İnanca saygı derken neyi kastediyoruz, bunu öncelikle açıklanması gerekir.
Bir kişi, dini açıdan zayıf ya da dinini yaşamayan kişiye DİN'i anlatması ve onun inançlı bir Müslüman olmasını sağlamak için elinden gelen güzellikleri sunması başka bişr olay; dinini yaşamayan kişiye yaşamadığı için hor görmesi, aşağılaması, zorlaması başka bir olaydır.
DİN anlatılması gereken bir yaşantıdır. Ancak, anlatan kişinin öncelikle Allah için gösterişsiz şekilde kendi yaşaması lazım gelir ki bir başkasına anlatırken faydasını görsün. aksi halde ne lahana olur ne de perhiz.
Diğer yandan, dini yaşadığını sanıp, yaşamayanı hor gören, küçümseyen, aşağılayan, günahkar ilan eden, cehennemlik sayan bir kişinin evvela kendi ayıbını görmesi gerekir.
Elbette, dinin emirlerini yapmayan kişi İslam nazarında günahakardır. Bunun aksi söylenemez. Ama bunu söylerken kişiyi kazanmak için güzel söylem ve eylem ihmal edilir, zorbalık uygulanırsa ne anlatmanın ne de karşılık görmenin faydası vardır.
Dini emrirleri yapmamanın günah olması ayrı bir hadise, ibadetlerde geri kalanı, hiç ibadet yapmayanı cehennemlik ilan etmek ayrı bir hadisedir.
Kişinin cennetlik veya cehennelik hükmü (kararı) insanlara değil Allaha ait bir karardır. Kullar ancak ayet ve hadis ışığında karşıdakine bilgi verirler ama hüküm veremezler.
Değerli kardeşim, umarım beni yanlış anlamayacağınızı düşünüyorum.
"Herkes hürdür" derken bunun bir açıklaması olmalı, değil mi? Hürriyet kelimesi Kur'an-ı Kerim'de bir yere sınırlandırılmıştır. Yani özgürlük kavramının sınırı bellidir.
"De ki: inandım (sadece iman edip amel etmedim) demekle salıverileceğiniz mi sanıyorsunuz!"
"Sizden öncekilerin çektiğini çekmedikçe, cennete gireceğinizi mi umuyorsunuz!"
"Kim zerre kadar iyilik işlerse kaşılığını görecektir, kim zerre kadar kötülük işlerse o da karşılığını görecektir"
Bu ayetler biz kulların yaptığımız herşeyden mesuliyetimizi (hesap vereceğimizi) belgeliyor.
Değerli kardeşim, sadece bilgi olsun diye yazdım. Kesinlikle sizi üzmek, rencide etmek değil kastım. Bundan Allaha sığınırım. Fakat bizler kul olarak, emredileni kesinlikle yapmakla mükellefiz. Ha, yapamıyorsak ta, bari bunu kendi acizliğimize, gafletimize bağlayalım. Ama (sizi tenzih ederim) bazıları gibi kibirlenip yapmayanlar, kendilerine aşırı hürriyet verenler gibi olmak Allah muhafaza eylesin, ebedi hüsran ile sonuçlanır.
Bir çokları "bana karışma, ben kendimden sorumluyum, yaşamıyorsam hesabı bana ait" gibi bir çok söylemde bulunurlar. İyi de, acaba dünya gözüyle cenneti veya cehennemi bir kere olsa görmüş olsaydı sizce böyle der miydi? Bıraktık cenneti veya cehennemi, ölüm meleği olan Azrail as'ı bir kere görse, dizinin bağı çözülmez mi?
Dediğim gibi, yapamayabiliriz, yaşayamayabiliriz, bu acizliğimiz veya eksikliğimiz olabilir. Bunu kabullenmek bile Allah katında güzeldir. Zira Allah cc kendi acizliğini kabul eden kuluna merhamet eder de, kalbine İman sevgisi ihsan eder.
Kaldı ki imanın gerçek manada tadını alan, sadece kendisinin değil herkesin Allah katında mahcup olmamasını arzu eder, herkesin Allah rızasını kazanarak cennete girmesini ister ve ona göre elinden geldiğince herkese manen ve madden faydalı olmaya gayret eder. Fakat kimseye yaşamadığı dini için asla ve asla rencide etmez, baskı göstermez, onu aşağılamaz. Bu büyük günahtır.
Hürdür derken şunu kastettim; dinimizde zorlama yoktur herkes istediği dine, milliyete vs değerlere inanır yada inanmaz bunun sorgusunu Allahtan başkası yapamaz bu kulla onun arasındadır.. Biz fanilere bunu sorgulamak düşmez sadece tatlı dille önermek gerekir.. Ben katolig birini neden kataligsin diyemem bu onun inancı saygı göstermem gerekli tıpkı onun bana sen neden müslümansın diye soramayacağı gibi.. dinimiz güzel ve geniştir tıpkı mevlana hazretlerinin söylediği gbi " gel ne olursan yine gel" o bakımdan yargılamak bizlerin haddi değil sadece anlatmak ama zorlamamak gerekli diye düşünüyorum katılırsınız yada katılmazsınız bu size bağlı bişey.. sizede yazdıklarınız için alınmadım yadabaşka kötü manaya çekmedim oda sizin görüşleriniz
Sanırım sen anlamak istedigin gibi anlamaya calısıyorsun.
Orda arkadas şiirin yazarının adını vermis.sonra arka arkaya 10 kere enter a basmıs.Yani birde bunu okumalı cümlesini baska bir satıra yeni bir cümle olarak yazmıs.Neden ikisini birlestirip birde bunu okumalı cümlesini yazara itaf gibi algılıyorsun.
Hoş kendisi zaten şiirin yazarı neden o bir daha okusun.Okuması gereken senin benim gibi insanlar.