum yağmurlarımla...

D
ü
ş

göğsüme ve orda dal ebedi uykunun huzuruna...

15-10-2008 09:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..




Saçlarımın ivlerinden sızan kanım alnımdaki kırıkları yol ediniyor kentine…Kızıl yaşlar bekliyor renksizliğin…yine ayrılık aşka bedel mi ödetiyor yoksa..?Dizlerimi sıkarak deliliğime ayartıyorum en aklı selim yanlarıma.Bu çare ´´siz´´ titreyişlerim tüm hayırsız vuslatları yüreğine mülk edenlere…ve akan kanım her gül mevsimine armağan…
Hadi bir ´´sus´´ ver yaşadığına kanıt ! Uyan sana ! Bak,gün sonbahar,ay sensizlikten idam maviliğime…Şimdi bi yıldızı gönlüne sığdıramayan gökyüzüne isyanım,evvelden yıkılırdım yüreğime diktiğin anıttaki el izlerin olmasa..oysa yaşıyorum gamzelerime gizlediğin bin parça sevgim hatrına…hadi,aşkıma bir tebessüm sunsana! Ya hayatıma senden bir isim bul,ya da içimde çırpınan güvercin kanadıma son bir veda…
Keşke yüreğine sağlık dilemeseydim,almasaydım canımın ardına…Bir tohum sevabına kök saldın saçlarımın öksüzlüğünde..Gelişinin düşleriyle uyuttuğum her gece,şimdi hayatıma yumuluşa mı gebe?
Yokluğum boğazımda…Her nefeste değiyorum soğuk ve şekilsiz..Kan tadı bulaşıyor hayata ´´sus´´ dilime…Şimdi ´´sus´´larım kan bulaşığında…sevdalar arıtıyorum kızıl bir mum alevinde,siyahı renk edinmiş gecelerime..gecelerime,gecelerimi heceliyorum,hep sen değiyorsun kelimelerime…Hayata harcanma gel de!
Kendimde azlığım kadar kentinde çoğum,yine farkedilmeyen ben miyim yani..Yaşamın manasını arıyorum,mayın tarlalarında sır…Topal aşklar sarılıyor bileğime,bende geceyi tutuyorum sıkıca,tek şahidim kent mağduru yarım ay…Sonra elim kayıyor gecelerden yüreğime, eller kapanıyor ellerime isli paslı … gençlikten yorgun düşmüş sade ayaklar dikiliyor en uygun bedenin karşısına,bir fırtınayla kendimi verecek değilim sulanmayın maviliğime… !
Böylesi anlamsızlığı adam gibi düş´ ler paklar hissiz kentlerden… yine ağlamalı mı bir dize tebessüm başında,yoksa ´´gün aydın´´ mı demeli karanlık ahvalime ? ah karar sızım,sen de kararsız kaldım…
İç çekişlerim yorgun düşüyor sehpalardan,şehrin ilmeği gerdanımda süs … şimdi sade beni mi katletmeli , yoksa bendeliğine de mi bir sehpa hak !? off yine belalı ´´keşke´´ler avucumda .. keşke asi dilenciliğine sadakam olmasaydı gençliğim …! durma! tükenişime adaklar adasana…!
Ansız baltalıyorsun ya sol kanadımı, avaz avaz yıkılıyorum kente! Bu sahipli isyanımla ölüme bilet aldım,neden hep ´´dur´´ların yarım ağız bana ..? aşksızlığımın takvimi yaşlarımı akıtıyorum kıyımıma;yaşlarım yaşlanıyor, kirpik uçlarımda çöl güneşi … inan bu yokuşların çıkışı değil,eli boş dönüşü yoruyor adamı.Sen hep kente mi bastığını sanıyorsun, o umursuzluğunun altında ezilen minyatür sevda ! bari aşk bi hüküm versin senden yana,ipimi kesin…ben hevesli düşeyim idamlardan,aşk bensiz!
Bigün kendimizi anlarsan,bana anlatacağın çok şey olacak … o a´na kadar durdurun şu zamanımı ! O´nun hatrına,alemin üstüne kurulduğu sırrın hatrına a´nımın tükenişini durdurun!
Bakışlarının uçsuz maviliği mürekkep olsa,yetmez içimdeki sızının şimalini çizmeye … meryem´e isa´nın gelişi gibi ilahi bu acı ; duyulsa adımı kötüye çıkaracak , sussa mutlaka duyulacak! fanilere malzeme oluyor sevda´m, yazık! kıymetsizim, demir diyarına pazarlıyorum…bir ben değil,koskoca kent sarsılıyor ihanet rüzgarlarında! direnmeli mi …
Ahh basamaklı umut sokağım,kaldırımlarına sevgiler sızmış.Aşksız özetlenmiş bedenlerin limelenmiş yürekleri kokuşmaya yüz tutmuş ..tüm duvarlar ağlamaya meyilli ve ben,cesur sen savaşçısı bin hıçkırık boyu içli …hazırda yalanlarım varken,bir vurgun da benden olsun kentime…

ve…sana bir aşk borcum olsun bana ödendiğinde…!


alıntı



15-10-2008 09:14 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Dönüyorum düşümden. Gerçeğime, kendime. İçim bomboş. Bu sabah bütün insanlar gibi asık suratlı yürüdüm kentte. Ayaklarım yolunu bulamadı, iki külçe beton yığını gibi sürükledi beni. Hayır! Gitmek istediğim yer orası değil… Gittim yine de. Bütün zorunluluklarını yutkunarak hayatın gittim.Her zaman ki devinimlerini yapıp sabahın gittim. Ordaydım.
‘Kuşları anlatacak mısın bana? ‘

Hangi sazın telinden sökeyim, hangi şiirin mısralarını kanatayım, hangi bilgiç araştırmalardan, hangi resmin suyundan uçurayım sana kuşları? Bana özgürlüğü anımsatır, tutsaklığı esir tutarak karnında.Herkes gibi, her şey gibi, yığınaklarını çelişkiye yapmış kuşlar da…

Kuşların, göç yollarını buluyorlar. Her ilkbahar, her sonbahar, her olmayan bahar…
Aşkların göç yollarını da bulabilirler mi? Bütün iklimlerinden yonta yonta, bütün ülkelerinden dünyanın, bütün evrene sığdırabilirler mi bu yolların göçünü? Aşkın göçünü… Hey! Göğün nazlı gelinleri, vahşi kanatları; uysal, asi bağırtkanları. Beni de alın, beni de alın geçerken. Siz sıcağına ben ayazına düşeyim köhne memleketlerin. Beni de halkalatın ayaklarınıza. Yurdum kanatlarınız olsun artık. Ayaklarım basmasın yere, sürün benim sicilimi de en ıssız maviliğe…

Bir güvercinin ayağında umut olurum belki, jurnal bekleyen devletlere; bir martının ayağında deniz olurum, kimse çıkaramaz beni derinliklerinden; bir yalıçapkını olurum. Şalvarlı, mintanlı kızlara ıslık çalarım, sevgililerinden yadigar.Bir kartal olurum, bir şahin, atmaca ya da.Özlemlerin, gidenlerin, sevdanın başını koparan cellatların, şehir basan, köy yakan eşkıyaların, bencillerin, sahte suratların, meşakkatli dünyanın, hepsinin hepsinin gözünü oyayım diye… Boğsunlar diye beni yalın bir uçurumun kenarında, çatlasın diye bütün isyanlar gölgelerime, heybetime yanaşmasın diye hiç bir cümle bile…

‘Leylek leylek havada…’
Yumurtası bende.
Çaldım onu.
Bir çingenenin aya’ma baktığı yerle, sürü gibi çoğalan yalanlarıyla oynaşan zaman gibi.
Çaldım onu. Onlar beni nasıl çaldıysa anamım rahminden bende… çaldım. Hep onlar getirir ya bebelerin süt kokusunu eşiğime, bu sefer ben götüreyim için bir anneye, bu sefer ben salayım için gözlerini göğe,yüreğimden söküp atarak.

Bir serçe gibiyim şimdi. Tüm ayrıntılarıyla mekandan, tüm açlığıyla üzerimden gelip geçenlerden, bir kırıntı yerine boğazıma dolan egzozlardan, ürperiyorum şimdi.
Küçücüğüm. Elimden bir şey gelmez ki…

Ben bir ‘toy’um. Adımı bile bilmez kimse, neslimi, nerden gelip nereye gittiğimi.
Ömrüm benim kaç bin yıllık ve kaç bin yılını tükettiniz, göz görmeye görmeye? Gözlerime bakın! Gözlerimdeki yanılgı dehşete düşürür, yok olma ihtimali yeniden bağlar hayata.
Hayat mı? O da ne?
Bana yaşamamam için vermediniz mi onu? Bana hiç gözlerim gibi derinden akmadınız. Bakmadınız bana. Ezildim, parçalandım, yandım… Herkes gibi salınacak göğüm yok benim, herkes gibi konacağım toprak… Bacaklarım bile yetişmez sizin kilometre taşlarınızı adımlamaya.

Hayat mı? O da ne?
Doğarken belli olan sonum. Sonumdan sonraki ’son’um.
Ben bir toyum.
Aşklar ve kuşlar göçerken,
Aşklar ve kuşlar yaşarken,
Aşklar ve kuşlar çoğalırken, ben yükünü omuzlayan yolcuyum.
Aşklar ve kuşlar göçerken,
kaybolurum.
Gözlerim bütün dünyaya kapalı…

Emine Tansu






15-10-2008 09:18 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Artık biliyorum
ya ben hayata fazlayım
ya da hayat bana fazla geliyor

Ruhum, kapalı kapılar ardında kilitli
Senin gittiğin zamana bıraktım bedenimi
Hiç bıkamadan, hayata aldırmadan bekliyorum aynı yerde
Bekliyorum bir gün geleceğini
Darmadağın düşlerim kalmıştı gidişinden
Her rahatlamak istediğimde gözlerimi bıraktım dünyaya
Beynim durmuş bir saat gibiydi
Sahte dostluklar, çıkarlı iyilikler, ne yaptığını bilmeyen insanlar
Sabır benim en iyi dostumdu
Seni beklememe çok yardımcı oldu
benim olmam gereken yer o adını bilmediğim, kimsenin fark etmediği uçurumun en dip köşesi...
yaşamak bir armağandı evet ama
gözlerimi kapadığımda huzur bulmuyorsam,
ağlayınca rahatlayamıyorsam
unutamadığım insanı bir daha görmeyeceksem
ve arkadaşlarımın beni acımla baş başa bıraktığına inandıysam
yaşamanın neyi armağandı

o uçurumun en dip köşesinde hep yeni bir fırsat yeni bir hayat diledim her gün
sürüklediler beni her gün uçuruma
kendime yeni bir sayfa açmayı denedin
hayata en baştan başlamayı
kaçıp gitmeyi, kurtulmayı diledim bu kuşkulu yerlerden
oldu...
çünkü sen geldin tam kendimi salıvermişken
elimden tuttun ve beni bambaşka bir hayata götürdün
geride kalanların bedelini ödeyerek yeni bir hayatım oldu
hiçbir zaman yalnız bırakamayacağım, terk edemeyeceğim hayatım oldu
ne kimseyi özlüyorum artık. Ne de bir daha o uçurumun dibine gitmeyi

karanlığın bana gülüşüne kanmayacağım artık...



alıntı




15-10-2008 09:35 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Yüreğim yorgun bugün..
Harap ve bitap..
Dahada beteri
Sanki bir mezarlık yüreğim..
Ne umutlar gömmüşüm,
Ne hayaller,
Ne dostluklar..!!
Kimilerine dua okuyorum,
Kimilerine lanett ..!!
Kimilerine acı bir tebessüm,
Kimilerine ne güzeldi değil mi diyorumm,
Kimilerine hiç olmamalıydın,
Kimilerine nerdesiinn..!!
Hiç aklıma gelmezdi..
Bir gün yüreğimde bir mezarlık göreceğim..
Benim yüreğim kocaman bii mezarlık bugün!...

alıntı



15-10-2008 09:45 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..



Çok su verilince ölür ya çiçekler
çok ağlarım; çürür gözlerim gidersen eğer
ben senin gülbahçende oyunlarıyla mutlu
ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.

Sen ne güzel güldün, solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
çiçekler...
çiçekler sevildikçe büyür
gitme diyorum sana gitme!
..çiçeklerim benimle ölür.

Buralardan gitme
buralar gitsin, sen gitme
gitmek çözecekse..
ve biri gidecekse..
buralar gitsin, sen gitme...
...Sen gitme!




alıntı




15-10-2008 09:56 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 78, 79, 80, 81  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com