Ama "bunu 7 kez söylemek yetecek cehennemden korunmak için namaza oruca hacca fitreye ne gerek varki...." demişsin.
İyi diyorsun da, senin gibi diyeni bu yaşıma geldim ilk defa duydum. Bu hadisi şerifi belki binlerce insan duydu ama hiç kimse, sizin gibi "iyi be, bilmem kaç defa dua et, sonra namaza oruca hacca fitreye ne gerek var ki...." demedi ki.
Tamam, tartışıyoruz güzel güzel şurada, ama ciddiyeti de bozmayalım lütfen..
s.a. sinan hocam herkes anlamaz sizin yapmak istediğinizi... bazılarının idraki yetmez bazıları da anlamak istemez. kaale alıncak sorulara cevap verin siz.yanlış da anlamayın beni ne yapacağınızı söylemek haddim değil elbette. mutlaka arada saldırdığını zannedenler olacaktır kardeşim başarılar
Selametle, üstüne söyleyecek söz bulamıyorum abim ya...
Ama kısaca şunu izah edeyim. Bir Müslüman'ın yegâne referansı Kur'an ve Hz Peygamberdir sav.
Bahsettiklerime dikkat ederseniz ayettir ve hadisi şeriflerdir. Ben bu kavramlara göre yazarım ama hüküm biçemem elbet. Hüküm yani netice yalnız Allaha aittir. Fakat ayet ve hadis benim için, akabinde Müslümanlar için bağlayıcı bir karardır.
Allahın rahmeti ve hoşgörüsü tabi ki elbet sınrısızdır. Fakat şu ayette de dikati çeken bir nokta vardır:
"Andolsun ki ben cinleri ve insanları sırf bana kulluk etsinler diye yarattım"
Bu ayette kulların yaratılış şekli ortaya çıkmakla beraber, bu yaratılış gayesini Allahın rahmetini ve hoşgörüsünü umarak tuhaf bir şekille aksatanlar için:
"De ki, sakın şeytan sizi Allahın rahmetiyle oyalamasın" (Tefsire baktım bu ayet için, şöyle bir sonuç çıkıyor: -Allahın rahmetini ve hoşgörüsünü umuyor ama amel konusunda ha bugün ha yarın yaparım deyip erteliyor ya da hiç yapmıyor. Onlar tam bir aldanış içindedirler-
Allah cümlemizi böyle bir hale girmekten muhafaza eylesin.
Estağfirullah değerli Mehmet kardeşim, sonuçta birbirimize anlatıyoruz. İnsan insana anlatmakla manen mükellefitir. Böylelikle bende anlatmakla hem bilgimi tazelemiş hem de araştırarak yeni şeyler öğrenmiş oluyorum.
Sinan hocam bana birşey demeyecksin ne sorduğumu biliyorsun istersen cevap verebilirsin ama vereceğin yok belkide doğru ortada olduğu için dilin varmıyordur be hocam
Evet güzel bir örneğe değinmişsin. Evvela teşekkür ederim. Bu sorunuza cevap Mülk süresinin ilk ayetlerinde geçiyor (Bakmanızı istirham ederim)
Bu surenin 2. ayetinde mealen Allah cc, "O ki, hanginizin daha güzel amel edip, davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır."
Ayrıca tek maksadımız sadece kulluk değildir elbet. Sosyal bilinç, yaşam, fıtri ihtiyaçlar v.s. hep bu daire içindedir. Ama onlarda bir nevi kulluk sayılır. Zira helal olmasını Allah cc istiyor.
Bir başka ayette: "Yiyin için fakat israf etmeyin"
Bu ayetin asıl birde tefsirine bakmak lazım. Zira sadece ayetlerin kelime manasına bakacak olursak yemekten içmekten öte bir mana çıkmıyor. Yiyin için derken, dünyaya kulları Allah yaratarak göndermiş ve dünyadaki bütün nimetleri kulların emrine âmâde kılmıştır. İstifade etmesine mani bir hal bırakmamıştır. Tek yönü, helal olmasını şart koymuştur.
Dünyada bulunmak demek sadece Allaha ibadet etmek tabi ki değildir. Bir kişinin eşiyle cinsi münasebeti bile bir ibadetir bir nevi. Neden? Bunu hadis açıklıyor:
"Sizden kim eşiyle cima ederse (cinsel ilişkiye girerse) Allah ona sevap verir"
Ashabi Kiram şaşırır:
"Ey Allahın resulu. O bir zevktir, sevab bunun neresindedir ki?"
"Nasıl ki zina haram ve büyük günahsa onun zıddı, kişinin helaliyle ilişkiye girmesi Allahın emri ölçüsünde olduğu için sevaptır"
Hasılı bilinçli bir kul her adımında (ister amel olsun, ister günlük uğraşları olsun) Allahı düşünerek (anarak) adım atarsa, ona yaptığı her işte sevap vardır. İster basit bir iş olsun ister büyük bir şey olsun, durum aynıdır. Yemekte, içmekte, gezmekte, eğlenmekte bile bu böyledir.
Tek şart bütün nimeti Allahtan bilip onun emrince yaşayıştır. Yani helal haram sınırında hareket etmektir.