Selamun aleykum muhterem dostlar.
Hayatımızın en büyük sermayelerinden birisi olan ömür denilen hazineyi nasıl tüketiyoruz? Bir insan çalışıp çabalayıp sonunda elde ettiği maddi kârı ince eleyip sık dokuyor. Ne kadar kâr elde edip ne kadar zarar ettiğini inceden inceye hesaplıyor. Çünkü kurduğu hesaplar, planlar, hayaller için bu hesap üzerinden hareket ediyor. İyi kazanmışsa planlarını sorunsuz hallediyor. Kazanmamışsa her şey dilediği gibi olmuyor. Morali bozuluyor. Eksiğini, gediğini araştırıyor. Nerde hata yaptığına bulup bir daha tekerrür etmemesi için önlemler alıyor. Sizce bu normal midir?
Tabi ki normaldir ve doğru olanıdır. Yerinde bir izah gerekirse, hatalardan ziyade, hatanın kaynağı belirlenirse, nerede hata yapıldığı göz önüne alınırsa, elbet önlemi de kolaylaşacak ve bir dahakine daha dikkatli olunacaktır. Az kazancın nedeni ne olabilir? Çeşitli sebepler vardır. Mesela daha çok çalışmak, üretken olmakla kazanç arttırılabilir.
Ne demeye getiriyorum işi?
Şöyle düşünün lütfen: İstediğimiz kadar çok kazansak da eninde sonunda elimizden uçup gidecek olan dünya malı (para, mal, mülk, eşya v.s.) için bu kadar gayret varken hayatımızda, acaba kalıcı olan, ebedi saadetin teminatı sayılan hayat sermayesini nasıl tüketiyoruz? Ömür denilen manevi pazarda ne kadar kâr elde ediyoruz? Günün hesabını yaparken belki zarar etmiş olabileceğimizi ve o zararın telafisi için uğraşmamız gerektiğini düşünmüyor muyuz?
İşte bu kazançların en güzelinde bir tanesi de nasihatlerdir. Hele hele bu, Peygamber Efendimizden sav olduğu takdirde daha da kazançlı çıkmak oldukça yüksek olasıdır. Onun sav nasihatinin her bir harfi dahi insana ebedi saadeti için yeterlidir.
İşlerin yoğunluğu nedeniyle biraz ara verdiğimiz sohbet konusunu bu şekilde giriş yapayım istedim. Evet, nasihatin hayatımızda yeri ve önemi nedir? İsterseniz beraberce bakalım ve ahiret kazancımızın ne halde olduğunu seyredelim. Ne dersiniz?
Allah Rasûlü Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)' den Tavsiyeler
Celaleddin Süyûti (r.a.) şöyle buyurdular:
Ben Şeyh Semseddin bin Kimah 'in defterinde onun hattıyla yazılmış, Ebul'l-Abbas el-Müstagfiri'den rivayet edilmiş bir yazı gördüm.
Orada şöyle deniyordu:
Mısır'a Ebu Hamid el- Misri'den ilim tahsil etmek icin yola çıktım. Vardığımda ondan Halid bin Velid'in rivayet ettiği hadisi istedim. Bunun için bana bir sene oruç tutmamı söyledi. Oruçları tutup tekrar hadisi istemeye gidince, onu Halid bin Velid'e kadar bütün isnadıyla bana aktardı.
Şöyle ki:
Bir adam Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem'e gelerek, "Size dünya ve ahiretle alakalı soracak sorularım var" dedi. Bunun üzerine Efendimiz ona,
"Ne istiyorsan sor!" buyurdular.
O zat da sorularına başladı:
- Ey Allah'ın Rasûlü ! Ben insanların en âlimi, en bilgilisi olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
- Allah'tan çok kork, takva dairesi içine girersen insanların en alimi olursun.
- İnsanların en zengini olmak istiyorum.
- Kanaatkar olursan insanların en zengini olursun.
- İnsanlarin en hayırılısı olmak istiyorum.
- İnsanların en hayırlısı, faydalı olandır. Sen de insanlara faydalı ol.
- İnsanların en adaletlisi olmak istiyorum.
- Kendin için istediğini insanlar için de istersen insanların en adili olursun.
- İnsanlar içinde Allah'a en yakin, O'nun en has kullarından olmak istiyorum.
- Allah'ı çok zikredip anar ve hatırlarsan o zaman Allah'ın en has kulu olursun.
- Muhsinlerden, iyilik edenlerden olmak istiyorum.
- Allah'a O' nu görüyor gibi ibadet et, her ne kadar sen O'nu görmesen de O seni görüyor.
- İmanımı kemale erdirmek istiyorum.
- Güzel ahlaklı olursan imanın kemale erer.
- Allah'ın emirlerine itaat eden itaatkâr kullarından olmak istiyorum.
- Allah'ın farzlarını yerine getir, itaat edenlerden olursun.
- Allah'a günahlarımdan arınmış, tertemiz olarak gitmek istiyorum.
- Cünüp olduğunda tertemiz olacak şekilde gusül abdesti al, kıyamet günü üzerinde hiçbir günah olmaksızın Allah'a kavuşursun.
- Kıyamet günü nur içinde haşrolmak (yeniden dirilmek) istiyorum.
- Hiç kimseye zulmetme, kıyamet günü nur içinde haşrolursun.
- Rabbimin bana merhamet etmesini istiyorum.
- Önce kendine ve insanlara merhamet et ki; Allah da sana merhamet etsin.
- Günahlarımın azalmasını istiyorum.
- İstiğfar ederek günahlarının bağışlanması için Allah'a yalvarırsan günahların azalır.
- İnsanların en kerimi olmak istiyorum.
- Allah'a kullarını şikayet etmezsen insanların kerimi olursun.
- Rızkımın bol olmasını istiyorum.
- Temizliğe devam edersen rızkın bol olur.
- Allah ve Rasûlü tarafından sevilmek istiyorum.
- O zaman Allah ve Rasûlü'nün sevdiklerini sev, sevmediklerini de sevme.
- Allah'ın bana kızmasından kendimi korumak istiyorum.
- Kimseye kızmazsan Allah'ın gazabından ve kızmasından kurtulursun.
- Duamın kabul edilmesini istiyorum.
- Haramlardan sakınırsan duaların kabul olur.
- Allah'ın beni başkalarının yanında rezil etmemesini istiyorum.
- Namusunu koruyup iffetli ol, ki insanlar yanında rezil olmayasın.
- Allah'ın ayıplarımı, kusurlarımı örtmesini istiyorum.
- Kardeşlerinin ayıplarını örtersen Allah da senin ayıplarını örter.
- Benim günahlarımı ne siler?
- Gözyaşların, hudu' (saygıyla Allah'a kulluğun) ve hastalıklar.
- Allah'ın yanında hangi iyilik daha faziletlidir?
- Güzel ahlak, tevazu, belalara sabır ve kazaya rıza.
- Allah yanında en büyük günah hangisidir?
- Kötü ahlak ve Allah'ın emirlerine karşı gösterilen cimrilik.
- Rahman Allah'ın gadabını ne dindirir?
- Gizliden gizliye sadaka vermek ve sila-i rahim (akrabaları ziyaret ve görüp gözetmek)
- Cehennem ateşini ne söndürür?
- Oruç.
Kaynak : ----Al-el -Müttaki, Kenzu'l-Ummal, 16/127-129------
****
Evet, çok değerli muhterem dostlar.
Her zaman diyoruz, bilginin önemi ancak hayata tatbik edilmesiyle ortaya çıkar. "Ölmeden evvel ölünüz, hesaba çekilmeden evvel nefsinizi hesaba çekiniz" hadisini hatırlayalım.
Allah'ın bizlere vaat ettiği nimetleri göz ardı etmenin kime ne faydası var? Nefsimize ne kadar ağır gelse de, tavsiyeler sonuçta bizim kurtuluşumuzun manevi reçeteleridir. Nefse bakacak olursak o zaten hayırlı bir şey istemez ki! Ne zamana dek sürecek onu dinleyip peşinde gayesizce sürüklenmek? Bir gün olsun onu şöyle karşımıza alıp gereken nasihati verme zamanı gelmedi mi?
Ne dersiniz dostlar?
Allah'a emanet olunuz.
Selamun aleykum.
|