Selamun Aleykum ve rahmetullahi ve berakatühü.
Değerli vakitlerinizi aldığım için inşallah hakkınızı helal edersiniz.
Ancak, dünyanın gidişatı malumunuz. Daha önceden gördüğüm bir resmi, bir iki gün önce yine gördüm. -Büyük ihtimal sizlerde gördünüz- Irak'lı bir babanın başına poşet geçirilmiş, dikenli teller arasında, mayınlı toprağa, kucağında çocuğu ile oturmuş bekletiliyor. Eminim o an babanın duyduğu tek korku evladı içindir. Asla kendini düşünmez. Güya, evladının başını okşayarak endişelenecek birşey olmadığı hissetirmeye çalışıyor. Baba olan herkes bu hissi, o an onun gibi yaşamasa da resmen gördüğü için aynı ızdırabı ta yürekten gelircesine, ağlayarak hisseder. Nasıl ağladım bir bilseniz, dayanılası bir manzara değil. Yürekleri parçalıyor. İçimizde öfke oluşturuyor, ama öfke kine dönüşmemeli. Bu öfke, kendimizce birşey yapamamanın, acizyetin verdiği öfke.
Hele son 10 gündür İsrail'in, Filistin ve Lübnan'a çoluk-çocuk, genç-yaşlı, hastane-okul, cami-ev, sivil-asker ayırt etmeden bomba yağdırması, orada yaşayan mümin kardeşlerimizin canları ciğerleri patlarcasına acı çekmesi ve bizimde elimizden fiili olarak birşey gelmemesi... Ne olacak, nereye varacak bu işin sonu belli değil. Rabbim en kısa sürede Müslüman'ların lehine hayırlarla çevirsin inşallah.
Artık gazete almıyorum, çünkü dayanılacak gibi değil. Hemen hemen ilk sayfası kan gölü. Aman Allah'ım! Daha, sarıldığı kundağında olan bir kaç günlük bir bebeğin paramparça cesedinin resmini koymuşlar. Annesi eli başında başında ağlıyor, baba kayıp. Belki klasik olacak ama; Bakın o annenin gözbebeklerine, gözleriniz sadece resime takılmasın, hayal edin, acaba kalbinde nasıl kor gibi ateş yanıyordur, biz de olabilirdik değil mi? Gözleri çaresiz, bakışları mat, ağlamanın bir faydası olmadığını bile bile gözlerinden kan gelircesine ağlıyor.
Bir başka resim, 4-5 yaşlarında bir çocuk. Yanında bomba patlamış, o ise ağlıyor. Belli ki yetim kalmış. Ah yavrum! Korku, değil gözüne sinsin, iliklerine işlemiş. Ağlıyor ama duyan yok. Çünkü binlercesi var.
Diğer bir resim karesi; bir delikanlı. Her iki ayağı paramparça. Acıdan gözleri kısılmış, ağzı bağırmaktan açık. Bir iğne batmıştı bir gün parmağıma, hatırlıyorum da bütün vücudum titremişti acıdan. Güya bu resim, vahşet kategorisine girmesin diye, kan görünen yeri bilgisayarla oynayarak belli etmemeye çalışmışlar. İyi de, o delikanlının acısını ne kadar dindirir, gazetecelilerin bu yaptıkları?
AH İSLÂM ALEMİ AHHH !
Ah bu BEN var ya ben!
Yaşa bakalım BEN yaşaaaa! Gününü gün et bakalım. BEN hep diyeyim: Nasıl olsa bana gelmez ya! Her akşam o televizyonlarda dizi, bu televizyonlarda magazin seyret dur bakalım. Sabah akşam, işe gidiş dönüşlerde tüm derdin maç skorları olsun. Akşam, mesai bitse de kahvede bir tavla atsam, okey oynasam. Hafta sonu gelse de boğaza veya ormana hava almaya çıksam. O günler geliyor da, BEN de gidiyorum bir yerlere, ama diğer taraftan fark etmediğim bir ÂLEM'e gidiyorum.
Ancak, herşeyin bittiğini sanmayın sakın ha, SAKIIIIN. Görünen aldatmasın sizleri. Evet, belki olanları umursamaz bir çokları var; işi gücü yeme-içme, dünya olan... Ama az da olsa, elinden bir şey gelemese de gözleri yaşlı Hak dostları var, onlara tabi olan neferler var Rabbime şükür. Rabbim sayılarını arttırsın, dillerine kuvvet versin inşallah.
Tekrar ediyorum, her şey bitti SANMAYIN SAKIN.
Şu dünya da, farz et ki sen tek başına kaldın. Karşında on milyarlık bir düşman güruhu. Senin arkanda ise kim olsun istersin? AL-LAH cc.
Değil on milyar, trilyonlar olsa kazanır mı sanırız o zaman ??!!! Dediğim gibi, şu anda görünenler aldatmasın bizleri. Ancak bir hadise var ki, kavrayabilene....
ALLAH cc, sonsuz gücü olan, bir şeyi yapması için bir emri yeterli olan ALLAH cc. Hz İbrahim'i (as) tek başına Nemrud'dun karşısına çıkaran, Hz Musa'yı (as) Hz Harun'la (as) tek başlarına Firavun'un karşısına çıkaran, onlara ve muazzam silahlı ordularına karşı, İbrahim as'a balta ile, Musa as'a âsâ ile muzaffer kılan ALLAH.
Bir sivrisinekle onları helak eden ALLAH.
Evet AL-LAH.
Lakin işin anlaşılmaz kısmı biraz burada. Evet, Allah bizimle ama, neden bu haldeyiz? Bu sorunun cevabını yazmak için bu sohbeti yazmadım. Cevabı sizin vicdanlarınıza bırakıyorum .!!! Bulabilirseniz bilginize ihtiyacım vardır... Atabilirsiniz maille.
Sohbeti yazma gayem; ALLAH ve RESULÜ AŞKINA, KUR'AN AŞKINA, ASHÂB-I KİRAM AŞKINA, SALİHLER AŞKINA, KÂBE AŞKINA, YETİMLER AŞKINA, Lütfen diyerek, yalvararak, gözbebeklerinize bakarak sizlerden acizane istirham ediyorum. Bu geceden başlamak üzere üç gün boyunca, seherlerde kalkıp dua edelim (mi?). !!! Ne olur !
Ne oldu hemen? Uykumuz ağır değil mi? "İnan, çok istiyorum ama zor" mu diyoruz? Sabah işe gideceğim, uykusuz kalırım değil mi? Yarın bir sürü işim var, değil mi? Ya da "Artık duayla olmuyor, görüyorsun işte!!" diyorsunuz herhalde değil mi? Ben, sağolsunlar nazımı çekenlere atfen yalvardım. Allah cc hepinizden sonsuzlarca razı olsun yine de.
Aşağıda size bir dua örneği yazmaya gayret ettim Allah'ın izni ile. Fakir, ALLAH'tan şunu umuyorum: ALLAH cc BİZE DUA ETTİRMİŞSE, İCABETİNİ DE BEKLEMEK BİZ'DENDİR. ALLAH cc VERMEYECEĞİ ŞEYE DUA ET-TİR-MEZ. VERMEYİ İSTEMESEYDİ, İSTEMEYİ VERMEZDİ. LAKİN DUA İLE BİRLİKTE ALLAH'TAN SABIR DA DİLEYELİM.
*****
BİS'MİLLAHİR'RAHMANİR'RAHİM...
Eeeey yok olan alemi, kudretiyle, kuvvetiyle yaratan ulu ALLAH'ım.
Ey, tek olan, ortağı bulumayan, iyilerin, kötülerin, görünen görünmeyen herşeyin yegâne sahibi ALLAH'ım.
Ey, ezel ve ebed Sultanı olan ALLAH'ım. En güzel olan SEN'sin. En bağışlayıcı olan, imdat dileyen bu kullarına aman dileyen yine SEN'sin.
NE OLUR! Bizlere, razı olacağın, kabul edeceğin duayı ettir. Duaları kabul olanlardan eyle. Kabul olunmayan dualardan muhafaza eyle.
Biliyoruz, nice zamandır kapında dilendik, kendi hatalarımızdan dolayı belki icabet etmedin dualarımıza. Belki bizlere darıldın, seni çok ihmal ettik ALLAH'ım. O kadar dert ve keder sahibi olduk ki, ancak bu dert ve kederlerin içlerinden sen yoktun ALLAH'ım.
Alah'ım! Bizler sana layık kulluk yapmıyoruz, SEN'i layıkınca sevemiyoruz. Ama sözde seviyoruz (!). Yoksa, SEN bizleri yalnız bırakmazdın. Dünyadaki, heeeer derde senin izninle göğüs gereriz, gerekirse seve seve ölürüz ya Rabbi. Ama, SEN bizleri sevmezsen, bizlerden yüz çevirirsen biz buna nasıl dayanırız ALLAH'ım. Kime gideriz SEN'den başka?! Kimden medet umarız SEN'den başka. Bizleri sev ki, dualarımız kabul olsun ALLAH'ım. Bizleri, gözlerimizi, ellerimizi, ayaklarımızı, midelerimizi, herşeyimizi haramdan, mekruhlardan, şüpheli olan herşeyden koru ki, SEN de duamıza o an kabul eyle ALLAH'ım.
Ey ALLAH'ım!. Hangisinden başlayalım? Sana hacet belirtmeye gerek mi var! SEN, en iyi bilen ve en iyi görensin. Başta aciz nefsim olmak üzere, Ümmeti muhammedin bir çoğu, bu sıfata layık olmaktan uzak olduk. Adımız ümmeti muhammed ama kendimiz ümmet-i zillet oldu. Toparlanmamız gerekirken, tersine gidiyoruz ALLAH'ım. Sayıları kabarık ama fütursuz yaşayan ümmet adına, çıkan bir iki cılız sesleri lütfen ve keremen boş çevirme ALLAH'ım. Çünkü herşey bitse de; Kur'an da geçen ve bizlere umut olan "SANA ümidimizi" asla yitirmeyiz ALLAH'ım. Sen bizi, "Cehenneme atacağım" desen de, biz yine de; "RAB olarak SEN'den, din olarak İSLAM'dan, Resul olarak HABİBİN'den sav razıyız." SEN'de bizlerden RAZI ol ALLAH'ım.
İtiraf ediyoruz ya Rabbi! Başımıza gelenler, kendi yapıp edegeldiklerimizden dolayıdır. Musibetler hakettiğimizin sonucudur. Yoksa SEN asla zulmetmezsin bizlere. Daha iyi iş, daha iyi ev, daha iyi mal-mülk edinme ile uğraşmaktan, nefsimizi tanımaya, dolayısıyla SEN'i yeterince tanımaya vakit bulmadık. Unuttuğumuz, berisinden yıllar geçen günahlar sana ayandır. Katında da beklemektedir. Bizleri onlarla mahcup ve mahzun eyleme. Senin huzurunda, hesap verememekten, utanmaktan, terlemekten, bunalmaktan, hüsrana uğramaktan daha kötü ne olabilir ALLAH'ım? Cehennemine bir saniye de olsa girmek bir yana, uğultusuna hangi sineler, yürekler dayanır ALLAH'ım, ALLAH'ım, ALLAH'ım. !!! Koru bizleri cehenneminden.
"Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. " (el-Mü'minün Sûresi, 23/104).
Allah’ım! Zalimin karşısında SEN'den başka kimsemiz yok. Herkesin var kimsesi. Savaşlara maruz kalmış, Mazlum ümmete zaferler ihsan eyle. Bela ve musibetleri üzerimizden kaldır ALLAH'ım. İçlerindeki yetimlere, dullara, sakat kalanlara SEN sahip çık ALLAH'ım. Savaşanlara, SEN iman gücü, bilek gücü, silah gücü ver ALLAH'ım. Ayaklarını düşman karşısında sahip kıl, heybetlerine düşman karşısında azamet ver ALLAH'ım. Şehit olanlara sonsuz rahmet eyle ALLAH'ım. Bizlere de şehadet şerbeti içir ALLAH'ım. Bu yüce makamı hak etmeyi, uğruna seve seve, gönülden çalışmayı lütfeyle ALLAH'ım. Senin rızan için, ümmetin selameti için gayret eden, idarecilerimize, yöneticilerimize SEN Firaset, yollarına kolaylıklar ihsan eyle ALLAHım. Onlara yılgınlık vermek isteyenlere aman verme ALLAHım. Aramızda fitne ve fesat çıkarmak isteyenlere alet etme bizleri ALLAH'ım.
ALLAH'ım, sana açılan ellerimizi, dökülen göz yaşlarımızı, hasretle bekleyen ümidimizi, yanan sinelerimizi, aç kalan kalplerimizi; Habibin, sevgilin, sevdiğin, "Sen olmasaydın bu âlemi yaratmazdım" diye buyurduğun, server-i cihân, Nûr kaynağımız, Biricik Önderimiz, Aşkımız, bizimde Sevgilimiz, EFENDİMİZ HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA aleyhisslatü vesselam hürmetine, Ya Rabbi, "O'nun adının anıldığı duayı boş çevirmezsin" diye müjde verdiğin için tekrar ediyoruz: HZ MUHAMMED sav hürmetine, PEYGAMBERLERİN SERVERİ, İLK'İ VE SONUCUSU hürmetine, KUR'AN hürmetine, SALİHLER hürmetine.....
Ve.....
İZZETİ NEFSİN, SONSUZ KUDRETİN ve KUVVETİN, AZAMETİN, VARLIĞININ, KATINDA MEVCUT, SANA AİT OLAN GÜZEL İSİMLERİN OLAN ESMA-ÜL HÜSNA HÜRMETİNE, dualarımıza lütfen ve keremen icabet eyle. Ne olur dualarımızı kabul eyle.
Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allah’ım! Sen bizi bu yolda daim kıl. Rahmân’sın. Rahîm’sin. Taşıyamayacağımızı yüklemezsin. Bizi en iyi SEN bilirsin; bizi bize bırakma, bizi SENsiz bırakma, bizi nefsimizle baş başa bırakma. Âmin...
***
Güzel Rabbim dualarımızı inşallah kabul buyursun. Cümlemize, ümmeti muhammede, bizlere kullukta sebat ve sabır ihsan eylesin.
Hepiniz Yüce Allah'a emanet olunuz.
Es-Selamun aleykum. |