Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa | Arkadaşlarını Bul | Etiket | Forumlar | Sohbet
Sen ne yapiyorsun ?
Geri

Sevgİlİler GÜnÜ Bu yazıyı arkadaşıma yolla
''Uyandım. Hiç bir şey hatırlamıyordum. Vücudumda bazı morluklar vardı, midem bulanıyordu. Bomboş bir odadaydım. Bir ayna vardı karşımda. Aynada ki görüntüm midemdekilerin tamamını boşaltmama neden oldu. Kendimi toparladığımda tekrar aynaya baktım. Kırmızı renkte bir isim yazıyordu. Elfide... Elfide'yi bul.

Hatırlamaya başladım''



14 Şubat

''Sevgililer günüydü. İşyerinden izin alıp doğru Elfideyle buluşacağım yere gittim. Planımızı yapmıştık. Önce iki sevgili el ele İstanbul'un güzel yerlerini gezecektik. Akşam ise evde film izleyecektik. Biraz sonra Elfide geldi. Akşama kadar gezdik. Sonra eve gittik. Belki de en güzel günümüzü yaşıyorduk. Güzel bir günün son saatlerini aşk filmi izleyerek geçiriyorduk. İkimizde çok mutluyduk taa ki o telefon gelene kadar. Film izlerken telefon çalmıştı. Ahizeyi kaldırdığımda karşıdan ses gelmiyordu. Daha sonra telefon kapandı. Ne olduğunu anlayamadan telefon ikinci kez çalmıştı. Bu defa ahizeden önce birkaç tıkırtı sesi geldi daha sonra da bir kadının tüyler ürpertici çığlığı. Korkmuştum. Ama Elfideye birşey belli etmeden filmi izlemeye devam ettim. Bu arada aklım hala gelen telefondaydı. Birisi dalga mı geçmişti? Eğer olanlar gerçekse telefonun karşı tarafında bir cinayet işlenmişti. Bundan emindim. Keyfim kaçmıştı filmden tamamen kopmuştum. Bu sorularla boğuşurken kapı zili çaldı. Bir anda korkuyla zıpladım. Daha sonra Elfideye yerinde kalmasını kapıya kendimin bakacağımı söyledim. Zil ısrarla çalmaya devam ediyordu. Kapı gözünden baktığımda kimseyi göremedim. Zil yeniden çalmaya başlayınca kapıyı açtım. Son hatırladığım vücuduma giren uyuşturucu iğneydi.


******

Şimdi ise tanımadığım bu yerdeydim. Kaç gündür burada olduğumu bilmiyordum. Belki de hala aynı günü yaşıyordum. Kaçırılmış olmalıydım. Ama niçin? Kim yapmıştı bunu? Benden ne istiyorlardı? Bu sorular kafamı kurcalarken gözüm yine aynaya takıldı. ''Elfide'' Bu yazının kim tarafından ve ne zaman yazıldığının şu anda önemi yoktu. Çünkü daha önemlisi Elfide şu anda tehlike de olmalıydı. Ve bir an önce onu bulmalıydım. Beni kaçıranlar kim bilir ona ne yapmışlardı. Bir an önce buradan çıkıp onu bulmalıydım. Odanın kapısı kilitliydi. Pencere felan da yoktu. Çaresizlik içinde odanın bir köşesine yığılmıştım. Neden sonra odaya birinin yaklaşmakta olduğunu duydum. Ayak sesleri giderek artıyordu. Hemen odayı aydınlatan lambayı söndürdüm. Şimdi her yer karanlıktı. Sırtımı kapının solundaki duvara dayayıp kapının açılmasını bekledim. İçeri giren adam olan biteni anlayamadan ensesine vurduğum sert darbeyle bayılmıştı. Hızlı olmalıydım. Kapı uzun bir hole çıkıyordu. Ama holde kimsecikler görünmüyordu. Holü koşar adımlarla geçip dışarı çıktım. Gördüklerim karşısında şaşkına dönmüştüm. Hol büyük bir bahçeye açılıyordu. İşin garibi bahçe de bir çok insan bulunuyordu. İlk anda kimse beni farketmedi. Etrafıma dikkatlice baktığımda bahçe duvarlarının yüksek olmadığını gördüm. Bir çırpıda duvarı tırmanıp aştım. Bahçeden gelen sesleri duyabiliyordum. Anlaşılan kaçtığımı farketmişlerdi. Kaçmaya başladım. Ve bir caddeye çıkıp izimi kaybettirdim. Şimdi hemen eve gitmeliydim. Evde Elfideye ait birşeyler bulabilirdim. En azından belki bir ipucu olabilirdi. Eve doğru ilerlemeye başladım.

Birkaç dakika sonra evin önündeydim. Şans eseri anahtarlar hala üstümdeydi. Hemen kapıyı açıp içeri girdim. Eve sessizlik hakimdi. Bir ipucu bulabilmek için bütün odalara baktım. Herşey bir düzen içinde yerinde duruyordu. ''Peki Elfideyi nereye götürmüşlerdi.'' Düşünmeye başladım. Alel acele kaçtığım için oranın neresi olduğunu bile öğrenememiştim. Hafızamı yokluyordum. Sonunda birşeyler hatırlamaya başlamıştım. Elfideyle film izlediğimiz akşam o esrarengiz telefon aklıma geldi. Sadece bir kişiden şüphelendim. ''Tayfun''. Eski arkadaş! Uzun zamandır Elfide de gözü olduğunu düşünüyordum. O gece Elfideyle buluşacağımı da biliyor olmalıydı. Zaten son günlerde de doktor olmasının verdiği karizmayla Elfideye yaklaşmaya çalışıyordu. Telefonu o etmiş olmalıydı. Beni kaçıran da oydu. Belki benimle oynamak için yazıyı da o yazmış olmalıydı. ''Evet evet bu işte mutlaka onun parmağı vardı''. Şimdi hemen onu bulmalıydım. Çekmeceden daha önce kendimi korumak için aldığım kuru sıkı tabancayı çıkardım. Kuru sıkı tabanca belki onu öldürmezdi. Ama konuşturmaya yeterdi. Elfidenin nerede olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı? . Bu sırada evin kapısı açıldı. İçeri giren kişi bulunduğum odaya doğru ilerliyordu. Sessizce beklemeye başladım. Gelen Tayfundu.

- Elfide nerede?

-Bak sakin ol. Sana yardım etmeye geldim.

-Benimle oyun oynama Elfide nerede dedim?

Bu arada arkadan biri Gökhan diye seslendi. Sesi hemen tanımıştım.

-''Elfide!''.

-Ne yapıyorsun sen?

-Bu adam beni kaçırdı.

-Niye kaçırsın. O sana yardım etmek istiyor. Seni tedavi etmek için geldi buraya.

-Ne yardımından bahsediyorsun. Bu adam Sevgililer gününde telefon sapıklığı yaptı. Hatta sonra beni kaçırdılar.

-Sevgililer günü mü? Sevgililer gününe daha on gün var.

-Ne on günü? Hatta önce gezdik sonra da film izledik ya. Yemin ederim bunları yaptık.

-Biz onları geçen yıl yapmıştık Gökhan.

-Hem niye kaçtın hastaneden daha bir gün bile olmadan?

Elfidenin söylediklerinden hiçbir şey anlamıyordum.

-Hastaneden mi kaçmışım? Orası hastane değildi? Bomboş bir odaydı. Üstelik ayna da senin ismin yazıyordu.

-Doktorlar kriz geçirip oradaki diğer hastalara zarar verme ihtimalin olduğu için seni o odaya yatırmış. O yazıyı da senin yazdığını ama daha sonra geçirdiğin kriz yüzünden bunları hatırlamadığını söylüyorlar.

-Şimdi sakin ol. Tayfun seni tedavi edecek.

Doktor iki dakika sonra elinde enjektörle döndüğünde kendimi tamamen kaybetmiştim. Uyandığımda odada yine yalnızdım. Ama ilaçlar etkisini göstermiş sakinleşmiştim. Ama hala neler olduğunu tam olarak anlayamamıştım. Bu sırada oda kapısının önünde Elfideyle Tayfunun benim hakkımda ki konuşmasına şahit oldum. Duyduklarıma inanamıyordum. Tayfun benim bir şizofreni hastası olduğumu, gerçeklerle hayalleri karıştırdığımı ve hemen hastaneye kaldırılmam gerektiğini söylüyordu. Bu arada gözüm takvime takılmıştı. 4 Şubat 2007. Hasta olduğuma inanmaya başlamıştım. Zaten bir şizofreni hastasının iyileşmesi önce hastalığını kabul etmesine bağlıydı. Bugün bir yıl önce yaşadıklarımı tekrar yaşamıştım.

Şikayet et

Tarih: 25.05.2007 20:51 - Okuma Sayısı: 501 - Yazının Puanı: 10 - Yazar: kä£êñdê® Bu yazıyı arkadaşıma yolla

Gösterilen Yorumlar 0 - 0 / 0

Yorum ekle

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Ekart | Gezi Rehberi | Düşler Radyo
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim