Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Geri

Güzel Bu yazıyı arkadaşıma yolla
İlk defa görüyordu. Bir çiçek... Kırmızıydılar. Bu renk ona vatanı Khibern’i hatırlatıyordu. Ama bu kez vahşet ve acı değil masumiyet yüklüydü bu renk. Biraz daha yaklaştı Devilean. Katil elleri sıkıca kavradı çiçeği. Aynı anda elinde müthiş bir acı hissetti. Ve çiçeğin rengi kadar parlak kan aktı damarlarından, bir damlası çiçeğin sahibi toprağa düştü. Toprak Devilean’ın aldığı güle bedel olarak emdi bu sıvıyı. Avucunu açtı, çiçeğe baktı Devilean. Böylesine güzel bir varlığın savunmasız kalacağını mı zannediyordu? Ama ne olabilirdi canını böylesine yakan. Güzel kırmızı yaprakları taşıyan başının altındaki dala baktı. Bir ejderhanın sırtı gibi dikenlerle kaplıydı. Dikenlerin birkaçında çiçeğin ondan çaldığı kanı vardı. Devilean bırakmadı çiçeği. Daha yakından incelemeye başladı. Evirip çevirdi. Yumuşacık yapraklarına dokundu. İçine çekti kokusunu. Tuhaftı kokusu. Alışık değildi genç elf bu kokuya. Kötü değildi koku. Aksine çiçeğin güzelliğini haykıran sesiydi adeta. Hoşuna gitmişti Devilean’ın. Hafifçe gülümsedi.
“Hiç gül görmedin mi?” dedi çiçeğin kırmızı yaprakları gibi yumuşacık bir ses. Devilean irkildi. Ayağa kalktı ve kılıcını çıkardı. Etrafına bakınmaya başladı. Kimse görünmüyordu. “Çık karşıma” diye haykırdı. Kılıcının kabzasını sıkıca kavrıyordu. Devilean, bir yandan da etrafına bakmaya devam ediyordu. Ağacın arkasından çıktı sesin sahibi. Devilean’ın kılıç tutan eli yavaşça indi. Devilean milyonlarca güle bedel bu güzele baktı. Eli gevşedi, kılıcı yere düştü ve bir çınlama sesi duyuldu. Yavaşça yaklaştı Devilean sesin sahibine. İlk defa böyle hissediyordu. Kalbi ilk defa böylesine hızlı çarpıyordu. Daha azında ölüm korkusu hâkimdi bedenine. Sonra birden durdu ayakları. Biraz önce dokunduğu gülü hatırladı. Avucunun içini ancak dolduran ufacık bir güzellik nasıl da yakmıştı canını. Peki ya bu gül? Bir bakışıyla bir titanı dizleri üzerine çöktürecek kadar, asırlardır kimsenin çığlıklarını dinlemeyen acımasız ‘ölüm’ü kölesi yapacak kadar, Sylarenna’nın her bir dalını kurutacak kadar güzel olan bu çiçeğin dikeni ise kim bilir ne kadar acı vericiydi. Çırptı siyah kanatlarını, uzaklaştı, Devilean. Kaçtı! Hayatında ilk defa bu kadar çok korktu. Peşinden seslenmesine aldırmadı. Bedeni böyle bir acıya hazır değildi çünkü. Aslında ona bakarken hissetmişti dikenlerini. Bir çift gözün ona verdiği acıyı daha önce hiçbir şey verememişti. Vermeyecekti, emindi de. Kılıcını orada bıraktı ve gitti. Hissettiği dayanılmaz acıdan sonra kendini savunmak için bir parça metal çok yetersizdi. Forphedh böyle acılara sahipse eğer, kılıcı artık gereksiz ağırlıktı.
Ömer Yolal 07.08.2005/16:40

Şikayet et

Tarih: 14.07.2007 17:47 - Okuma Sayısı: 342 - Yazının Puanı: 0 - Yazar: Ömer Bu yazıyı arkadaşıma yolla

Gösterilen Yorumlar 0 - 0 / 0

Yorum ekle

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim