Bekleyiş&8230;
Aşk zamansız gelir derler. Öyle zamansız çalar ki kapını ne hazırsındır nede ret edebilirsin. Kelimeler boğazında tıkanır öylece kalırsın. Ne anlarsın yaşadıklarını nede önemsiz bir hayal gibi gülüp geçersin. Çünkü bir kez çaldı mı aşk kapını işte o kapı yüreğine açılır. Ve bir kez kapandı mı üstüne ne çıkabilirsin içinden ne de yüzü toz tutmuş anılar gibi unutur gidersin. Yani aşk öyle zamansız gelir ki her dem taze bir umut gibi dolaşır benliğinde. Yavaş yavaş batıp acıtana kadar yüreğimizi beklide çoğumuz fark etmeyiz&8230;
Ama ben ilk kez hazırda bekliyorum yar. Yüreğimi acıtmandan korktuğumdan değil lakin aşkını şiir demetleriyle şımartmak, hayallerime onu da ortak etmek için. Seni yüreğime bir misafir gibi kabul etmek için değil ev sahibi yapmak için. Ellerimde sevdamın anahtarı sana sunmak için bekliyorum. Zamansız gelecekse bu aşk ben zamanı yalnızlıklarıma merhem eder yaralarımı sararım yar. Beklide ömrüm boyunca hiç bu kadar son deminde yaşamadım hayatı&8230;
Ne kadar oldu bilmiyorum. Hasretinin kapısında diz çökmüş bekleyeli o kadar uzun oluyor ki. Kaç güneş doğdu yalnızlığımın üzerine kim bilir. Ellerim kaç kez uzandı senin yokluğunu tutmaya, varlığınla takas edip yeniden kavuşmaya gözlerine kim bilir kaç kez uzandı...
Ama her seferinde hayatın bana ödülü yine sensizlik oldu. Yine aşkım seni şımartmaktan başka bir işe yaramadı. Geride kapalı kapılar ve gerisin gerisinde bir sen benden öte. Bu hayatımın belki de en çok izlenen sahnesi, hani elimde kalemin ve kâğıdın olduğu geceler. Yüreğimde çocuksu bir sevdayla oradan oraya savruluyorum yelkenli gemiler misali. Ama yolculuğum hep çarptığım mercan kayalıklarında son buluyor. Acı verircesine içten bu terk ediş. Sevdamı kollarım arasında sımsıkı tutup boğulmak nedir bilir misin sen? Sevdanın yüküyle bir hiç gibi yitip gitmek. Her seferinde güneşe gözlerimi kırpıp umut içinde yeni bir günü beklemek. Yaşamak için ya vazgeçmek sevdandan ya da ucuz aşklara satmak kendini...
Bir yolculuğum daha bitti işte. Sen dışında herkesin bana sevgili olduğu bu hayatın son demindeyim işte. Bekliyorum sefaretimin son durağında. Elimde sana yazılmış başlıksız bir şiir, sırtımda hasretinin acısıyla gidiyorum işte. Seni her beklediğim anda hiç fark etmeden gidiyorum bu hayatın içinden. Gözlerimde insan manzaraları gündüz, geceleri de yaş. Yinede sen gelmezsin. Gözlerim değmez gözlerine. Hep kendi sevdamdan besleniyor yüreğim. Tükenmekte olan yine bir ben. Oysa çıkıp gelsen bir gece. Ansızın değsen soğuk tenime. Seni bekleyen yüreğime içten bir söz söylesen...
Bilmiyorsun kaç gece kâbuslarla yokluğunda uyandığımı. Elimde bana sensizliğin hediyesi bir sigara izmaritiyle öylece oturduğumu odamda. Gözyaşlarımla bir başıma senden bir haber beklediğimi... Kapıları bile sen gelirsinde görmem diye söküp attığımı bilmezsin sen, rüyalarda sana kavuşmak için ve geldiğinde sen sıkışma diye duvarın dibinde gözlerimi kapar kapamaz uyukladığımı bilmezsin...
Çok şey mi istiyorum sadece yanımda ol diye, bir günde senin gözlerinde uyanayım diye çok şey mi istiyorum. Sen gelmeyeceksen bile, bana hayallerini gönder yar. Saçlarının, gözlerinin renginden bi haber yaşamaktan yoruldum. Çok şey mi bu dua tanrıdan. Oysa ben türkü tadında yaşamak istemedim hiç. Şiirlerime başlık olacak adını bileyim yeter yar. Ömrümün geri kalanını, sensiz geçen her günümü geri iade edebilsem keşke tanrıya. Bana sensiz yaşamak haram be yar...
|