arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 97
Forumlar >> Dinler, inançlar, mistisizm >> DUA bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar DUA
offline Yabancı..


Duâ, bir ibadettir, duâ kulluğun özüdür, duâ Rabbe dönüş ve yönelişin adıdır. Kulluktan bahsedilen bir yerde, duâdan bahsetmemek mümkün değildir. Zaten, Allah (cc) da “Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var!” buyurmuyor mu? ve “Duâ edin kabul edeyim” diyen de bizzat kendisi değil mi?
Duâ, Allah (cc)’la kul arasında kuvvetli bir bağdır. Başka bir ifade ile, kulun düşüncesinin Rabbe takdim edilmesi şeklidir duâ. Kul erişemeyeceği ve iktidarıyla elde edemeyeceği her şeyini, mutlak iktidar sahibi olan Kadîr-i Mutlak’tan ister; işte bu isteğin adıdır duâ. O, helezonlar hâlinde kuldan Rabbe yücelen tatlı bir nağmedir ta arşa kadar...
Günümüzde, sadece beş vakit namazın veya belli bir kısım ibadetlerin sonuna sıkıştırılarak küçültülen duâ, gerçekte hayatın ve hayat ötesinin en büyük lâzımıdır. Hayatı, duâsız düşünmek mümkün değildir. Yaşadığımız hayat, baştan sona kadar duâdan ibarettir. Duâ, Rıza-i İlâhî’nin şifresi ve cennet yurdunun da anahtarıdır. Yine duâ, “abd”den Rabbe yükselen kulluk nişanı, Rab’den “abd”e inen rahmet simgesidir. Daha doğrusu o, Allah (cc)’la kul arasında olan münasebetin tam odak noktasıdır. Duâ, bir cihetten ibadet, bir başka cihetten imkân âlemi ile lâhut âlemini birleştiren ulvî bir miraçtır. İnsanı merdiven merdiven Hakk’a yücelten mukaddes bir miraç..!
Rahmet elinin üzerimizde dolaşması, duâ sayesindedir. Duâ, aynı zamanda gazabın da paratoneridir. Evet, hakkımız-da rahmeti ve rızayı celp, gazap ve öfkeyi def edecek olan müessir bir ubudiyettir duâ. Çok defa beşer imkânının tükendiği noktada duâ şuuru -keşke tâ baştan olsa!- başlar. Haddizatında, ona başlangıç ve bitiş noktası tesbit etmek, ya yoktur veya imkansızdır. Çünkü, duâdan müstağni olacak bir ânı yoktur insanın. O hâlde kul, kendisinden tecellileriyle bir ân dur olmayacağı Rabb’ine, duâdan da bir ân dur olmaması lâzımdır. Zira, Rabbin kapısına duâ ile varılır, o kapıda duâ ile konuşurlar ve rahmeti hakkımızda sağnak sağnak celbeden de duadır.
Bize bakan yönüyle duâ, istemektir. Biz maddî-mânevî ihtiyaçlarımızı isteriz Rabb’imizden. Ne var ki, çok defa istediğimiz şeyi de, isteme şeklini de bilemeyiz, bilemeyiz de istemede bile sû-i edebde bulunuruz Zât-ı Zülcelâl’e karşı. İstenilen şeyleri, Mutlak İrade sahibinin iradesi istikametinde görmek istemeyip, kendi arzumuz istikametinde diler dururuz. Bundan dolayı da her istediğimizin âcilen yerine getirilmesini, yerine getirilmeyen arzularımızın da reddedildiğini düşünerek me’yûs oluruz. Daha açık bir ifade ile, mutlak iradeyi, her zaman kendi cüz’î irademizin peyki olarak görmek isteriz. Bütün bunlar, duâ âdap ve terminolojisine zıt olan şeylerdir. Bu niyetle yapılan duâlar, Allah (cc)’la kul arasında râbıta olmaktan çok uzaktır. Onun âdap ve erkanına riayet ise, icabete vesile olacak şartlardan birisi, belki de en birincisidir.

23-08-2008 23:44 | cevapla | Şikayet Et!
offline AEON
Mesajlar: 1781

131350
İlk önce ile ve yakın akrabalar. Sonra devletimiz milletimiz ve tüm islam beldelerimiz. En son peygamberlerimiz evliyalarımız şehitlerimiz ve tüm banada dua yokmu diyen mümin müslüman kardeşlerimize. diye ederim.

23-08-2008 23:44 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Duâ, bazan ciddî bir istek ve iştiyak halinde sırf bir mülahaza olarak kalpten yükselir. Bu durumda kul, hiçbir şey söylemez. Belki dudakları bile kıpırdamaz; ama, O Allâmü’l-Guyub’un, hâline nigahbân olduğunu bilerek, tam bir tevekkül içinde bulunmaya çalışır ve bulacağını bulur. Tıpkı Hz. İbrahim Aleyhisselâm’ın ateşe atıldığı andaki durumu gibi. Bütün imkânların kesildiği ve sebeplerin sükut ettiği bu noktada: “Ey ateş! İbrahim üzerine soğuk ve selâmet ol (İbrahim’i yakma)” (Enbiyâ, 21/69) ilâhî fermanı ona hiç umulmadık şekilde medet kaynağı olmuştur.
Kalpteki duyguların, lisan yoluyla Rabbe ulaştırılması; bu da duânın ikinci bir şeklidir. Burada kul, sadece hâlini arzeder, fakat isteğini dile getirmez. Bazen de, hem halini arz eder hem de isteğini dile getirir. Kur’ân, peygamber duâlarından her ikisini de misâl olarak seçmiştir ki, birinciye Hz. Eyyûb Aleyhisselâm’ın: “Ya Rabbî! Zarar bana dokundu ve sen Erhamü’r-Râhîminsin” (Enbiyâ, 21/83) duâsıyla, Hz. Yûnus Aleyhisselâm’ın: “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Hakikat ben haksızlık edenlerden oldum” (Enbiyâ, 21/87) duâsı gibi.. ikinci duruma da Hz. Zekeriyâ Aleyhisselâm’dan misâl verilmiştir ki, O da, Rabb’ine:“ hiçbir ilâh yok yüce katından temiz bir nesil bağışla. Muhakkak ki sen duâları işiticisin” (Âl-i İmran, 3/38) diyerek duâda bulunmuştu.
Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’in, duâ mevzûu üzerinde ısrarla durması ve yapılacak duâları Efendimiz’e bizzat ta’lim buyurması, mes’elenin ehemmiyetini göstermesi bakımından çok önemlidir. Böyle olmasaydı, Kur’ân-ı Kerîm, yüzlerce âyet-i kerime ile, duâ mes’elesi üzerinde ısrarla durur muydu? Bunun dışında, Efendimiz’den rivayet edilen, yüzlerce, hatta binlerce hadîs-i şerif de duânın ehemmiyeti hakkında hem tahşidat yapıyor, hem de hayatın her faslında, yapılması gereken duâları bu ümmete ta’lim buyuruyor. O halde insan, duygu ve düşüncelerini birer istek halinde takdim ederken, bunu en iyi şekilde ifade etmek ve az sözle çok mânâ dile getirmek ister ki, bu hususta da ona en büyük yardımcı da başta Kur’ân-ı Kerîm, ikinci derecede de Hadîs-i Şeriflerde öğretilen duâlardır.
Öyledir, çünkü, bize istemeyi veren Zât, o duâlarda nasıl isteyeceğimizi de öğretmektedir. Kendisine en güzel ve en müessir duâlar öğretilen de, hiç şüphesiz Allah Resûlü’dür. Zira, duâ ile kapısı çalınan Zât’ı en iyi bilip tanıyan O’dur.

--M.F. Gülen --

23-08-2008 23:45 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

O, bir istikamet insanıdır. Zâten kulluk da istikamet demektir. Cenâb-ı Hakk: “Bana kulluk edin. Müstakim yol budur” (Yâsin, 36/61) derken bu hakikata işaret buyurmaktadır. Allah Resûlü’nün bütün hareketlerin-de, bir ölçü ve denge vardır. O, cihanı fethedecek orduları şuraya-buraya sevkederken, bir karıncayı dahi incitmeme prensibini de her zaman korumuştur. Hep sebeplere tevessül etmiştir; ama duâyı da hiçbir zaman ihmal etmemiştir.
Gece-gündüz münacaat ve inleme içinde geçen bir ömür görmek isteyen, Resûlullah’ın hayatına baksın! Baksın ve insanlık, duânın ne demek olduğunu, duâ etmenin âdâbını ve duânın, insana maddî-manevî kazandırdıklarını görsün, görsün ve ibret alsın.
Yüzlerce insan, Efendimiz’in duâlarını bir araya getirip, duâ mecmuaları te’lif etmişlerdir. Cenâb-ı Hakk, böyle bir lütfu, şu satırların yazarından da esirgemedi.. zaten o esirgemez! “Mecmuatü’l-Ed’iyyeti’l-Me’sûre” adı altında, Efendimiz’in duâları bir araya getirildi. Mümkün mertebe, bu eser ebat olarak küçük tutulmaya çalışıldı. Bu mini esere bakanlar dahi göreceklerdir ki, duâda dahi Allah Resûlü’ne ulaşmak mümkün değildir. Sanki O, hayatının her ânını duâ ile geçirmiş gibidir. Bir insan, başka hiçbir iş yapmasa ve sadece duâ etse, onun bir ömrü dolduran duâsı, ancak Allah Resûlü’nden mervî duâlar kadar olabilir...
Allah Resûlü, duâlarını hayatının içine paylaştırmış ve hep bu nurdan kristaller üzerinde yürümüştür. Duâ, O’nun dudaklarından eksik olmayan virdi, gönlünde tütüp duran âh u efganıydı. O, bir an dahi duâsız olmamış, dudaklarını ıslatan bu kevser dolu kadeh, hiçbir zaman elinden düşmemişti. Aksiyon adamıydı, muhakeme insanıydı; fakat ibadet ve duâda da eşimenendi yoktu.
Sahâbe de bir ibadet topluluğuydu. Ancak O’nunla yürümeye kalktıkları zaman dökülüp kalırlardı. -O dökülüp kalanlara kıtmirin ruhu feda olsun- O ise yorulma nedir bilmeden hep yürürdü. Çünkü Allah (cc), O’nu hep ileriye doğru yürüsün ve hep önde bulunsun diye yaratmıştı. Mi’rac’da Cibrîl bile O’nunla yürümeye kalkmış da, nihayet bir noktadan sonra onun da dermanı kesilmişti.. kesilmişti de “Yürü ya Resûlallah! top senin çevgân senin” demişti.. evet O adetâ meleklerle maraton yapan bir insandı…

(Sonsuz Nur’dan)

--------------------------------------------------------------------------------


23-08-2008 23:47 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..


Allah'ım!

Katı kalplilikten, gafletten, fakirlikten, zillet ve meskenetten, zulmetmek ve zulme uğramaktan Sana sığınırım Tahammülü güç beladan, bedbahtlığa düşmekten, kötü akıbetten, düşmanı sevindirecek hallerden de Sana sığınırım

Allah'ım!

Kalbimi nifaktan, amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü haramdan temizle Çünkü sen gözlerin hainliğini, kalplerin gizlediğini bilirsin

AMİN

23-08-2008 23:53 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

‘Çare' deyip kıvranan insanlar Allah'ın izniyle bir gün çareyi mutlaka bulurlar.

23-08-2008 23:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline downtown
Mesajlar: 15776

154112
son dakika(gökay) demiş ki; ‘Çare' deyip kıvranan insanlar Allah'ın izniyle bir gün çareyi mutlaka bulurlar.



Benide Gör yarabbim gör de bak ne haldeyim !!

23-08-2008 23:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Her şeye her şeyden daha yakın ve hiçbir şey Kendisinden uzak kalıp gizlenemeyen ve el açıp yakarışa geçenlerin dualarına mutlaka icabet buyuran âlemlerin Rabbi Allah’a O’nun ilmi adedince hamd ü senâ ediyor; insanlığın medar-ı iftiharı Peygamber Efendimiz Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa’ya, O’nun pırıl pırıl ailesine, yıldızlar kadar ulvî arkadaşlarına binlerce salât ü selam gönderiyor; gönlümüzü ellerimizin arasına alıp rahmeti sonsuz Rabbimize yalvarıyoruz:
Ey Rabbimiz! Ey biricik koruyucumuz! Bizi her zaman koruyup kollamanı ve sıyanet etmeni dileniyoruz. sen bütün mahlûkatını lütuflarınla sevindiren, özellikle de iyilik duygusuna kilitlenmiş kullarını gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan tasavvurunu aşan hususî iltifat ve hususî pâyelerle şereflendiren sonsuz lütuf Sahibisin!
Ey sevdiği kullarını hiç yalnız bırakmayan Mevlâmız! sen bizim için lütufkâr namına lâyık yegâne Zatsın. Biz muhtaç kullarını riayet ve inayetinle, insî ve cinnî şeytanların asla ulaşamayacağı sıyanet kalene al.. etrafımızı muhafaza surlarınla kuşat.. düşmanlıkla oturup kalkan kötü niyetli kimselerin şerlerinden bizi muhafaza buyur, ey koruyup gözetenlerin en güzeli Rabbimiz, ey celâl ve ikram Sahibi!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile fertlerine ve bütün ashabına salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz...



AMİN

23-08-2008 23:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Her şeyden evvel âlemlerin Rabbi Allah'a, ilmi adedince hamd ü senâlar, âlemşümul din ve davanın şerefli mübelliği Efendimiz'e kâinatın zerreleri sayısınca salât ve selâm ediyor, sonra da bir kez daha Rabbimiz'e el açarak yalvarıyoruz:
Ey kendisine gönülden inanan kullarını her zaman koruyup gözeten Allahım! ben nâçar kulunu, kadın-erkek bütün kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve sevdiklerimizi önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan (gelecek tehlike ve musibetlerden) muhafaza buyur.
Ey Rabbimiz! Hakkımızda kötülük düşünenlere fırsat verme.. Sana iman etmiş masum kullarının aleyhinde entrika çevirenlerin komplolarını başlarına yık.. inananlara oyun oynamak isteyenlerin oyunlarını boz ve bize haksızlık yapıp zulmedenlere hadlerini bildir!
Ey Allahımız! Bize düşmanlık yapanlara karşı sen bizim muînimiz ol.. haddini aşıp hukukumuza saldıran mütecavizlerin şerlerini üzerimizden defet.. Aleyhimizde fitne ateşini körükleyenlerin ocaklarını söndür.. ehl-i iman hakkında kötülük düşünen ne kadar şerîr insan varsa sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. Senin o zarar verilemeyen ve ulaşılamayan himayene bizleri de dâhil eyle.. kafirlerin azgınlıklarını, facirlerin entrikalarını başımızdan defet.. bizleri ebedlere kadar devam edecek olan himayen altına al.. dünya ve ahiret ihtiyaçlarımızı karşıla!
Ey şefkati ve merhameti varlığı bütünüyle kucaklamış Rabbimiz! Hakkında beslediğimiz hüsn ü zanda bizi tasdik et.. et de, biz çaresiz kullarını her türlü endişe, gam, üzüntü, keder ve sıkıntıdan halâs eyle!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile fertlerine ve bütün ashabına salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz...



AMİN




FORUM İÇİN SAĞOL ARKADAŞIM

24-08-2008 00:02 | cevapla | Şikayet Et!
offline Rau
Mesajlar: 80

154387
aynn s.a

24-08-2008 01:19 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com