arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 12
Forumlar >> Dinler, inançlar, mistisizm >> Rüku bosluk
Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar Rüku
offline ~~BünyaS~~
Mesajlar: 3330

96988
Namaz da rükudan kalkarken Semi'allahu limen hamideh demenin hikmeti nedir?

Namaz kılan kişi, rükûya eğildiği zaman “Sübhane Rabbiye’l-Azim” diyerek, “Azim olan Rabb’imi yaratılmışlara ait bütün eksikliklerden tenzih ederek O’nu güzel isim ve sıfatlarıyla tesbih ederim” anlamına gelen ifadeyi okumaktadır.

Mevlânâ’nın tabiriyle insan, Rabb’inin hesap anındaki sorularına cevap veremeyerek iki büklüm utancından rükûya eğilirken Rabb’in lütfuyla tekrar ayakta huzura durma imkanıyla sevincini “Allah, kendisine hamd edenleri işitir (Semiallahu limen hamideh)”, “Hamd, Rabb’imiz içindir (Rabbena leke’l-hamd)” diyerek ifade eder.

Mevlânâ bu manevi hali şöyle anlatır:

Kıyam esnasında kişi, Hakk’ın huzurunda kıyamette safların kurulduğu anı yaşar, münacat ve hesap vermek için insanların durduğu gibi divanda durur. Kıyam anında kişi; kıyamet korkusuyla şaşkın, Hakk’ın divanında gözyaşı döker. “Mahsulün nerede? Verdiğim mühlet içinde işlediklerin nedir?” gibi dertlendirici binlerce sual, Allah tarafından kendisine sorulur. Kıyama kalktıkça kul, bu gibi suallerden utanır; iki kat olup rükûya varır. Utancından ayakta durmaya mecali kalmayıp, rükûda Hakk’ı tesbih ederek, yalvarır.

Hakk’ı “Sübhane Rabbiye’l-Azim” diyerek tesbih eder. “Yüce olan (Azim) terbiye edicim ve sahibim (Rabbî) Seni kullara ve yaratılmışlara ait bütün eksik sıfatlardan tenzih ederim. (Sübhan) ‘Sen Vafisin, ben değilim. sen Kerimsin, ben değilim, sen Vedudsün, ben değilim. sen Rahmansın, ben değilim…’ diyerek haddini bilir…

Hatalarını itiraf eder. “Yüce olan Rabb’imi O’na layık güzel isim ve sıfatlarıyla tesbih ederim” (Sübhane Rabbiye’l-Azim) diyerek Vâfi ile vefayı, Sabûr ile sabrı, Mütekebbir ile tevazuyu, Rahman ile merhameti, Şekûr ile şükrü idrak eder. Böylece kul, bu isimlerdeki İlahi tecellileri ruhuna ve ahlakına zerk edebilir. Sübhan şırıngadaki ilacın bedene verilmesi gibi İlahi isim ve sıfatlardaki vitaminleri ve tecellileri ruha ve ahlaka verecektir. Bu nedenle “Sübhan” karakter gelişiminin özünü oluşturan bir kavramdır.

Yüce Rabb’ini kullara ve yaratılmışlara ait eksik sıfatlardan uzak tuttuğunu (Sübhane Rabbiye’l-Azim) diyerek ifade eden bir insan, hatalarını itiraf eder, haddini bilir. Haddini bilen hatalarını itiraf eden bu insanı Rabb’i tekrar huzura davet eder. Kul tekrar ayağa kalkar. Bu an kulun sanki utancının ve pişmanlığının affedildiği Rabb’in övgüsüne vasıtasız ulaştığı andır. Kul haddini bilme sonucu hatalarının affedilmesi ve tekrar huzura alınmasının sevincini “Allah kendisine hamd edenleri işitir.” (Semi Allahu Limen Hamide) diyerek ifade eder. Sanki kul, “Semi Allahu Limen Hamide” diyerek, Rabb’ine “Rabb’im hamdımı ve şükrümü, övgümü ve takdirimi işittin. Bana tekrar ayakta durma imkanı verdin” demektedir. İşte o an kişi Rabb’i ile karşılıklı hamdlaşır. Yani kul, “Rabb’im Seni övüyorum. Hamd ve şükrün, takdir ve övgünün en güzeli senin içindir” (Rabbena leke’l-hamd) derken Rabb’i de ona “Hamdımı ve övgümü, şükrümü ve takdirimi sana lütfediyorum ve seni övülmüş kullarımın arasına katıyorum.” müjdesini vermektedir.

Yani kul rukûdan kalkarken, Rabb’ine “Allah, kendisine hamd edenleri işitir. (Semi Allahu limen hamide)”, “Sen benim hamdımı ve şükrümü, övgü ve minnetimi işittin, bana tekrar huzurunda ayakta durma imkanı verdin; bana tekrar hamd etme lütfunu ikram ettin; beni övgü ve takdir ile anarak beni övülmüş kullarının arasına kattın; ama hakikatte hamd ve övgü, şükür ve takdir senin içindir; hamd Sana layıktır (Rabbena leke’l-hamd) demektedir. Bu manevi hal içerisinde Rabb’i rükûdan henüz kalkan bu kulunu karşılıklı hamdlaşma neticesinde övülmüş; şükrü, tevbesi ve pişmanlığı kabul olunmuş Allah dostu kullarının arasına katar.

Artık kişi sadece Rabb’ine karşı utanç ve korkusundan değil; bilakis Rabb’ine karşı hissettiği sevgi ve muhabbetin coşkusuyla secdeye, Rabb’inin huzuruna kapanır.

12-09-2008 23:16 | cevapla | Şikayet Et!
offline _¹.
Moderatör
Mesajlar: 1110

155501





teşekkürler Bünyas..

12-09-2008 23:25 | cevapla | Şikayet Et!
offline ~~BünyaS~~
Mesajlar: 3330

96988
mevlana ne kadar güzel acıklamış rüku ve secdeyi...

12-09-2008 23:27 | cevapla | Şikayet Et!
offline ~~BünyaS~~
Mesajlar: 3330

96988
Rabbim her namaz kılana rüku ve secdenin hakkını verebilmeyi secdelerden haz alabilmeyi nasib eylesin...

12-09-2008 23:31 | cevapla | Şikayet Et!
offline oktay
Mesajlar: 1198

~~BünyaS~~ demiş ki; Rabbim her namaz kılana rüku ve secdenin hakkını verebilmeyi secdelerden haz alabilmeyi nasib eylesin...

AMİN

12-09-2008 23:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline efsa
Mesajlar: 653

10445
~~BünyaS~~ demiş ki; Namaz da rükudan kalkarken Semi'allahu limen hamideh demenin hikmeti nedir?

Namaz kılan kişi, rükûya eğildiği zaman “Sübhane Rabbiye’l-Azim” diyerek, “Azim olan Rabb’imi yaratılmışlara ait bütün eksikliklerden tenzih ederek O’nu güzel isim ve sıfatlarıyla tesbih ederim” anlamına gelen ifadeyi okumaktadır.

Artık kişi sadece Rabb’ine karşı utanç ve korkusundan değil; bilakis Rabb’ine karşı hissettiği sevgi ve muhabbetin coşkusuyla secdeye, Rabb’inin huzuruna kapanır.


babannem rahmetli
Allah bize lazım demek olduğunu söylemişti aklımda öyle yer eder hala belki babannemi unutmamak içindir

13-09-2008 05:19 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Kardeş,ellerinne saglık Allah seni yormasın.Teşekkürler.

13-09-2008 06:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline SaĞ(a)Nak
Mesajlar: 6588




Sakifeoğulları kabilesi Resul-i Ekrem'den (s.a.a) na­mazda rükû ve secdenin olmamasını istediler ve "Eğil­mek bizim için utanç verici bir durumdur." dediler. Bu­nun üzerine şu ayet nazil oldu:[251]

"Onlara, 'Rükû edin.' dendiği zaman rükû etmezler."[252]

İnsanlar kendileri gibilerinin karşısında eğilmekte ve tazim etmekteler; fakat siz sadece yaratıcınız karşı­sında eğilmekte ve tazim etmektesiniz.

"Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt."[253] ayeti nazil olunca, Resulullah (s.a.a) rükûda Allah'a tazim etmele­rini ve rükûda "Subhane rabbiy'el-azîm-i ve bi-hamdih (Münezzeh olan Rabbim yücedir ve ben ona hamd etmekteyim)."[254] zikrini söylemelerini emretti. Rivayetlerde şöyle geçer:

"Rükû edebin, secde Allah'a yakınlığın nişanesidir ve edebi iyi bir şekilde yapmadıkça Allah'a kurb ve yaklaşmaya hazır olmazsınız."[255]

Rükû, Allah Tealâ'dan tövbe, istiğfar ve bağışlanma dilemenin yoludur.


------------------------------------------------------------------------------

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Rükû ve uzun secde İblis'i öfkelendirir ve der ki: Vay hâlime! Bu insanlar sundukları bu kul­lukla artık bana itaat etmezler."[258]

Allah Tealâ meleklere şöyle buyuruyor:

"Bakın, kullarım bana nasıl tazim etmekte ve rükûya gitmekteler; buna karşılık onları yücelte­ceğim ve onlara onur ve azamet bahşedeceğim."[259]

İmam Cafer Sadık (a.s) buyuruyor ki:

"Rükû ve uzun secde insanın ömrünün uza­masında etkilidir."[260]



Alıntı


kaynak:http://www.al-shia.com/html/tur/books/namaz/06.htm

13-09-2008 09:24 | cevapla | Şikayet Et!
offline BARIŞ_06
Mesajlar: 274

128150
o resim gerşekmi ya

13-09-2008 11:52 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

kardeş eline koluna sağlık çok güzel bir forum olmuş

13-09-2008 12:10 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com