arkadas


 
bosluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 329
Forumlar >> Dinler, inançlar, mistisizm >> Ateizm Nedir ? Ne Değildir ? bosluk
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 28, 29, 30, 31, 32, 33  Sonraki
Kutudaki yazili sayfaya git -->
Yazar Ateizm Nedir ? Ne Değildir ?
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
~~BünyaS~~ demiş ki; 11) Rûh ve Vicdân Delîli

Mahiyetini bilmemekle beraber, varlığından kimsenin şüphe etmediği rûhumuzun ve ona ait fonksiyonların cesedimize hükmediş keyfiyeti de, yine Cenâb-ı Hakk'ı bildiren delîllerdendir. Dünyada Emir Âlemi’ni temsil eden cevher rûhtur ve rûh, bu âleme ancak terakkî ve tekâmül için gelmiştir. Hikmetin neticeye tesiri mevzûmuzun haricinde olduğu için, biz burada yalnızca onun delâlet ettiği noktaya temasla iktifa ediyoruz. Evet, madde âlemiyle mâhiyeti noktasında hiçbir münâsebeti olmayan rûhun kendine mahsûs bir âlemden buraya gönderilişi, olgunlaştırılmaya tâbi tutuluşu ve bunun da belli bir programla yürütülüşü, şüphesiz Cenâb-ı Hakk'ı ilân eden en mühim delillerden biridir.

Diğer taraftan, insandaki iç sezişler ve zâhirî hiçbir sebep yokken Rab'be dönüşler ve O’na yönelişler ve bu hâdiselerin milyonlara ulaşan adette tekrar edilişi açık bir delildir ki, insanda yaratılıştan var olan ve Hakk'ı bulmanın en mühim vesilelerinden biri durumunda bulunan vicdân, kendi Yaratıcısı’na, O’na perestiş etme derecesinde meftundur ve bütün varlığıyla O'nunla irtibat halindedir. Zaten “Elest Bezmi” nin yanıltmaz şahitlerinden biri de, vicdân değil midir? İşte vicdân, bu şahitliğin hakkına riâyet zarûret ve mecbûriyetinin sevkiyle “Allah” demektedir...




insanda vicdan olması, duygu olması, algılama ile alakalıdır, Allah ile değil..

düşüncelerimiz duygularımızı şekillendirebilir..
başka bir filozofun başka bir öğretisine görede, hayır duygularımız, düşüncelerimizi şekillendirir..

bu tamamen maruz kaldığımız hayat sürecini, deneyimlerimizi nasıl algıladığımız ile alakalıdır..

ben bir ateistim değilmi..
evet..

öyleyse bende vicdan yokmu..
neden olmasın..

özürlü bir çocuğa yardım edecek kadar vicdan var bendede.. başka muhtaçlarada yardımda bulunabilir, acıyabilir, sevebilir, yada nefret edebilirim..

bunlar insana dair duygulardır.. duygular ise kanımca algılama ile alakalıdır..

1.görme (göz)
2.duyma (kulak)
3.koklama (burun)
4.tat alma (dil,damak,dudak, kısaca ağız)
5.dokunma (cilt, ten)

bunlar fiziksel duyu organlarımız ve yeteneklerimiz..

işte bu organlarla deneyimlediğimiz hayat tecrübesi duygularımızı, öngörümüzü oluşturur.. bilinçaltı yoluyla dolaylı olarak etkileniriz, yada fiziksel olarak bu organlarla duyumsayarak/algılayarak etkileniriz/ maruz kalırız..

bir insanda vicdan yada vicdani duygular olması Allah'ın varlığını kanıtlayamayacağı gibi, bir insanda hiç vicdani duygu olmaması, acımasız, duygusuz olmasıda onun ateist olduğunu kanıtlamaz..

vicdan doğuştan varolan değil, edinilen bir özellik ayrıca..






15-07-2008 16:25 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
~~BünyaS~~ demiş ki; 12) Fıtrat ve Tarih Delîli

Her insanda iyi ve güzele karşı bir sevgi, buna mukabil kötü ve çirkine karşı da bir nefret hissinin varlığı, aksi hiç kimsenin hatırından bile geçmeyecek vuzûh ve açıklıkta bir realitedir. Demek oluyor ki, bu duygular, ahlâklı davranma ve iyi işler yapma yönündeki meyilleri ve ahlâksızlıktan ve çirkin davranışlardan da nefret verip kaçınmayı temin eden yapıları itibâriyle delalet etmektedir ki, insana iyiyi, güzeli emreden ve onu kötülük ve çirkin davranışlardan men eden sistemin sahibi kim ise, kendisine bu duyguları veren de, O Zât'tır. Bu Zat da, hiç şüphesiz Allah'tır (cc).

Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Bâtıl, hattâ gülünç dahi olsa hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevî sistemi takip etmiştir. Ayrıca, inanmak bir zarûrettir; zira o fıtratta vardır. İnsan fıtratına bu ihtiyacı yerleştiren Zât'la, bize inanmayı emreden Zât, aynı Zât'tır. Ve O da Allah'tır (cc).




inanmak bir zaruret demişsiniz..

inanmak bir ihtiyaçtır diyorum bende..

ayrıca iyi-kötü yada güzel-çirkin gibi kavramlar görecelidir yine.. kişiden kişiye iyi değişir..
birinin güzel bulduğuna, öteki çirkin diyebilir.. bunlar göreceli kavramlar. kalıcı ve sabit değil.. sizde bundan yola çıkarak ahlaktan dem vurmuşsunuz..

oysa ahlak, doğuştan varolan değil, sonradan edinilen bir kavram... edinilmesinde aile, toplum, çevre etkisi büyük..

kainatın her döneminde din inancı var demişsiniz birde...
ilahi dinler tarihi 6000 - 8000 yıl öncesine dayanır.. Dünya gezegeninin daha yaşlı olduğu biliniyor.. ilahi dinlerden öncede dinler vardı evet.. Ancak tektanrılı değil, çoktanrılı yerleşik yaşamlar vardı o yıllarda.. putlar bile vardı eğer ona bakarsak..

ben bir ateist olarak diyorumki.. bir insanın bir put üretip onu kendine Tanrı seçmesi ne kadar akla uygun ve mantıklı ise, bir insanın dogmatik, soyut bir kavram yaratıp, onu kendine Tanrı seçmesi, tapınması ve ondan medet umması daha az mantıklı ve daha akıldışıdır..

bundan putperestliği özendirdiğimi sanmayın sakın... putperest olanların zekasını sorgulamak gerekir.. ilahi, dogmatik dinlere inananların ise mantığını sorgulamak gerekir..







15-07-2008 16:26 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
~~BünyaS~~ demiş ki; 15) İttifak Delîli

On tane yalancı, arka arkaya gelip bize evimizin yandığını söylese, bu adamların hayatta bir defa dahi doğru söylediklerini duymamış olmamıza rağmen, “ihtimal” der onlara inanırız. Zirâ ortada bir ittifak hâdisesi var. Halbuki, bahsini ettiğimiz ittifak, binlerce Peygamber, yüzbinlerce evliya ve milyonlarca da inanan insan arasında meydana gelmiş bir ittifaktır. Muhtelif zamanlarda ve ayrı ayrı mekânlarda yaşamış bu insanların ittifak ettiği en birinci nokta, “Allah vardır” hakikatıdır. On yalancının bir yalan üzerindeki ittifakına ehemmiyet verildiği halde, milyonlarca, hem de hayatlarında bir kere dahi yalan söyledikleri duyulmamış Nebîler ve velilerin bu çaptaki ittifakına inanmayan insan nasıl insan olabilir? Ve ona nasıl akıllı denebilir..?




işte burda hakaret bile edilmiş ateistlere..
akıllı denemez ateistlere deniyor kısaca..

demişsinizki biz çoğunluğuz, siz azınlıksınız, öyleyse Allah vardır, sizde aptalsınız..

peki..

insanların yaklaşık %52 si ilahi dinlere, dolayısıyla aynı varsayılan Allah'a inanıyor yeryüzünde.. hristiyan,müslüman ve musevilerin toplamı bile ancak %50lere ulaşabiliyor.. diğerleri taoist, budist, hinduist, konfuçyunist ve diğer ilahi/semavi olmayan dinler..

siz diyorsunuzki bir 'kutsal ittifak' var ve bu Allah'ın varlığına kanıt..

bende diyorumki değil.. olsa bile çoğunluk olmak buna kanıt değil...

insanların %70 i sigara içiyor diyelimki...
geriye kalan %30 haksız, aptalmı oldu şimdi..

yada ingilterede 15-25 yaş arası gençlerin %65i uyuşturucu kullanıyor... ne olacak şimdi.. uyuşturucu kullanmayanlar aptalmıdır, haksızmıdır..






15-07-2008 16:27 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
~~BünyaS~~ demiş ki; Sebepler ve Tesadüfler Kâinatı Meydana Getiremez

Tesadüf, kanunla zıtlaşmak demektir. Kanun, belirli ve devamlı bir münâsebeti ifade eder. Onda bir plân, program, nizam ve intizam vardır. Halbuki tesâdüf, gelişigüzelliğin ve başı- boşluğun adıdır. İlimler ise, dâima kanunlarla meşgul olur; tesâdüfleri meşgûliyet sahalarına almaz ve onlarla uzaktan-yakından ilgilenmezler. İlimler ve kanunları tesadüflerle bir arada mütalâa etmek, büyük bir yanlışlıktır.





tesadüf hangi ve kimin koyduğu kanunla zıtlaşmak demektir?

burda sorgulanması gereken bir kanun olup olmadığı, varsa eğer bir kanun, bu kanun/kanunları kimin ne amaçla koyduğudur..

tesadüfen oluştu bu evren demiyor ateistler ayrıca...

Ateizm, Allah yada tanrı inancını red ediyor sadece, yerine bir başkasını koymuyor ama.. yerine bir başkasını koyan yada Tanrıyı kabul etmesine rağmen dinleri red eden felsefi akım Teizm ve Deizmdir..






15-07-2008 16:28 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
~~BünyaS~~ demiş ki;

b]Tevhidde Sühûlet Vardır[/b]

Bütün eşyayı bir tek şeye vermek, bir tek şeyi bütün eşyaya taksim etmekten daha kolaydır. Bir zerrenin yaratılması için bütün bir kâinat gereklidir. Bütün kâinatı yaratamayan, bir tek zerreyi yaratamaz. Zirâ eşya arasında böyle bir telâzum -biribirini gerektirme, biribiriyle sıkı alâka içinde bulunma- vardır.

İdare açısından bir orduyu bir kumandanın emrine vermek, gayet kolaydır. Buna karşılık, bir tek neferi ordunun neferleri adedince kumandanların emrine vermek ise, iş ve idareyi zorlaştırmak demektir.

Bütün kâinatı Cenâb-ı Hakk'a isnat etmekle, bir zerrenin yaratılmasını O’na nispet etmek arasında fark yoktur. Meselenin aksinde de netice aynı olacaktır. Yani bir zerreyi kim yaratmışsa, bütün kâinatı da o yaratmıştır. Daha açık bir ifadeyle, yaratılışın zerresiyle küresi, mikrobuyla gergedanı, damlasıyla deryası, parçasıyla bütünü arasında fark yoktur. Küreyi yaratamayan zerreye, gergedanı yaratamayan mikroba, deryayı yaratamayan damlaya, bütünü yaratamayan da parçaya sahip olamaz ve hükmedemez...



salt daha kolaydır diye, neden kolay olmayı seçelimki...


Ayrıca eğer yaratıcı, birşey yada birçokşey yaratıyorsa, yarattıklarından yine kendisi sorumludur.. ve yarattıkları yine kendisini temsil eden aynalar gibidir..

mesela yazar kutsal kitapta.. 've, kendi nefsinden üfledi insana' diye.. bu durumda insan nefsi, Allah nefsinin bir parçası haline gelir.. Bir parçası, tek bir zerresi bile olsa insan o büyük parçadır, bu durumda o büyük parçanın varlığı, direkt olarak kendini oluşturuan daha küçük parçalara bağlıdır.. bu verilen madde örneği, tanrıyı insancıllaştırır, insanı ise tanrılaştırır.. ama Allah'ın varlığını kanıtlamaz...fakat insanda bir aidiyet duygusu olduğunu kanıtlar..

tabiki bir kumandana bir topluluk vermek daha kolay idare açısından...

neden bir idare ihtiyacı duyulduğunu hiç tartışmadan kabul edenler için mantıklı olurdu bu, bir ateist için değil...






15-07-2008 16:30 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
[.ProFiTEroL.]© demiş ki;

nitekim şeytana uyanlar oldu Allah'ı inkar edenlerde şeytana tapanlarda herşeyin sonunu biliyor aslında yalan dünyaydı bu sınanıyorduk




inkar etmek <<< gibi bir tabir kabul edilemez.. ancak varolan birşey inkar edilebilir..

olmayan birşey inkarda edilemez..

ayrıca şeytana tapmıyorum ben.. şeytanada inanmıyorum çünkü şeytan kavramıda dogmatik ve yine insan tarafından yaratılmış bir kavram...

Ayrıca 'Allah herşeye hakim olsun diye insanı yarattı diyorsunuz' ....

iyide Allah hakim olunan 'herşey'i de zaten kendisi yaratmadımı... ? ayrıca neden bir tür hakimiyet kurma ihtiyacı hissetmiş Allah ?
eğer hakimiyet kurma ihtiyacını hisseden Allah değil insan derseniz, o haldede insan üzerinde Allah'ın neden hakimiyet kurma ihtiyacı hissettiği sorusu çıkar ortaya?

bir yönetme egosumu var Allah'ın?
hakim olmak zorundamı insana ve yarattığına?

madem hakim olmak zorunda insana ve yarattığına, o halde neden ödülle kandırma ihtiyacı ve cezayla korkutma ihtiyacı hissetmiş?

sınav dediğiniz şey neyin sınavı...

kendi yarattığı kulları sınava sokuyorsa, kendini sınava sokmuş olur Allah, çünkü kendi yarattığından yine kendi sorumludur..

eğer kendi yarattığından kendi bile sorumlu olamıyor, sorumluluktan kaçıyorsa Allah, o halde neden kendi yarattığı kulları cezalandırma ihtiyacı hissediyor?

Bu durumda Allah yaratan fakat yarattıklarının sorumluluklarını almaktan kaçan bir varlık olmuyormu?

ayrıca işlenen günahlar için ceza veriyor.. O günahı işleyebilen nefsi, insana zaten kendi nefsinden üflememişmiydi.. eğer bir yaratıcı , birşey yaratıyorsa, yarattıkları yine kendisinde olan özellikler değilmidir?

Bu durumda Allah kendindede olan özelliklerimi cezalandırıyor cehennemde?






15-07-2008 16:57 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
ayrı forum açmaya gerek yok..
böyle gelin

19-08-2008 11:45 | cevapla | Şikayet Et!
offline murat-tlv (yokluğuml...
Mesajlar: 11477

123419
Allah insana nefs/akıl/irade vb. vermiş, kulları imtihan ediyor diyenlere cevap:

Allah'ın insanları ve btün evreni yarattığını varsayarsak,
bu durumda Allah kendi yarattıklarının yapacağı olmulu/olumsuz herşeyden sorumludur.. o yaratılanlarda varolan herşeyi, onlara Allah verdiği için, onun vermediği iyi/kötü hiçbir özelliğe sahip olamayız..


şimdi yeni sorular:

buna göre ödül/ceza yada cennet/cehennem kimin içindir..
Allah kendi yarattığının sorumluluğunu üzerine almıyorsa ve bununda yanında gücü herşeye yetiyor, geleceğide biliyorsa,
zaten sonunu bildiği bir filmi neden izlemektedir..

???????

yokeğer, sonu bizim seçimlerimizie, nefsimize, irademize bağlı ise, insanlar neden eşit şartlarda doğmamaktadır, eşit şartlarda doğduğumuzu varsayarsak bile, insan nefsi, iradesi neden kusursuz olmadığıan göre, bizimde bu nefsi kendimiz yaratmadığımıza göre,
Allah ahirette kendi nefsinimi yargılamaktadır..





09-09-2008 07:06 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

murat-tlv (imagine) demiş ki; Allah insana nefs/akıl/irade vb. vermiş, kulları imtihan ediyor diyenlere cevap:

Allah'ın insanları ve btün evreni yarattığını varsayarsak,
bu durumda Allah kendi yarattıklarının yapacağı olmulu/olumsuz herşeyden sorumludur.. o yaratılanlarda varolan herşeyi, onlara Allah verdiği için, onun vermediği iyi/kötü hiçbir özelliğe sahip olamayız..


şimdi yeni sorular:

buna göre ödül/ceza yada cennet/cehennem kimin içindir..
Allah kendi yarattığının sorumluluğunu üzerine almıyorsa ve bununda yanında gücü herşeye yetiyor, geleceğide biliyorsa,
zaten sonunu bildiği bir filmi neden izlemektedir..

???????

yokeğer, sonu bizim seçimlerimizie, nefsimize, irademize bağlı ise, insanlar neden eşit şartlarda doğmamaktadır, eşit şartlarda doğduğumuzu varsayarsak bile, insan nefsi, iradesi neden kusursuz olmadığıan göre, bizimde bu nefsi kendimiz yaratmadığımıza göre,
Allah ahirette kendi nefsinimi yargılamaktadır..







bütün evreni allah ın yaratmadığını varsayarsak evren nasıl meydana gelmiştir
evrenin oluşumunu neya bağlıosun/ateizm neya bağlıyor?





11-09-2008 15:30 | cevapla | Şikayet Et!
offline PERGEL-SORGULANMAYAN...
Mesajlar: 3641

87055
murat-tlv (imagine) demiş ki;



inkar etmek <<< gibi bir tabir kabul edilemez.. ancak varolan birşey inkar edilebilir..

olmayan birşey inkarda edilemez..

ayrıca şeytana tapmıyorum ben.. şeytanada inanmıyorum çünkü şeytan kavramıda dogmatik ve yine insan tarafından yaratılmış bir kavram...

Ayrıca 'Allah herşeye hakim olsun diye insanı yarattı diyorsunuz' ....

iyide Allah hakim olunan 'herşey'i de zaten kendisi yaratmadımı... ? ayrıca neden bir tür hakimiyet kurma ihtiyacı hissetmiş Allah ?
eğer hakimiyet kurma ihtiyacını hisseden Allah değil insan derseniz, o haldede insan üzerinde Allah'ın neden hakimiyet kurma ihtiyacı hissettiği sorusu çıkar ortaya?

bir yönetme egosumu var Allah'ın?
hakim olmak zorundamı insana ve yarattığına?

madem hakim olmak zorunda insana ve yarattığına, o halde neden ödülle kandırma ihtiyacı ve cezayla korkutma ihtiyacı hissetmiş?

sınav dediğiniz şey neyin sınavı...

kendi yarattığı kulları sınava sokuyorsa, kendini sınava sokmuş olur Allah, çünkü kendi yarattığından yine kendi sorumludur..

eğer kendi yarattığından kendi bile sorumlu olamıyor, sorumluluktan kaçıyorsa Allah, o halde neden kendi yarattığı kulları cezalandırma ihtiyacı hissediyor?

Bu durumda Allah yaratan fakat yarattıklarının sorumluluklarını almaktan kaçan bir varlık olmuyormu?

ayrıca işlenen günahlar için ceza veriyor.. O günahı işleyebilen nefsi, insana zaten kendi nefsinden üflememişmiydi.. eğer bir yaratıcı , birşey yaratıyorsa, yarattıkları yine kendisinde olan özellikler değilmidir?

Bu durumda Allah kendindede olan özelliklerimi cezalandırıyor cehennemde?











çok doğru....

11-09-2008 19:29 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek icin uye olmaniz gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 28, 29, 30, 31, 32, 33  Sonraki
Duslersokagi.com. iletisim: bilgi [ @ ] duslersokagi [ nokta ] com