| Geri
|
|
|
|
| aşk' ı anlamanıza yardım olacak bi yazıdır |
|
Kör hikayeci anlatmaya başlar yanındaki genç delikanlıya………
Bir gün kral diyarın en güzel prenseslerini çağırdığı bir davet verir. Güzel olmasına kızların hepsi güzeldir ama kralın kızı gibisi yoktur. Kralın askerlerinden biri nöbet beklerken prenses önünden geçer. Bakış o bakış. Prensese âşık olur.
Basit bir askerin, kralın kızı yanında hükmü nedir ki? Ama her nasılsa, eninde sonunda prensesle tanışmayı başarır asker ve prensese “onsuz dayanamayacağını, beraber olamayacaklarsa ölmek istediğini” söyler.
Prenses askerin aşkının gücünden etkilenmiştir. Ona şöyle der,
“eğer balkonumun önünde yüz gün yüz gece bekleyebilirsen, senin olacağıma söz veriyorum.”
Asker başlar beklemeye… bir gün, iki gün, yirmi gün geçer…
Prenses her akşam balkonundan, aşağıda bekleyen askere bakar. Ne zaman baksa asker hiç kıpırdamadan beklemektedir. Yağmurda, karda, güneşte, rüzgarda asker hep beklemektedir.
Günler geçer asker bekler…
Bitmek bilmeyen bu günler boyunca prenses de bekler
Sonunda doksan dokuzuncu gece gelmiştir.
prenses balkona çıkar askerle göz göze gelirler ve asker arkasını döner ve yürümeye başlar.
Asker arkasına bakmadan gider.
Filmde hikayeyi anlatan kör sinemacı yanındaki genç delikanlıya dönerek “Sakın bana bunun ne anlama geldiğini sorma çünkü bende bilmiyorum, sen anladıysan bana söyle der.” Ve film biter. (Sinema Paradisi)
|
|
|
|
| Şikayet et
|
|
|
Tarih: 27.07.2007 13:56 -
Okuma Sayısı: 1009 -
Yazının Puanı: 0 -
Yazar: alp
|
|
|
|
|
|
|
Gösterilen Yorumlar
1 - 1 / 1
|
|
|
 |
|
|
Tarih: 28-07-2007
bence burda anlatılan aşkın kovalanmaktan ibaret olduğu...
kız gittiğinde,asker kovalardı
asker gittiğindede kız..
aşk kavuşamamaktır...
aşk acıyı,ızdırabı doyasıya yaşamaktır...
|
| Uygunsuz
İçerik |
|
|
|
|