arkadaşlar,bu yazı rüyanın ertesinde oluşan bir şizofrenin gerçeğidir..... devamı var ,ama mutlaka dikkatle okuyun
Murat babasını 5 yaşındayken kaybetmiştir. Annesiyle birlikte yaşamaktadır. Geçimini sağlamak için oto tamirhanesinde çalışır. Bigün Ceren adında bi kızla tanışır ve bi süre sonra ona aşık olur. Onun için arkadaşlarını umursamaz onların yanına gitmez hep Ceren’in yanına gider. Arkadaşlarına durumu anlatır bi kıza aşık olduğunu onlarla tanıştırmak ister. Bi gün mahalledeki parkta buluşurlar ve Cerenl’e tüm arkadaşlarını tanıştırır.Olanların hepsini annesine anlatır, annesi de arkadaşlarını yemeğe davet etmesini ister. Çok sevinir. Arkadaşlarını davet eder onlar kabul eder ama Ceren’in o akşam işi vardır gelemez. Murat yemekleri annesiyle birlikte yapar masayı kurar ve arkadaşlarının gelmesini bekler. Ve kapı çalar arkadaşlarını Murat karşılar hepsini masaya oturtur ve annesiyle tanıştırır, annesi birden ağlayarak yatak odasına gider. Murat arkadaşlarından özür dileyerek annesinin yanına gider annesi yok bişey sen yemeğini ye der. Ertesi gün annesi doktor çağırır, Murat’ı inceler bazı sorular sorar gider. Bi gün murat işten erken döner ve annesini hıçkırıklara boğulmuş bi şekilde komşularıyla otururken bulur. Geldiğiğni haber vermez. kulak misafiri olur ve hasta olduğunu hayallerle gerçekleri ayırt edemediğini öğrenir. Geçen akşam yemeğe çağırdığı arkadaşları hayaldir.Muratın içine büyük bi korku düşer "acaba Ceren de mi hayal" bu muratı çok derinden yaralamıştı. her gün dua ediyordu onun da hayal çıkmaması için. Bi gün annesiyle Cereni tanıştırmak hemde hayal mi gerçek mi olduğunu öğrenmek için yemeğe davet eder.Davet günü gelmiştir muratın kalbi fırlarcasına atarken kapı çalar, murat kapıya koşar Ceren gelmiştir. hemen annesine döner annesi tebessümle hoşgeldin kızım der.
devamı yazıldı.....
|