İğne deliğinden Hindistan seyrederken yumurtlayan bir horoz varmış. Bu duruma şaşıran horoz yumurtasını alarak iğne deliğinden geçip, Hindistan’a ayak basmış. Oradaki horozlara durumu anlatarak “ Böyle şeyler normaldir, o yumurta sana moraldir. Hemen yumurtanın üstüne otur, kuluçka ol, hayata tuzak kur “ diyenlere inanarak dediklerini yapmış. Otuz bir gün sonra yumurtadan bir civciv çıkmış. Horoz civcivi gel bili bili, gel bili bili diyerek büyütmüş. Sonunda o da horoz olup çıkmış.
Bir süre sonra iki horoz arasında, ben senim, sen bensin kavgaları başlamış. Giderek bu kavgalar ben ben değilsem, sen ben değilsin boyutuna ulaşmış. Bakmış iki horoz anlaşamayacaklar arabulucu olarak ördek veya kaz aramaya başlamışlar. Yolda rastladıkları hindinin birine durumu anlatmışlar. Hindinin biri: “ İyi ki önünüze ben çıktım. Hindistan’da ördek veya kaz yoktur, ama hindi çoktur. Ben hindi olduğuma göre, derdinizin çözümü bende “ diyerek genç horoza dönmüş. “ Sen maskeni çıkar, buna ver, ateş yakıp üstünden atlayın, is-duman içinde kalıp iç içe geçin, tek olup yeni bir hayat seçin “ demiş.
Sonunda hindinin dediği olmuş ve horozlar iç içe geçip, tek olmuş. Horoz iğne deliğinden dönerek tekrar Hindistan’ı seyretmeye başlamış.
Yazan: Serdar Yıldırım
|