Ülkenin Müslüman olması veya olmaması çok saçma birşey. Ülkenin dini olmaz, insanların dini olur..
İnsanların da ne kadar Müslüman olduğuna kimse üstten bakarak karar veremez.
28 yıllık hayatımda üstten çok dindar görünüp gizli gizli her haltı yiyen ne kadar çok insana rastladımsa bir o kadar da üstten farklı görünüp içinde Allah sevgisi olan, haramdan sakınan insan görmüşümdür..
Hatta sırf bu yüzden dindar görünmeye çalışan insanlara daha bi şüpheyle yaklaşır oldum..
Görünüşe aldanmayın, bu ülkede Müslüman olmadığını sandığınız kesimin çoğu belki sizden bizden daha yüksek takva sahibidir.
insanlar mutlaka günahkardırlar, ama bundan dolayı imanlarını küçümsersek onlardan önce yanan biz oluruz..
Allah'ın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken bir ülkenin ne kadar dindar olduğunu sorgulamak ne kadar doğru acaba...
Kimi arkadaşlar hala arap veya iran yaşantısına özeniyor,ya arkadaşlar silkinip kendimize gelelim,kim ne derse desim islamiyeti en saf yinede biz yaşıyoruz,irandaki molla rejimimi,bırakın yağu parası olana hala herşey mübah,adamlar hala arap cahiliye devrinden kalma saatlik nikah yapıyorlar,hemde allahın adını kullanarak,yahu bi bok yiyeceksen,adam gibi ye,ne diye imam nikahı yapıp islamiyetide işin içine sokuyorsun.v. b.gibi bir çok şey.gelelim sudi arabistan ve vahabi iktidarına,yahu adamlar altından yapılmış tuvaletlere sıç...r ,ramazan ayında özel jetlerine binip havada kalıp neymiş seferiymişler oruçtan düşüyorlar,yerim sizin seferiliğinizi,özel yatlar,avrad sayısının(tüm bayanlardan özür)haddi hesabı yok,daha bir sürü rezillik... Ya allah aşkına bırakın bunlarıda kendimizin bacasının doğru tütmesine bakalım
Genelde baktım da, destek beklediğimden filan değil, ama bir söz vardır ya, ağzı olan konuşuyor. Konuyu hakikaten anlayıp da özveride bulunarak samimi mesaj vereden olmuş, bir şeyler anladığını sayıp da öylesine yazanlarda olmuş.
Yine de Allah razı olsun.
Müslüman kelimesinin Kurani anlamına göre yaşantıdan bahsediyorum. Ne İran ne Arabistan ne kanunlar ne de bilmem kim bu hükmü değiştiremez. Bu hükmü Allah cc koymuştur. Kıyametten sonra hiç bir ülkenin adı sanı geçmezken, orada geçerli olan akçe salih kulluktur.
Sigara harammış, mekruhmuş, içki az içmiş çok içmiş fark etmezmiş, her koyun kendi bacağından asılırmış, herkes kendisinden sorumluymuş, kimsenin kimseye karışma hakkı yokmuş, onu da göreceğiz günü gelince.
"Herkesin herkese karışma hakkı yoktur" demezler ona, anlatmak denir. Anlatmak. Yani İslam dini anlatılarak, okuyarak, bilgi sahibi olunarak öğrenilecek. Evvela yaşayarak tabi ki! İster kabul edersin ister etmezsin, ben anlatayım da yeter ki senin kurtulmana vesile oluyorsam, ya da sen bana vesile oluyorsan bunun neresinde kötülük?
Peygamberler bu dünyaya ne diye gönderildi? Yani kullara ne diye, neyi anlattı? Şu an bana dediğin gibi "Peygamberlerinde kimseye karışma hakkı yoktur" diyebilir misiniz? Oldu da onların bir devrinde yaşadın, mesela Hz Muhammed sav. Sana geldi dini tebliği etti, yaptığın hatalardan dönmeni istedi ve sen: "Ya Muhammed sav! Senin bana karışma hakkın yok, her koyun kendi bacağından asılır! Ben kendi yapmadıklarımdan sorumluyum. Sen kendi işine bak." Saçma geldi değil mi? Gelir tabi ki.
Peygamberler artık gelmeyeceğine göre bu işi kullar birbirlerine nasihat ederek yürüteceklerdir. Bunun adı nasihattir, hatırlatmaktır.
Gün geldi mi başlar çok duvara vurulur ama iş işten geçmiş olur.
Siz örnek alacak şahsiyet, ilim arıyorsanız Hz Muhammed sav ve sahabe-i kirama bakınız. Araplar şöyle yapmış böyle yapmış (ki çoğu abartı geliyor bana) kendi halimize bakalım biz kul olarak. Sanki cennetlik oldukta, cenneti garantiledikte bir başkası şöyle böyle yapmış felan.