Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Geri

Her şeyin bir değer ölçüsü vardır !!! Bu yazıyı arkadaşıma yolla
Her şeyin bir değer ölçüsü vardır. Mutlaka bir şeyin değerini ortaya koyan bir olmalı, değil mi?

Sevdiğiniz vardır, sevginizi belli etmek için serenat yaparsınız, çiçek verirsiniz, hediye alırsınız.

Gurbettesinizdir, annenizi babanızı özlersiniz, ne yaparsınız? Ya telefon açar, ya da yılık izninizde ziyarete gidersiniz.

Diğer taraftan altını diğer madenlerden ayıran bir üstünlük vardır. Onun üstünlüğü saflığındadır. Bu onun değeridir.

Hasılı, bir şeyin değer ölçüsü mutlaka vardır.

Ya bizim değerimiz neyle ölçülür insan olarak? Allaha olan sevgi ile. İyi de kuru bir sevgi nedir? Diyoruz ki "Ben tabi ki Allah’ı seviyorum!" Elbette bu güzel bir şey ama değer ölçüsü nedir ki? Nasıl göstereceksin sevgini? Herhalde Allaha bir demet çiçek ya da hediye alacak halimiz yok.

Allaha olan sevgimizin ispatı, Ona olan kulluğumuzdaki samimiyetimizdir, ihlaslı amellerimizdir. Amel derken, bu namazdır, oruçtur, Kur'andır, sünnet-i seniyye ölçüsünde yaşamaktır, güzel ahlaktır, haram helal sınırıdır v.s.

Bunlar bizde yoksa ya da eksikse nasıl değer ölçüsü belirleyeceğiz?
Kur’an, İnsanlar Tartışmak ve Münâkaşa Etmek Zorunda Kalınca da Güzellikten Ayrılmamayı Emreder:
“İçlerinden zulmedenler bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel şekilde mücâdele edin ve deyin ki: ‘Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuzdur.” (Ankebût suresi, 46.ayet). “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle dâvet et. Onlarla en güzel şekilde mücâdele et.” (Nahl suresi, 125.ayet)
Allahın ne ibadetlere ihtiyacı vardır ne kullara ne de bir başka şeylere. İhtiyacı olan bizleriz. Dünya bu. Bizi peşinden sürükleyip duruyor. Zamanın her diliminde gerek devletlerin gerekse lider şahısların inanç üstünde bir etkisi olmuş, toplumu, bir anlamda da bireyi yanlış yönlere sürüklemiştir. Birey olan şahıs dünyada kaldığı zaman dilimin içindeki hesabını yaparak ahiret hesabını unutmuş ve bu akımlara kapılarak belki kendi ebedi ahiret hüsranının biletini kendi eliyle kesmiştir.

Yazık değil mi? Kişinin kendi eliyle kendi sonunu hazırlamasından daha kötü ne olabilir? Zira bu konu Kuranda geçmektedir:

“Kitabını (amel defterini) oku. Bugün (hesap günü) sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter” İsra suresi Ayet 14.

Kur'an, insana güzelliği tavsiye ediyor ama insan canavarlığı, zulmü seçiyor. Şimdi insan diyebilir mi ki: “Beni Allah böyle yaratmış, ne yapayım huyum kurusun!!!” Düşünmüyor insan, düşünemiyor. Nefsinin ve şeytanın, akabinde dünyanın esiri olmuş, ayaklarına prangalar vurulmuş ömür tüketiyor. Neden insan, biraz olsun, yaratılış gayesini düşünmez, kulluk vecibelerindeki eksiklikleri görmez de onun bunun oyununa gelerek kendine düşman kesilir? Bu, anlaşılır şey değil.

Düşünmek lazım, çok düşünmek! Yoksa işimiz zor ahirette. Rabbim kolay eylesin

Düşüncesiz olmayalım lütfen. Kuranda geçtiği gibi “Düşünmez misiniz, akıl etmez misiniz?” buyrulmaktadır. Dünyada çok çok, kendi yaşadığımız zaman dilimi kadar varızdır. Topu topu 60-70 sene, nadiren 80-100 sene yaşıyor insan. Sonsuzluk kervanı olan ahiret hayatının karşında bakacak olursak, bin sene, on bin sene yaşasak ne yazar! Öldükten sonra bizi düşünen olur mu, olmaz. Düşünen en fazla hayatta kalanlardır, onlarda öldükten sonra ismin ya geçer ya unutulur gidersin. Kalırsın iki metrekare çukurda kendinle baş başa. İstersek uğruna öleceğimiz sevgiler, kişiler, izm'ler, ist'ler, geçici değerler olsun. Merak ediyorum o değerler siz öldükten sonra ne kadar düşünecektir?

Konuyu şu ayetle bağlayayım:

“Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneh ve gınâ azâbe’n-nâr

(Rabbimiz, bize dünyada da hasene –güzellik- ver, âhirette de hasene -güzellik- ver; bizi ateş azâbından koru –amin-)." (Bakara suresi, 201.ayet).

Başta şirk olmak üzere her çeşit haramın çirkinliklerinden uzaklaşıp Kur’an’a uyarak ibâdet ve kulluğun güzelliklerine hicret edenlere selâm olsun !


Şikayet et

Tarih: 23.01.2008 9:56 - Okuma Sayısı: 780 - Yazının Puanı: 0 - Yazar: Bu yazıyı arkadaşıma yolla

Gösterilen Yorumlar 0 - 0 / 0

Yorum ekle

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim