arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 33
Forumlar >> Dinler, inançlar, mistisizm >> TRABZONLU CANSIZ HOCA bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar TRABZONLU CANSIZ HOCA
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236

DİN BİLGİNİ MUSTAFA CANSIZ’IN (1895/1975) HAYATI VE
GÖRÜŞLERİ

Mehmet GÜNAYDIN*

Mustafa Cansız1, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev
yapmış bir din bilginidir. Bu açıdan din eğitimine doğrudan ve dolaylı
olarak önemli katkıları olmuştur. Din bilgini olmasının yanında şairliği,
siyasi kişiliği ve hazır cevaplılığı kendilerini ayrıcalıklı kılan önemli bir şahsiyettir

09-09-2008 20:56 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

ruhun şad olsun cansız hoca..büyük adammışsın gerçekten..

09-09-2008 20:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236

Mustafa Cansız, Trabzon’un Dernekpazarı İlçesi’nin Kondu Köyü’nden
Ağa4 sülalesi olarak bilinen Cansızoğlullarından Ahmet Efendi’nin oğlu olup, 1311/1895 yılında dünyaya geldi. İki yaşında
iken babasını kaybetti. Annesinin himayesinde büyüdü.5 Çocukluk
ve gençlik yıllarında yaramazlıkları, şakacı ve nüktedanlığı ile bilinirdi.
Ağa sülalesinden olması kendisini ayrıcalıklı kılan bir özellikti. Bu
özelliğini yeri geldikçe hissettirmekten de çekinmezdi.6
3.1 Tahsil Hayatı
Mustafa Cansız’ın annesi Çaykara’nın Akdoğan Köyü
Müftüoğulları(Velioğulları) sülalesinden idi. Bu sülale din hocalarının
çokluğu ile bilinir. Cansız Hoca’nın din bilimleri dalında öğrenim görmesinde
annesi ve dayılarının etkisi olmuştur.7 Yörenin önemli medreselerinden
biri olan kendi köyündeki medresede müderris olarak görev
yapmakta olan Çaykaralı “Gargar” lakaplı meşhur Muhammet Müslim
Efendi’den8 küçük yaşta ders almaya başladı. Öğrencilik yıllarında
dinî konularda hocasıyla sıkça tartışırdı. Bu yüzden hocası tarafından
zaman zaman dersten çıkarılırdı. Ancak meselenin içinden çıkılamayınca
tekrar çağırıp görüşlerine başvurmak zorunda kaldığı ifade edilmektedir.
9 Tahsil hayatını Kondu, Fındıkoba (Mavran) ve Maraşlı
(Paçan) medreselerinde tamamlayarak Gargar Muhammet Müslim Efendi’den
R.1330, M.1909 tarihinde icazetname almıştır. Mustafa
Cansız, din bilimleri ile ilgili olarak Müslim Efendi’nin haricinde başka
bir hocadan ders almamıştır.10 Tahsil hayatı boyunca Arapça alet ilimlerinin
yanında fıkıh, tefsir, hadis ve kelâm okumuştur. İcazet silsilesi
Serahsi’ye çıkmaktadır.11 Farsça öğrenimini kısmen Muhammet Müslim
Efendi, kısmen de Musullulu Abdülgani Efendi’den yapmıştır.12

Başarısının arkasındaki en önemli unsurun, adeta bitmek tükenmek
bilmeyen araştırma ve öğrenme merakının olduğunu belirtmek isteriz.

09-09-2008 21:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabanci.
Mesajlar: 15236

Üstlendiği Görevler
Mustafa Cansız, 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda
seferberliğe katılmış ve askerliğinin büyük bir kısmını Erzurum’da
geçirmiştir. Of’un Ruslar tarafından işgali savunmasına katılmıştır.
İstiklal Savaşı’nda Of ve Sürmene Askerlik şubelerinde çalışmıştır.14
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sadıkzadelerin15 vapur işletmelerinin
İstanbul’daki şubesinde bir müddet kâtiplik yapmıştır. Bu
esnada batı kültürüyle yakın teması olmuş ve batılı ünlü bilim adamlarının
eserlerini okumuştur. Eski Yunan ve Romalı felsefecilerin
eserleri de buna dahildir. Aynı zamanda filozofların görüşlerine eleştiriler
getirmeyi de ihmal etmezdi. Yani okuduklarını kabul eden bir
yapıya sahip değildi. Onun en önemli özelliklerinden biri çok okumasıydı.
Yanından kitap eksik olmazdı. Hafızasının güçlü olması
nedeniyle okuduğunu da unutmazdı. Birlikte olduğu öğretmenler
onun yanında acziyetlerini ifade ederlerdi.16
1920-1923 yılları arasında Of İlçesi Merkez İlkokulunda öğretmen
olarak görev yapmıştır. 3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı Tevhid-i
Tedrisat Kanunu gereği Of ilçesinde açılmış bulunan İmam-Hatip
Mektebi öğretmenliğine aynı yıl tayin edilmiştir. Ancak hastalanması
sebebiyle bu görevine devam edememiş ve ayrılmak zorunda kalmıştır17.
1926-1949 yılları arasında Of ilçesini temsil etmek üzere Trabzon
İl Genel Meclisi üyeliği ve müteaddit defalar daimi komisyon üyeliğinde
bulunmuştur18. Bu itibarla tek parti iktidarında siyasetin içinde
olmuştur. Bu görevi esnasında valilerle sıkı ilişki içerisinde olduğu
gibi yakın çevresi de Trabzon’un elit tabakası idi. Böyle bir çevre
ile diyalog kurarak orada kendisine seçkin bir yer edinebilmesi,
geniş din bilgisi ve kültürü sayesinde olmuştur. Ayrıca Trabzon’un
kültürel açıdan önemli bir şehir olduğunu belirtmekte yarar görüyoruz.
Özellikle Trabzon Lisesinin felsefe ve edebiyat hocaları o gün için
çok ileri seviyede olan insanlardı. Cansız Hoca 1920’li yıllardan ölüm
tarihi olan 1975 yılına kadar bu çevrede kalmıştır. Aynı zamanda
merakı olan, araştırıp öğrenmek ve bilmek isteyen bir yapıdaydı. Onun
için felsefi derinliği mükemmeldi.19
1949-1965 yılları arasında Trabzon, Gümüşhane ve Rize Bölge
gezici vaizliği, 1965-1970 yılları arasında da Trabzon (ihtisas) vaizliği
görevinde bulunmuştur. Bu görevi esnasında Diyanet İşleri Başkanlığının
Karadeniz bölge müfettişliğini yürütmüştür.
En büyük tutkuları sigara ve nargile içmenin yanında tavla oynamaktı.
Tavla oynaması nedeniyle zaman zaman kendilerini şikayet
edenler olurdu. Bir din görevlisinin tavla oynaması, dine zarar veriyor
algılaması nedeni ile 1966 yılında dönemin Başbakanı Süleyman
Demirel’e bir mektupla şikayet edilmiş, ancak yapılan soruşturmada
mektubu yazan kişinin verdiği adreste bulunamaması nedeniyle soruşturmanın
kapatıldığı anlaşılmaktadır.20 Mektubu yazan kişi açıktan
şikayet etme cesaretini gösterememiştir. Çünkü Cansız Hoca’nın
alacağı tavırdan çekindiği kanaatindeyiz. Cansız Hoca’nın bu tür tutumları
nedeniyle şahsına (Cansız-dinsiz) olumsuz bakılmasına sebep
olmuştur.
3.3 Vefatı
Mustafa Cansız, prostat kanserine yakalanmış ve bu hastalıkla
on yedi yıl mücadele etmiştir. Ancak hastalıktan şifa bulamayıp,
1975 yılında seksen yaşlarında iken vefat etmiş ve köyüne götürülerek
aile mezarlığına defnedilmiştir.
Cansız Hoca’nın ölümü ile ilgili Yaşar Nuri Öztürk’ün söylediği
sözleri anlamlı buluyoruz:
“…Yani, ben Cansız Hoca’yı düşünüyorum da, bazen toprağa gıpta
ediyorum. Eğer bunlar toprağın bağrına gitmiş ise dünyanın üstü
hiç bir işe yaramaz. Nasıl toprak bu insanları yiyor diye bazen kızıyorum
toprağa, bazen de imreniyorum…O ölümüne yakın: “Ey, artık misafir
bu eski evi beğenmiyor; yerine dönmek istiyor” diyordu.21

09-09-2008 21:10 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com