Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Geri

ALLAH KULUNU KISKANIR MI ? Bu yazıyı arkadaşıma yolla
ALLAH KULUNU NASIL KISKANIR...

Es-Selamun aleykum değerli muhterem dostlar.

Belki duydunuz, belki duymadınız, mühim değil. Hiç düşündünüz mü acaba, "Allah cc'da kulunu kıskanır." Ammaaa, Mü'min kulunu kıskanır. Belki bazılarınız şaşırabilir. "Kıskanmak mahlukata has bir şey değil mi?" diye.

Evet değerli dostlar! Allah cc kulunu kıskanır. Hemde mahlukatın birbirine olan kıskancından daha fazla kıskanır.

Ebû Hüreyre'den rivâyet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki Allah kıskanır (gayret gösterir). Allah'ın kıskanması, haram kıldığı şeyleri mü'minin işlemesidir.” Buhari / Nikah Bahsi 107

İmam Buhârî, “gayret” (kıskançlık) diye koyduğu bâb başlığı altında, Muğîre'den rivâyet edilen şu hadis-i şerife yer verir:

Sa'd b. Ubâde (r.a.):
-Eğer karımla beraber bir erkek görürsem onu kılıcın keskin tarafı ile vurur öldürürüm." demişti. Bunun üzerine Rasülullah (s.a.v.):

-Siz Sa'd'ın kıskançlığına şaşıyor musunuz? Ben ondan, Allah da benden daha kıskançtır” buyurmuştur. Buhari / Nikah Bahsi 107

Karı-koca arasındaki kıskançlık, onların birbirleri hakkında duydukları heyecan demektir. Asalet ve safiyetini yitirmemiş insanda var olan bu duygu ve heyecan, makul ölçüde aranan bir özelliktir. Çünkü bu sayede karı-koca, kendilerine yönelen kötü niyet ve bakışlardan bir diğerini korumuş olur. Peki, karı-koca birbirlerini neden kıskanır? Mesela bir koca, hanımına iyilik yaparsa, ya da hanımı beyine bir iyilik yaparsa kıskanır mı? Düşünün şimdi, koca akşam evine dönerken bir çiçek almış, eve girişinde, selam vererek, eli arkasında duruyor. E, haliyle birazda heyecanlı tabi ki. Eşi de kapıyı açmış, tebessümlü ve muhabbetli bir edayla:

-Hoşgeldiniz efendi, derse. Bu kıskanılacak bir şey midir, yoksa sevinilecek, o evde huzuru arttıracak bir şey midir? Eşi de, eve girerken şöyle güzel bir Allahın selamını verse ve alnından öpse, emin olun sağ taraftaki sevapları yazacak melek sürekli takır takır sevap defterinizi dolduracaktır.

Evet, kıskanmak bu değildir. Bu olması gereken ve İslam'da övülen, Allah'ın da cc çok hoşuna giden şeydir. Kıskanmak, karı ve kocanın birbirlerinde görmesini arzu etmediği şeyleri görmesidir. Yabancılarla görüşmesidir. Teferruatlara girmiyoruz.

Geçenlerde sohbet esnasında benzer konu geçti de, bir kardeş sordu: "Yahu hocam! Hiç eşlerin birbirlerine olan muhabbeti ile sevap dolar mı defterlere. Bu fıtri birşey değil midir?"

Onu da yine hadisi şerifde geçen güzel bir sözle cevapladık Allah'ın izni ile:

Efendimiz sav buyurdular ki:

"Nasıl ki, gayrı nikah olan kişilerin bir birbirleri ilen münasebetleri haram ise, nikahlı eşi ile olan münasebetleri helaldir ve Allah onlara sevap verir."

Neyse, konumuz bu olmadığı için asıl fasla dönüyoruz.

Oysa, Allah'ın kıskanması (gayretullah, gayret-i ilâhiyye) ise, kulunun haram ve gayr-i meşrû söz ve fiillerine rıza göstermemesi anlamındadır. Yüce Allah'ın kulunu kıskanması, onun sevap, hidâyet, saâdet üzere olmasına rıza gösterip, günah, dalâlet ve şekâvetine râzı olmamasından ve ona olan merhametindendir. Bu konuda Yüce Kur'an'ın beyanı açıktır:

“Eğer küfre sapacak olursanız, bilesiniz ki Allah size, hiçbirinize muhtaç değildir. Fakat O, kulları için küfre ve nankörlüğe râzı olmaz.” Ez-zümer Sûresi 7. ayet

Şüphesiz Allah'ın râzı olmadığı fiil ve davranışlar, O'nun irâdesi (meşîet) dışında cereyan etmez. O, imtihanın esprisi gereği, itaatkâr olsun, isyankâr olsun kullarına fırsat tanır. Hesap günü ise, herkes yaptığının karşılığını mutlaka görecektir.

"Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür." Zilzal Sûresi 7-8. ayetler.

Buna göre Allah Teâlâ, kulunun açık veya kapalı olarak çirkin hareket ve davranışlarda bulunup günah işlemesi halinde, gayret ve hamiyet göstererek ondan memnun olmayacaktır. Düşünmek gerekir ki, Allah cc kuluna, faraza ceza vermese bile, böylesi bir hitap ile karşılaşmak ne kadar ağırdır dostlar:

"Ey kulum! Beni unuttun mu? Yoksa, o an seni görmediği mi sandın? Oysa, Ben seni bir an dahi görmemezlikten gelmedim. Nerde olursan ol, Ben seninle beraberdim. Neden Benden gafil oldun?"

!!!!.........

Akşam oluyor işten dönüyoruz, zar zor akşam namazı kılıyoruz, yatma vakti geldi, öylesine kıldık kıldık; ya kılmadan yatmıyor muyuz? Al sana, mahçubiyet hali.

Değil ayda bir hatim indirmeyi, yılda bir hatim dahi indirmekte güçlük çekiyoruz (! güçlük neresinde, o belli değil !!!) Nerede kaldı Kur'ân sevgisi, nerede kaldı Allah sevgisi? Nerede kaldı, uğruna alem yaratılan, kainatin gözbebeği Efendimiz Hz muhammede sav olan sevgi.......

Sevgi, sevgi, sevgi. Aaaah sevgi..... Bir insen dillerimizden kalplerimize, aka aka, yaka yaka, arta arta....

Bol ibadet yapmayı, sanki velilerin görevi olarak görüyoruz. Haftada bir hatim yapmak, gecelerde seherlerde onlarca rekatlik namaz kılmak, tesbihlerce zikretmek bize ait hal olmasa gerek!! Sanki Allah cc, sadece veli kullarına emretmiş:

"Ey inananlar! Allah'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin." El-azhab Sûresi 41-42 ayetler.

Rabbim cümlemizi, kendi huzurunda ne cevap veremeyecek suallere maruz bıraksın, ne de utandırsın.

O halde mü'min, Allah'ın Müheymin (her şeye hâkim, görüp gözeten) sıfatını düşünerek her hâlükârda gayret-i cahiliyyeden kaçınmalı, gayretullâh'a dokunabilecek söz, fiil ve davranışlardan uzak durmalı ve şu âyetle hemhâl olmalıdır.

“.....Nerede olsanız, O, sizinle beraberdir.” El-Hadid Sûresi 4. ayet

"Ya Rabbi, cümlemize bu düstûr ile hassasiyetle yaşamayı, ahiretine böyle hazırlanmayı ihsan eyle. Mahcup eyleme Huzurullahta, huzur-u resulullahta kimseyi. Bükme boynumuzu, mahrum etme cemalini, cennetini. Sokma bizleri cehennemine. Değil bir dakikasına, bir an bile dayanacak gücümüz yoktur oraya. Gösterişten, desin'lerden, riyâdan, arızî gayretlerden muhafaza eyle cümlemizi. Sen bizi seversen, bizler ancak seni sevebiliriz. Esirgeme sevgini bizlerden Allah'ım..."

Selametle kalınız efendim.

Es-Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatühü.



Şikayet et

Tarih: 15.08.2006 20:36 - Okuma Sayısı: 1240 - Yazının Puanı: 10 - Yazar: Bu yazıyı arkadaşıma yolla

Gösterilen Yorumlar 0 - 0 / 0

Yorum ekle

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim