Çok şükür Allaha. Bir iki kişi dışında, gerek özelime gerekse şahsi mailime gelen yüzlece destek mailleri bunu gösteriyor. Allah hepsinden ve sizden razı olsun. RAbbim daha çok gayret ihsan eylesin. Cümlemize eylesin inşeAllah. Bütün teveccühlere Allah layık eylesin ve mes'ul kılmasın cümlemizi.
Kalplerin hükmü Allaha aittir, kullar kullara anlatır ve hatırlatır.
Anlatmak ve hatırlatmak ilahi bir vazifedir:
"Hatırlat! Hatırlatmak (anlatmak), inananlar da olsa (amel etme hususunda ve kulluk vecibelerinde) fayda verir"
Ne tekeli. Sigara mı satıyoruz burada (espri yaptım, yanış anlamayınız)
Yahu şu ibareleri artık bir düzeltelim nolur. İnançta tekel mekel, komik oluyor böyle düşüncelere sahip olmak. Basitleştiriyor insanı. Daha ciddi fikir savunalım diyorum.
Ben anlatacağımı anlatırım ama kimsenin beynine ve kalbine hükmedemki. Artık kim neyi nasıl anlarsa keyfine kalmış bir şey olur.
Bebetonun aslında ben kastını çok iyi anladım. O size kafir demedi daha doğrusu sizi kastetmedi. Demek istediği şu:
"Senin yazdıklarını yazsa yazsa, kafir bir insan yazar. Sen neden böyle yazıyorsun?" demek itedi. Zira biliyor ki sen bir Müslümansın ama düşüncelerin İslamla bir nevi çelişki halinde demek istemiş olabilir.
Öncelikle özürlerimi belirterek, konu farklı yöne çekildiyse de toparlıyorum. Konumuz günahlarla alakalı idi. Günahın ne olduğunu hemen hepimiz biliyoruz.
Peki nasıl kurtuluruz bu günahlardan:
(Aşağıdaki maddelerin hepsi birer hadis-i şeriftir)
1) ABDEST TEMİZLİYOR: “Bir Müslüman veya mü'min abdest alır, yüzünü yıkarsa, gözleriyle bakarak işlediği günahların hepsi su ile veya suyun son damlasıyla yüzünden dökülür gider. Ellerini yıkarsa, eleriyle tutarak işlediği günah, abdest suyu ile yahut suyun son damlasıyla çıkar. Ayaklarını yıkadığında, ayaklarıyla işlemiş olduğu her günah, abdest suyu ile yahut suyun son damlasıyla çıkar ki, o adam (Hakkullah'a müteallik küçük) günahlardan paklanmış olur.”
2) TÖVBE İSTİĞFAR TEMİZLİYOR: “Her kim, kendisinden başka ibadete lâyık hiçbir ilâh olmayan, hayat ve bekâ sahibi Yüce Allah'a (bir daha işlememek üzere günahlarımdan) tövbe ve istiğfar ediyorum.” diye yalvarırsa (şirkten başka), Hakkulah'a müteallik en büyük günahı dahi bile bile işlemiş olsa, günahları mağfiret olunur.”
3) NAMAZ TEMİZLİYOR: “Bir Müslüman, farz namazın vakti geldiğinde güzelce abdest alır, huşû içinde ve rükuunu da tam yaparak namazını kılarsa, büyük günah işlemedikçe, bu namaz önceki günahlarına kefaret olur. Bu her zaman böyledir.”
4) CUMA NAMAZI TEMİZLİYOR: “Büyük günahlar-dan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki Cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffarettir.”
5) RAMAZAN ORUCU TEMİZLİYOR: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
6) MAKBUL BİR HAC VE UMRE TEMİZLİYOR: “Kötü söz söylemeden ve büyük günah işlemeden hacceden kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (evine) döner.” “Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara kefarettir. Mebrûr haccın karşılığı ise, ancak cennettir.”
7) ŞEHİTLİK TEMİZLİYOR: “Şehidin kul borcu dışındaki bütün günahlarını Allah bağışlar.” “Allah yolunda ölüm, kul borcundan başka her şeye keffarettir.”
8) MUSîBETLERE SABIR TEMİZLİYOR: “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, aya-ğına batan dikene varıncaya kadar Müslüman’ın başına gelen her şeyi, Allah, hatalarını bağışlamaya vesile kılar.”
9) MUSÂFAHA TEMİZLİYOR: “İki Müslüman karşılaştıklarında el sıkışırlarsa (musâfaha ederlerse), daha birbirlerinden ayrılmadan önce günahları bağışlanır.”
Daha bunlara benzer nice hadis-i şerifler, Müslüman’ın nasıl, ne ile ve ne şekilde temizlenebileceğini, günah kirlerinden arınabileceğini ifade etmektedir. Mü'min için günah işlemesinden çok, o günahlardan arınmak için çaba sarf etmesi daha ciddi bir durumdur. Çünkü işlenen her günah, kalpte oluşan bir lekedir. Lekeler çoğaldıkça, katmerleştikçe de kalp görevini yapamaz hale gelir. İyilikle kötülüğü, hayırla şerri birbirinden ayıramaz duruma düşer, yönünü ve hedefini kaybeder. Karamış bir kalple işlenmeye devam edilen günahlar ise, küfrün postacılığını yapar.
Netice olarak diyoruz ki; küfrün postacılığını yapan günahlardan uzaklaşıp, manevî kirlerle pas tutmuş olan kalplerimizi, nebevî metotlarla temizleyip cilalayarak, ilahî rızayı kazanma hedefimize doğru koşmalıyız. Bu yolda en büyük örneğimiz, önderimiz Peygamberimiz sav'dir. Öyleyse bir yandan temizleyen güzel amelleri işlerken, bir yandan da dua etmeliyiz:
“Allah'ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim, açığa vurduğum ve Senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle!”